UZMANLAR, HAVALARIN
SOĞUMASI, KAPALI MEKANLARDA FAZLA
ZAMAN GEÇİRİLMESİNDEN KAYNAKLI
YAYGINLIĞI ARTAN GRİP, NEZLE GİBİ
ÜST SOLUNUM YOLU HASTALIKLARINDAN
''DOĞRU TEKNİKLE EL YIKAMA'' İLE
KORUNULABİLECEĞİNİ BİLDİRDİ -HASUDER
YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZCEBE:
-''OLUMSUZ SONUÇLARA YOL AÇABİLEN BU
HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN
YAPILABİLECEK EN TEMEL VE BASİT
UYGULAMANIN ELLERİN YIKANMASIDIR'' -KLİMİK
DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI PROF.
DR. ERAKSOY: -''BİR HASTANIN
MUAYENESİNİ YAPTIĞINDA ELİNİ YIKAMAK
PEK ÇOK HEKİMİN İHMAL ETTİĞİ BİR
DURUM. BU DİSİPLİNİN KAZANDIRILMASI
GEREKİR''
Havaların
soğuması, kapalı mekanlarda fazla
zaman geçirilmesi ve mikropların bu
koşullarda daha kolay
etkinleşmesinden kaynaklı yaygınlığı
artan grip, nezle gibi üst solunum
yolu hastalıklarından ''doğru
teknikle el yıkama'' ile
korunulabileceği bildirildi.
Halk Sağlığı Uzmanları Derneği
(HASUDER) Yönetim Kurulu Başkanı
Prof. Dr. Hilal Özcebe, AA
muhabirine yaptığı açıklama, ellerin
sık ve doğru yıkanmasının bulaşıcı
hastalıklardan korunmak için temel
yaklaşım olduğunu söyledi.
Gerek okulların açılması,
gerekse havaların soğumasıyla
birlikte solunum yolu
hastalıklarının görülme sıklığının
arttığını ve kapalı mekanlarda
geçirilen zamanın artmasının da
etkisiyle bulaşıcı hastalıkların
görülme sıklığının arttığını ifade
eden Özcebe, bu dönemde en sık
nezle, grip, sarılık ve boğaz
iltihabı gibi bulaşıcı hastalıklarla
karşılaşıldığına işaret etti.
Prof. Dr. Özcebe, ''olumsuz
sonuçlara yol açabilen bu
hastalıklardan korunmak için
yapılabilecek en temel ve basit
uygulamanın ellerin yıkanması''
olduğuna dikkati çekerek, ''Sağlığın
korunması açısından bu denli önem
taşımasına rağmen, ilköğretim
çağında yapılan çalışmalarda,
öğrencilerin, 'tuvalet sonrası,
yemek öncesi gibi' gerekli
durumlarda, ellerini yıkamadığı
bilinmektedir. Ellerini yıkadığını
belirtenler arasında ise kurallarına
uygun yıkama davranışında
eksiklikler bulunmaktadır'' diye
konuştu.
-NASIL
EL YIKANMALI?-
''Tuvaletten çıktıktan sonra,
yemek yemeden önce, öksürme ve
hapşırmadan sonra ellerin akan suda
sabunla 30 saniye süre yıkanması
gerektiğini'' ifade eden Özcebe, şu
bilgileri verdi:
''Parmak araları, bilekler ve
tırnak uçları mutlaka ovuşturularak
yıkanmalı. Öksürme ve hapşırma
sırasında ağız, el ya da kağıt
mendille kapatılmalı. Öksürme ve
hapşırma sonrasında elleri tekrar
yıkamalı, kullanılan kağıt mendil
çöpe atılmalı. Öksürme ve hapşırma
sırasında eğer tükürük damlacıkları
herhangi bir yüzeye sıçradıysa, bu
yüzey de başka bir kağıt mendille
silinmeli ve mendil çöpe atılmalı.''
Prof. Dr. Hilal Özcebe, ellerin
yıkanması sırasında doğru
uygulamanın çok önemli olduğunu dile
getirerek, özellikle okullarda el
yıkama konusunda gerekli altyapının
tam olması, ortamın hijyen
koşullarının sürekli olması
gerektiğini vurguladı. Özcebe, ''Bu
konuda sorumluluk devlete aittir.
Ulaşılabilir suyun sağlanması, el
yıkama için ulaşılabilir mekanların
varlığı, el yıkama sırasında
kullanılacak temizlik maddesinin
varlığı, el yıkama ile ilgili doğru
bilgi ve davranışların
öğrenilebileceği eğitim ortamının
sağlanması bu sorumlulukların
başında gelmektedir'' dedi.
-15
EKİM KÜRESEL EL YIKAMA GÜNÜ-
El hijyeninin birçok hastalığın
bulaşmasında koruyucu bir önlem
olduğuna dikkati çekebilmek için 15
Ekim tarihi 2 yıldır ''Küresel El
Yıkama Günü'' olarak kutlanıyor.
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve
İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK)
Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Haluk Eraksoy da yaptığı yazılı
açıklamada, dernek olarak
2009-2010'da İstanbul'da yapılacak
ilk bilimsel toplantının ''H1N1
Gribi ve El Yıkama'' olarak
belirlendiğini ifade ederek, bugünün
''Türkiye'de de görülmesi beklenen
domuz gribi salgınının önlenmesinde
el yıkamanın önemine dikkat çekmek
için iyi bir fırsat'' olduğunu
bildirdi.
Eraksoy, el yıkamanın sadece
mevsimsel grip ve domuz gribi
dışında özellikle hastane
enfeksiyonlarından korunmada da
hayati önem taşıdığını belirterek,
''Bir hastanın muayenesini
yaptığında elini yıkamak pek çok
hekimin ihmal ettiği bir durum. Bu
disiplinin kazandırılması gerekir''
dedi. (AA)