Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

 

BİR IŞIL BÖYLE DOĞDU

 

Eşim işi gereği yıllık iznini Mayıs ayında kullanacaktı. Biz tatil için her şeyi planlamış otele yer ayırtmış ve yol biletlerini de almıştık. Bütün bir yıl çalışmış güzel biR tatili hak etmiştik. Aaa oda ne benim reglim 2 gün geçti ve hiç böyle olmazdı.Eşime söyledim oda hemen  gebelik testi alalım dedi. Ben hiç gerek görmedim çünkü planladığımız ve beklediğimiz bir şey değildi. Ertesi gün yani 3. günün sonunda eczaneden test aldık ve yaptım. Eşim prospektüsü incelerken bende test çubuğuna gözümü dikmiştim. İki çizgi belirdi ve giderek çizgiler koyulaştı. Eşime 2 çizgi çıktı ve koyulaştı dedim. O da bana hamilesin o zaman dedi. Yok daha neler ver bakayım kağıdı dedim  o da ne gerçekten hamileydim. İnanamadım. Bebeğimiz öyle istenmedik bir  zamanda tohumunu attı ki ikimizde çok şaşırdık. Daha evleneli 9 ay olmuştu ve ben çok gençtim. Peki ya tatil? Yaa biz bir hafta sonra tatile gideceğiz her şey hazır. Eşim biz bi doktora gidelim en iyisi dedi öyle ya belki de hamile değilimdir diye sevindim birden. Doktora gittik ve benim için acı gerçeği öğrendik HAMİLEYDİM. Gençliğimden, düşüncesizliğimden olsa gerek bebeğimi hiç istemedim, düşmesi için karnımı yumrukladım, hopladım, zıpladım, ağır şeyler kaldırdım ama bebeğim hayata sıkı sıkı tutunmuş olsa gerek ki hiçbir şey olmadı yavruma (Çok Şükür). Sonra sonra aklım başıma geldi bir sürü insan bebeği olsun diye neler çekiyor benim şu yaptığıma bak diye vicdan azabı çektim. Dayanamadım eşimle paylaştım. Çok kızdı, çok üzüldü, haklıydı bu durumda başka ne yapılabilirdi ki. Eşimin sevincine bu şekilde karşılık vermiştim ne büyük bir acı. Büyük Allah’ım onu kimseye vermemiş bana vermişti. Bu sevgiyi bana tattırmıştı zahmetsizce. Bu cahilliğim uzun sürmedi kendimi topladım. Tabiri caizse bebeğime sahip çıktım.

Doktorumuz tatil için bol bol eğlen, havuza ve denize gir, sadece kendini sıcaktan koru dedi. Ama ben bebeğime bir şey olur endişesiyle kendime çok dikkat ettim. Çünkü bebeğim benim için büyük bir hazineydi. Fakat nedense bir türlü yemek yiyemiyordum su bile içemiyordum. Acayip derecede iştahsızlık, hiçbir şeyden memnun olamıyordum, acaba yediğim birşey mi dokundu.Yok yok buranın suyu midemi şişirdi. Bir türlü kendime ne olduğunu bulamadım. Hmmm acaba gebelikten olabilir mi? Olur ama bu kadar da fazla olamazdı değil mi? Aman Allah’ım kesin ben zehirlendim bayılıcam şimdi o güzelim yemekler gözüme iğrenç görünüyor, kokuları da acayip pis kokuyordu.Zar zor bir haftayı bitirdim ve nihayet evimdeyim.

Tatil dönüşü tekrar dr a gittik ve her şey yolundaydı, test sonuçlarımızda temiz çıktı.Fakat bulantılarım bir türlü geçmek bilmiyordu 4 gece hastanede yattım, hastaneden çıktım ama hala bulantılarım geçmedi. Bulantılar nedeniyle işimi de bırakmak zorunda kaldım. Yaklaşık 1 ay sonra tekrar hastaneye yattım bu kez 2 gece kaldım. Ağzıma bir lokma koymadan, zorla birşeyler yediğimde ise onları çıkartarak tam 5 ayı bitirdim. 5. ayın sonunda  bulantılarım bitti iştahım açıldı ve giderek kilo almaya başladım, nihayet göbeğim de şişmeye başladı ve hamile olduğum anlaşılıyordu. Doktor kontrollerimde de hiçbir sorun yoktu. Gebeliğim gayet sağlıklı ilerliyordu. Her doktora gidişimde ultrasondan çıkmak istemiyor,hep bebeğimi biraz daha görmek istiyordum.Her ay bir sonraki ayı iple çekerdim. Bebeğimiz kız olursa adı Işıl olacaktı.Yavrumuz adından feyz alsın ışıl ışıl parlasın diye. Erkek olursa da adı Tuna olacaktı. Daha cinsiyeti bile belli olmadan biz çoktan ismini hazırlamıştık.Tabii ki öncelik hayırlı ve sağlıklı bir evlat olması idi ama biz eşimle  nedense kız olmasını istiyorduk. Bebeğimiz 16 haftalık iken kız olacağını öğrendik. Her şey çok güzel ve sağlıklı bir şekilde ilerliyordu. Bir an önce Işıl’ımıza kavuşmak  istiyorduk. Onu çok merak ediyor neler neler hayal ediyorduk. Acaba sarışın mı yoksa kumral mı olacaktı. Eşim sarışın ben kumralım. Uzun boylu mu kısa boylu mu olacaktı. Acaba gözleri ne renkti?

