Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

   

Canım Nehirim boncuk gözlüm benim ,

28 yaşında evlendiğimde en kısa zamanda anne olmak için büyük bir heyecan duyuyordum , hep bir kızım olsun istiyordum.  Hiç aklıma gelmezdi ki acı günler beni bekliyor , hamilelikler beni bekliyor. İlk hamileliğim 2,5 ay sürdü ve düşükle sonlandı. Doktorumuz bunun çok sık görüldüğünü ve kafama takmamam gerektiğini anlattı. Çok üzülüp ağlamama rağmen kendimi sağlam tutmayı başardım. 6 ay ara verdikten sonra tekrar hamile kaldığımda hep içimde bir korku vardı korkularım boşa çıkmadı 5 aylıkken diyafragma hernisi denilen bir hastalık tespit edildi ve erken doğum yaparak hamileliğim sonlandı. Erkek olduğunu öğrendiğim zaman üzüldüğüm için hala içimde bir acı ve pişmanlık hissederim hatırladıkça.Üzüldüğüm için Allah beni cezalandırdı mı diye. 

Neyse acı günleri geride bıraktık ve 3 ay sonra doktorumun ısrarı ile hemen hamile kaldım…. 

Korkuyla , stresle gecen aylar 15. haftada doktorum bir kızınız olacak dediğimde attığım sevinç çığlığı ve eşimin gözünde gördüğüm mutluluk ve gözyaşı…. Ayrıntılı ultrasonu ve 3 lü taramayı geçirene kadar bitmedi stresli günler..Ama sonunda 20. haftayı atlattık ve kızımızın sağlık sorunu olmadığını öğrendik. 

Canım annemin ve babamın her dr. dönüşümüzü nasıl beklediğini asla unutamayacağım. Gözümün içine bakarken hem kendi kızlarını hem torunlarını meraklarını… 

Bu arada 2 aylıkken başlayan doktorların hamilelik bulantısı diye iddia ettikleri ama benim bu farklı bir şey dediğim bulantıların sebebinin safra kesesinde oluşan taşlar olduğunu öğrendik ve 15 günde bir hastanede sabahladığımız çok gece geçirdik.. Canım eşim ; acı çektiğimi görmek ve bana yardımcı olamamaktan duyduğu üzüntüyle yaşadığı geceleri hala unutamaz. 

Safra sancıları , her an kötü bir haber alacağız korkuları ile hamileliğimin tadını çıkaramadan yaşadığımız 9 ay geçti. 

Son muayene günü geldi ve doktorumuzla 10 gün sonrası için sezaryen tarihimizi belirledik. Nst’ye yattığımda Nehir'in az hareket etmesi hep yaşadığımız bir olaydı ama o gün hiç hareket etmemesi bizi telaşlandırdı. Uzun süre beklememize rağmen aynı sonuçla karşılaşmak, soğukkanlılığı  ile ünlü doktorumuz Özer Kutlu’yu bile heyecanlandırdı. Hemen hastaneye gidiyorsunuz ve nöbetçi arkadaşı arıyorum derhal sezaryen ile bebeği alıyoruz dediği an ağlamaya başlamıştım bile. Henüz özel odamızı ayarlamamıştık. Annem yanımda olamayacaktı ( hastane kuralları nedeniyle eşimin olamayacağını kabullenmiştim ama annemin olamayacağına inanmak bile istemiyordum. )Valizimizi alıp hastaneye gittiğimizde ben hala ağlamaya devam ediyordum. Taki nöbetçi dr. NST ‘ye bağladığında canım kızımın hareketlerini görene kadar.  

Sevgili doktorum Özer Bey her şeye rağmen beni 10 gün hastanede tuttu doğum tarihine kadar canım annem ve biricik teyzecim o koltukta günlerce bana moral vermek için yanımda kaldılar.Barbaroscum her gün 2 kere ziyaret saatinde beni görebilmek için yollara düştü. 

Sonunda beklenen gün geldi 06.06.2006 doktorum epidural uzmanına bebeğimiz kıymetli bebek yılardır onu bekliyoruz diyerek benim ağlamamın sebebini açıklıyor ve bana moral vermeye çalışıyordu. İnanılmaz iyi bir epidural uzmanı ve inanılmaz iyi bir ameliyat ekibi ile Özer Bey sürekli benimle konuşarak ve moral vererek doğumumu gerçekleştirdiler. Canım kızım senin doğduğunu gördüğüm ve seni öptüğüm anı ömrümün sonuna kadar unutmayacağım.Allahıma her gün şükrediyorum seni bana verdiği için , sürekli dualar ediyorum senin mutlu ve huzurlu bir ömür geçirmen için. Sen bizin bir tanemizsin. Seni çok seviyorum canım bebeğim boncuk gözlüm hep mutlu ol yüzünden gülücükler hiç eksik olmasın. 

 

 Ebru Koçanalı    Boncuk gözlü Nehir Koçanalı’nın annesi

 

 

Bursalı Anneler sitesinde doğum hikayenizin yayınlanmasını istiyorsanız, bir adet fotoğrafla birlikte, doğum hikayenizi info@bursalianneler.com  adresine yollayabilirsiniz.