|
BAŞAR'IN DOĞUM HİKAYESİ

Evleneli yaklaşık 1
yıl olmuştu ve bendeki bebek çanları çalmaya
başladı. Ama nasıl… Nereye gitsem ne yana baksam
bebekleri görüyordum ve her seferinde Gökhan’a
gösteriyordum şuna baaaak çok tatlıııı diye. Yanımda
kimse olmasa paylaşamadığım için içimde kalıyordu.
Deli olmaya başlamıştım bebeklere ve çocuklara.
Artık ben de anne olmak istiyordum, benim de bir
bebeğim olmalıydı ama daha hamile kalması ve 9 ay
beklemesi vardı. Belki de kısmet olmayacaktı. Dedim
ki en iyisi ben artık şu haplarımı bırakayım
kısmetse anca olur olursa... Tabii eşimle birlikte
karar verdik.
Önce bir doktora
gittim kontrol için, bir mani var mı yok mu, herşey
yolunda mı öğrenmek için. Allah’a şükür herşey
normaldi.
Aradan iki ay geçti.
Reglimin geciktiği günlerde bir hamilelik testi
aldım ve annemde yapmaya karar verdim. Hem eğer
böyle bir şey varsa hemen ona haber verecektim.
Anneme gitmeden önce Zafer Plaza’ya uğradım ve orada
liseden sonra bir daha görüşemediğim ve o zamanlar
çok samimi olduğum bir arkadaşıma rastladım. Resmen
hayatımın karşılaşması gibi birşeydi. Sarıldığımız
anda gözlerimden yaşlar geldi. Onun da 6 aylık bir
kızı vardı yanında.
Plaza’nın alt
katındaki kafede oturup sohbete başladık ama benim
içim kıpır kıpır. Bi dolu lafladıktan sonra testten
bahsettim, o da hemen orada yapmamı istedi benden
:)))) E öğreneceksem Canan’ımla birlikte öğrenmek
unutulmaz olurdu tabii benim için. Ben de Zafer
Plaza’nın tuvaletinin yolunu tuttum. Ama nasıl
heyecanlıyım. Yanına döndüm ve beklemeye başladık.
İlk çubuk zaten belirmişti, benim kalbim resmen
gümbür gümbür atmaya başlamıştı. 10 dk kadar zaman
geçmesi gerekiyordu. Kısa bi süre sonra çoooook
hafif bir çubuk daha belirmişti. Canan bile çok
dikkatli bakınca görebildi. Ama yok birkaç dk daha
beklemeliydik emin olabilmek için. Veeee o çubuk
oldu mu kopkoyu bir lacivert! Nasıl sarıldım Canan’a
bir gülüp bir ağlıyordum koptummmm orda ben. Bu
şekilde öğrendiğim için hamileliğimi çok mutluyum
unutamam o günkü heyecanımı ve sevincimi. Allah’a
çok şükür tam istediğim zamanda çocuk sahibi
olabilecektim çok şanslıydım.
Canan’la vedalaştıktan sonra
anneme müjdeli haberi verdim eve gidip. Onunla da
bir kere daha sevindik sarıldık kutladık bu güzel
haberi. Sonra bir koşu eve gittim, Gökhan evdeydi.
Hemen yatak odasındaki kutudan kırmızı uzun
kurdeleyi aldım ve belime sarıp bir fiyonk atarak
Gökhan’ın yanına gittim
J
(Bu Canan’ın fikriydi) Sana bir hediyem var dedim
bakalım beğenecek misin.. O da meraklı gözlerle
bakıp aaa canım ne gerek vardı vs gibi şeyler
söyledi. Sonra karnımı açıp kurdeleyi gösteriverdim.
Benden böyle tuhaf bişey beklemediği için birden
şaşırdı ha nasıl? Nasıl yani anlamadım dedi. Baba
oluyorsunnnn bebeğimiz olacaakkk dememle birbirimize
sarılıp beni havada döndürmesi bir oldu. Hem
kahkahalar atıyorduk hem de gözlerimiz dolu doluydu
sevinçten. Öyle muhteşem bir gündü yaşadığım.
Sonrasında bebişimin
ilk kalp atışlarını gördüğümde yine gözlerime üşüşen
yaşlar eşliğinde doktor kontrollerim başladı ve her
bir kontrol Başar’ımı görecek olmanın heyecanı,
mutluluğuyla devam etti.
Son kontrole gittiğimde 13
Ağustos’tu ve 20 Ağustos için doğuma karar verildi.
Doktor bana hangi saatte gelebilirsin diye bile
sordu. Ben de sabah 10 olsun dedim. Ismarlama gibi
J
Mecburen sezeryan olacaktım, Başar tam olarak
dönmemişti maalesef. Ama eğer doğum günü dönmüş
olursa normal olacaktı. Halbuki epidural normal
doğum hayal etmiştim hep. Neyse epidural sezeryan
konusunda anlaştık ve ayrıldık.
