|

Güneşli güzel
baharın kendini hissettirmeye başladığı bir Mayıs ayıydı zaman. Bir
hafta izin almıştık. Sürekli tatil yerlerine bakıp bakıp karar
vermeye çalışıyorduk. Tatil diye yanıp tutuşan ben hiç anlam
veremediğim bir şekilde gitmek istemiyordum. Oteli bile ayarlamış
olmamıza rağmen benim isteksizliğim yüzünden vazgeçtik. Ankara’da
arkadaşlarımız vardı uzun zamandır gidemediğimiz hadi dedik oraya
gidelim sonrada Safranbolu’ya. Böyle çıktık yola. Bilmiyordum ki
içimdeki isteksizlik meğerse Ecesu’nun haberini alacağımızdanmış.
Evet artık beş yıl olmuştu bir çocuğumuz olsun istiyorduk. İki yıl
önce bir düşük yapmıştım, bir yıl sonra yine hamileydim ama farklı
bir şekilde sonuç yine aynı. Tabi ki bu tedirginlikler beni hiç
bırakmıyordu. Nedeni araştırılıyor bir sebep bulunamıyordu. O arada
hamile olma ihtimalim olmasına rağmen birkaç aydır bir sonuç
alamadığımızdan eminde değildim. Ankara’dan Safranbolu’ya geçtik ve
orda öğrendim bu mutlu haberi ama bir türlüde sevinemiyordum.
Şaşırmıştım hemen doktorumu aradım eğer gel dese hemen dönecektik
.Neyse ki dönüşte gelirsin dedi ve böyle başladı bizim dokuz aylık
yolculuğumuz.
Yaşadığım iki
acı tecrübe karnımdaki dokuz aylık yolculuğunda beni oldukça
tedirgin etti Ecesu. Bu acı tecrübelerde doktorumun pek de iyi
olmadığını belki de beni tatmin etmediğini anladım. Nihayet bebeğimi
bana veren, kavuşmamıza vesile olan doktorumuzu bulduk. Bu
tedirginlikle geçecek dokuz ay gibi bir zamanda senden bana haber
verecek doktorumuz çok önemliydi yavrum. Bir bilsen seni her görmeye
gittiğimde ne tedirginlikler, ne kurgularla yatıyordum o yatağa,
senden iyi bir haber alınca derin bir oh çekiyordum. Sana
kavuşabileceğimiz haberini aldığımızda doktorumuzun da dediği gibi
hemen koştuk ona. Sevinsem mi ağlasam mı bilemiyordum. Hemen
ultrasonla bakıyoruz sana evet ordasın minicik bir kesenin içinde
varsın bebeğim. Sevinçten uçuyoruz. Doktorumuz bu serüven boyunca
bir tedavi uygulayacağını ve her gün kan sulandırıcı bir iğne
vurulmam gerektiğini söylüyor. Olsun ben her şeye razıyım yeter ki
sen iyi ol. Tabi ki bu durumda bir müddet hastanede kalmamız
gerekliymiş. Yatıyoruz hastaneye sen karnımda rahat ol diye. Ama
bende bir tedirginlik korkuyorum inanamıyorum belki de bu yolun
sonunda sana kavuşabileceğime. Allaha dua ediyorum hep sen iyi ol
diye. Camdan bakıyorum kucağında bebeğini almış evine giden
annelere, dua ediyorum Allaha bana da nasip et diye. Neyse zaman
ilerleyip sende beni üzmedikçe rahatlıyorum epeyce. Ve o gün gelip
çatıyor. 13.01.2004 Salı günü saat 10.40 sana kavuşuyorum…
.Doktorumuz bir gece önceden hastaneye yatmamızı istiyor. 12.01.2004
öğleden sonra canım anneciğimle gidiyoruz hastaneye. Babacığın bizi
bırakıyor hastaneye ve maalesef gitmek zorunda. O gece hiç
uyumuyoruz ananenle. Sabahleyin erkenden geliyor hemşireler sana
bakıyorlar ve karnımın biraz sert olduğunu söylüyorlar. Tam sana
kavuşmama saatler kalmışken buda ne şimdi şaşırıyorum. Hemşire bir
bakalım diyor.Ben birkaç saat sonra bebeğime kavuşacağım desem de
dinletemiyorum. Hemen arıyorum doktorumuzu. Oda hastanedeymiş ama