Büyük bir heyecan ve merak için de 34 haftayı bitirmiş ve biz doktora her hafta gidiyorduk. Heyecanım  ve merakım giderek artmış, acaba sancılarım mı önce olacak, suyum mu gelecek, eşim evde olur munun derdine düşmüştüm.(Eşim vardiyalı çalışıyor)Maalesef bebeğim 37 haftalık iken 27 Aralık Perşembe akşamı saat 9 buçuk 10 sıralarında doğum çanları çalmaya başladı. Hemen doktorumu aradım ve ona suyumun geldiğini, fakat sancılarımın olmadığını söyledim. Doktorumda acil olarak hastaneye gelmemi, 24 saat içinde doğumun olacağını söyledi. Eşim evdeydi ve hemen hastaneye gittik ve zaten kendi doktorumda o gece nöbetteymiş. Hemen yatışa aldılar ve muayenelerin ardından benim sancılarım başladı ve zamanla şiddeti arttı. Bir türlü zaman geçmiyor sancılarım azalmıyordu. Dayanacak gücüm de kalmamıştı. 1 saat, 2 saat 3 saat yok yok ben bu sancılara dayanamayacağım eşime sezaryanla alsınlar yada epidural yapsınlar dayanacak gücüm kalmadı diyorum. Eşimde haliyle sezaryan değil epidural olmasını istedi ve epidural yaptırdı.Çok şükür iğnelerden sonra sancılarımı hissetmedim. Ve hemen ardından doğum gerçekleşti.

Canım kızımız Işıl’ımıza 28 Aralık sabah saat 5e 5 varken kavuştuk. Pür dikkat kızımı inceliyordum. Aman Allah’ım simsiyah düz saçları vardı. Ağlıyordu ama pek sesi çıkmıyordu. Eşim kapıda bekliyormuş biran önce bizi görebilmek için. O benden önce kızımızı kucağına almış resim bile çektirmiş. 20 dakika kadar sürenin sonunda kızımla yanıma geldiler. Çok büyük bir mutluluk, çok çok.

Bu satırları yazarken o anlar gözümde canlandı. Aslında bu kadar erken beklemiyorduk kızımızı  40 haftanın dolmasına 3 hafta vardı. Sanırım canım kızımız biran önce bize kavuşmak istemiş olacaktı. Bizi en çok üzen kızımızın 3 gün daha bekleyememiş, 3 gün sonra 1 yaşına girmiş olmasıydı J Çok şükür ki kızımız mübarek birgün de doğdu ve gayet sağlıklı idi, eşim evde, doktorumuzda zaten hastanede nöbetteydi ve hiçbir sorun yaşamadan akşam saat 7 de hastaneden çıktık.

Doktorumuz Ahmet YILMAZ’a göstermiş olduğu sabır ve anlayışından dolayı çok teşekkür ederiz.

Canım eşim 8,5 ay boyunca bana göstermiş olduğun sabırdan dolayı sana çok çok teşekkür ederim. Hamileyken en çok seni seviyorum, sen olmasaydın Işıl’ımız olmazdı derdim ya. Galiba artık ben en çok kızımı seviyorum ondan sonra seni seviyorum. Ama her ikinizin de yeri ayrı tabii ki. Sen biricik eşim, Işıl da biricik kızım. Allah hepimize sağlık versin mutlu mesut yaşayalım.

Canım yavrum senin için canımı bile veririm diyemem asla. Ben senin için ölmeyeceğim sen yaşadığın sürece hep seninle olacağım. Senin hep arkanda, önünde ,karşında, yanında ve yakınında  olacağım senden biran bile ayrılmayacağım. Bana her anne deyişinde beni yanında bulacaksın. Çünkü senin bana ihtiyacın var. Çünkü benim sana ihtiyacım var. Çünkü babanın sana ve seninde babana ihtiyacın var. Seni hep seveceğiz, sen bizim canımızsın, aşkımızsın, benim badem gözlüm, babanın üzüm gözlüsüsün. Yavrum çok şımarma ama tek kalmayacaksın 3-5 sene sonra sana bir kardeş getireceğiz. Sakın onu kıskanma olur mu? Biz ikinizi de çok seveceğiz, sizlerden asla vazgeçmeyeceğiz.

      Bu yaşıma kadar mutluluktan ağlamanın sadece filmlerde olduğunu ve yapmacık bir rolden ibaret olduğunu sanan ben kızımı kucağıma aldıktan sonra mutluluktan ağlamanın nasıl bir şey olduğunu öğrendim. Canım yavrum bana mutluluk gözyaşlarının nasıl olduğunu öğretti. Allah’ıma şükürler olsun ki onu benden almadı.Dilerim ki bebek sahibi olmak isteyen herkese bu duyguyu tattırsın.

 

İSMİGÜL BOZKUŞ