15 Ağustos pazartesi
sabahı saat 3 gibi kasıklarımda duyduğum müthiş
sancıyla uyandım. Uyku sersemliğiyle biraz sancı
çektiğimi hatırlıyorum sona erer ermez
uyuyakalmışım. Ve bu defalarca devam etti. Neredeyse
yarım saatte bir uyanıyordum ve sancılar sonrası
yorgun düşüp uyuyakalıyordum ama Gökhan’ı
uyandırmadım hiç. İnternette o kadar çok okumuştum
ki, sancılar ilk başladığında doğumun gerçekleşmesi
hemen olmuyordu tabii üzerinden saatler geçiyordu.
Sonunda 8’e doğru Gökhan uyandı ve beni o halde
görünce Başar’ın geleceğini anladı. Ben de saatin 8
olmasını bekliyordum nedense doktoru aramak için.
Aradım ve hemen hastaneye gitmemi söyledi. Oğluşum
gelmeye karar vermişti. Telefonu kapadıktan bir süre
sonra nişan bile geldi. O an iyice doğum havasına
girdim. Evet bu da olduğuna göre bugün kesin doğum
yapacaktım. Annemi aradım arabada giderken haber
vermek için, çok şaşıracaktı çünkü kendini o da
benim gibi 5 gün daha var diye programlamıştı.
Netekim Erdek’e gitmemiş mi??? Aman Allahımmmm. Ben
birkaç saat sonra doğuracağım ama annem 2 saat
uzaklıkta. Panik olmuştum ama neyse ki dayım annemi
kaptığı gibi yola çıkmıştı bile.
Onun odaya girmesiyle
nasıl mutlu oldum anlatamam. Tamamen güvende
oluşumun hissi.
O arada babam,
kayınvalidem, kayınpederim, görümcem hepsi
gelmişlerdi hastaneye.
Saat 13’te de doktor
geldi nihayet. Hemşireyle konuşmuşlar benim
sancılarımın kaç dakikada bir olduğunu takip etmiş.
Bir sevinçli uğurlama
havasında ameliyathaneye alındım. Epiduralli doğum
çok acaipmiş gerçekten. Tüm hareketleri
hissediyorsun ne fırtınalar kopuyor karın kısmında
hepsini anlıyorsun ama acı yok. Yine de yaşamak
istemem bir daha. Ben Başar doğduğu andan itibaren
uyanık olmak istedim yalnızca. Doğum gerçekleşene
kadar epidurali yapan kişi başımdan hiç ayrılmadı ve
sürekli konuştu benimle. Meğer uyuyakalma ihtimali
oluyormuş. Komik şeyler söylediğini hatırlıyorum. O
sırada çok rahatlattı beni sağolsun. Başındaki
mikilerle dolu ameliyat başlığını da unutamam.
Ve Başar’ım doğduktan
hemen sonra yüzüme doğru yaklaştırdılar, epidurali
yapan kişi bana “çok mutlu olduğunu söyle” dedi. Ben
de çok mutluyummmm diye hıçkırıklardan katıla katıla
söyledim kameraya. Kameraya çekiyordu baştan beri
beni ve etrafı. Bir heyecan ve mutluluk silsilesi
halinde dikişlerim atıldı, çok merak ediyorum
ağlarken nasıl dikiş attılar diye :P
15 Ağustos 2005. Bu
gün benim için milat oldu. Başar’dan önce ve
Başar’dan sonra. Özgürlüğüne fazlasıyla düşkün biri
olarak çok şeylerden vazgeçmek zorunda kaldım. Artık
kapıları çekip çekip çıkmalar, gece gezmeleri,
istediğin zaman alışverişe ve kuaföre gitmeler sona
ermişti. Ama kendini iyi hissettiren bu aktiviteler
bir evlada sahip olmanın verdiği hazzı ne kadar
verebilirdi ki.. İşte bunu hemen değilse de
yaşayarak anladım. Artık ben bir anneydim ve bana
muhtaç olan bana ait bir varlık vardı. Onunla
bütünleşmek ne güzel Allahım.
Canım oğlum, sen
geldin ve hayatımıza anlam kattın, renk kattın.
Allah’a şükürler olsun bana seni bahşettiği için.
İyi bir anne olmak için özen gösteriyorum. Çalışarak
ne kadar iyi olabilirim bilmem ama hem içimden
geldiği gibi davranmak hem de öğrendiklerim ve
sindirdiklerimle sana iyi bir örnek olmaya
çalışıyorum.
Babanla seni çooook seviyoruz
canım yavrum. Üçümüzün birarada olduğu saatlerin
tadına doyum olmuyor değil mi?
J
Dilerim Allah tüm anne
olmak isteyenlere, çocuk sahibi olmak isteyenlere bu
mutluluğu tattırsın. Amin.
Nagehan Kuyucu
Bursalı Anneler sitesinde
doğum hikayenizin yayınlanmasını istiyorsanız, bir
adet fotoğrafla birlikte, doğum hikayenizi
info@bursalianneler.com
adresine yollayabilirsiniz.
|