bir sakıncası yok baksınlar diyor. Neyse ki bir problem yokmuş
bebeğim. Ve sabah oluyor, hazırlıklar tamam. Doktorumuz çağırıyor
bizi vedalaşıp ananenle gidiyoruz. Girdik doğumhaneye orda ki
hazırlıklarda yapılıyor o arada görüyoruz doktorumuzu bize bir
ameliyatı olduğunu sonra bizi alacağını söylüyor. Hayda şimdi buda
nereden çıktı. Dışarıda ananen ve babanda beklediğimizi bilmedikleri
için merak etmişler bizi. Orada beklemek o kadarda zor geldi ki
yavrum. Neyse en azından birkaç dakika sonra sana kavuşacağımı
bilmek bile rahatlatıyordu beni. Giriyoruz o buz gibi odaya. Masaya
yatıyoruz ve hemen anestezi uzmanı geliyor yanımıza. Olacak şeyleri
bir bir anlatıyor. Ben hemen soruyorum ona doğum bittiğinde burada
olacak mısınız diye, tabi ki diye cevaplıyor. O zaman bana bebeğimin
nasıl olduğunu söyler misiniz diye soruyorum ona. Tabi ki söylerim
diye rahatlatıyor beni. Anestezi için hazırlıklar tamamlanınca
kapıda doktorumuzu görüyorum. Merhaba diyor bize. Karnıma soğuk bir
şey sürdüklerini hatırlıyorum sadece. Sonra bilmiyorum ne olduğunu.
Seni karnımdan çıkarmışlar. Ameliyathaneden çıkarken sanki bir ses
duyuyorum. Serap bebeğin iyi diye bir ses hayal meyal hatırlıyorum.
Uyandığımda başımda bir hemşire bana iğne vuruyordu. Hemen seni
soruyorum ona. Hem ağlıyorum hem de bebeğim nasıl diyorum. O seni
görmediğini ama bir kızım olduğunu ve sağlıklı olduğunu söylüyor
bana. Seni yeni doğan bölümüne diğer bebeklerin yanına götürmüşler.
Tam hemşire kucağına almış seni giderken yolda ananen görmüş bizi
sormuş benim adımı söyleyince sizin bebeğiniz demişler ona. Seni
alıp giydirmişler ısıtmışlar. Ananende camdan izlemiş seni. Sonra
öğlene doğru beni çıkardılar yoğun bakımdan. Odaya giderken tam
ananene rastladım. Oda beni bekliyormuş. Sonra baban ve babaannen
geldiler. Odaya geldik hemen seni sordum. Baban gidip getirdi seni.
Öpmeye koklamaya doyamadığım minicik bir bebiştin. Kıpkırmızı bir
bebektin ve çok hızlı nefes alıp veriyordun. Ben tabi bilmediğimden
bunlar böyle mi oluyor demişim seni görünce. Baban baya gülmüştü
bana .Evet yanımdaydın artık bebeğim kucağımda, ve gayet sağlıklı.
Evet bende seni kucağıma aldım ve o camdan bakıp imrendiğim anneler
gibi anne olarak çıktım hastaneden.
Bu zorlu
serüvende baştan sona kadar hiç yanımdan ayrılmayan,bana hep destek
olan,her türlü nazıma katlanan babana; biricik anneciğime çok çok
teşekkür ediyorum. Ayrıca 9 ay boyunca her türlü korkuma,sorularıma
katlanıp sabırla beni dinleyen, tedirginliklerimden beni adeta bir
psikolog gibi kurtaran ve seni bana veren Dr.Necdet Kırker’e
teşekkür ederim.
İyi ki doğdun
bebeğim, iyi ki varsın, iyi ki annenim.Yılların getirdiği sana hep
mutluluk olsun, yolun açık ömrün uzun olsun. Hep mutlu ol, sev ve
sevil. Allaha binlerce kez şükrediyorum seni bana verdiği için ve
dileyen herkese anneliği yaşatması için.
Seni her şeyden
çok seven annen…
Serap İpek
Bursalı Anneler sitesinde
doğum hikayenizin yayınlanmasını istiyorsanız, bir
adet fotoğrafla birlikte, doğum hikayenizi
info@bursalianneler.com
adresine yollayabilirsiniz.
|