|
Disleksi

Disleksi
bireylerde doğuştan gelen gelişimsel disleksi ve travma
sonucu ortaya çıkan disleksi olmak üzere iki şekilde
görülmektedir.
Gelişimsel
disleksi genellikle çocuk okula başladığı zaman ortaya
çıkar. Okuyan - yazan bir toplumun üyesi olabilmek için
disleksi sahibi olan çocuklar da diğerleri gibi okuma yazma
becerilerini kazanmak için okul heycanı yaşayan ve okulun
başlayacağı günü iple çeken çocuklardır.
Disleksi
sahibi çocuk eğitim sistemi içinde kendi gelişimsel
eksikliği olan okuma yazma becerilerinin gerekliliği ile
yüzleşince ne yazık ki yaşıtlarından ayrı düşmektedir.
Öğretmenler ve aileler böyle canlı, zeki ve herhangi gözle
görülebilen fiziksel problemi ( görme ve işitme ) olmayan
bir çocuğun temel okuma yazma becerilerinde bu denli
sorunlar yaşamasını anlamakta güçlük yaşarlar.
Bilgi sahibi
olmamaları, çocuğu yanlış anlayıp tembel, aptal veya
disiplinsiz gibi yanlış isimlendirmelerine sebep olur. Bu
kaçınılmaz son ise çocuğun kendine olan güvenini ve
yapabileceklerine dair olan inancını sarsmaktadır.Bu nedenle
gelişimsel disleksi yalnız çocuğun okul yaşamı yada sadece
okuma,yazmasını etkilemekle sınırlı kalmayıp, çocuğun
sosyal,psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkilenmektedir.
Bu etkileşimin
yoğunluğu ise çocuğun erken tanısı ile doğru orantılıdır.Disleksi
ilaç tedavisiyle giderilecek bir hastalık değil,doğru
eğitimsel yaklaşım ve eğitim metodları ile üstesinden
gelinebilecek bir güçlüktür.
Günümüzde
gelişimsel disleksinin sadece okul çağı çocuklarında görülen
bir öğrenme güçlüğü olmadığı daha çok kabul görmektedir.
Eğer disleksi ile doğmuşsanız belli bir derecede güçlüğünüz
olmaya devam edecektir ve bu demekttir ki disleksi
çocukları, gencleri ve yetişkinleri ömür boyu etkileyecek
bir güçlüktür.
Bütün
sınavların yazılı bir şekilde verildiği, beceri
değerlendirmelerinin okuma yazmaya dayalı olduğu bir
toplumda disleksili birey diğerleri ile nasıl rekabet
edebilir?
Eğer okuyamıyorsa disleksili olan birey in
bu toplumdaki yeri neresidir? Bilimsel araştırmalar
göstermiştir ki hapıshanedeki mahkumların %50 sinde disleksi
belirtileri bulunmaktadır.
Dolayısı ile bireysel bedelin yanı sıra toplumsal
bedellerde ödenmektedir. Disleksinin mümkün olduğu kadar
erken teşhis ve terapsinin gereği, öneminin gerçeği ortaya
çıkmaktadır. |