|
GEBELİK ve HİPERTANSİYON
Gebelikte kan basıncının 140/90mmhg ve üzerinde olması,
gebelik öncesi veya ilk 3 aydaki düzeylerine göre kan basıncının
25(büyük)/15(küçük tansiyon) mm/hg yükselmesi hipertansiyon olarak
tanımlanır.Gebelerin %7-10 ’ unda görülür.Gebelikte görülen
hipertansiyon 2 başlıkta incelenebilir.

1-KRONİK HİPERTANSİYON
Gebelik hipertansiyonunun %30’unu oluşturur.Gebelik
öncesinde mevcut veya gebeliğin 20.haftasından önce teşhis edilmiş
olan ,gebelik esnasında ve doğum sonrası dönemde de devam eden
hipertansiyon tipidir.Kronik hipertansiyonda fetüs gelişmesinde
gerileme, prematüre doğum,plasentanın erken ayrılması,akut böbrek
yetmezliği ve hipertansiyon krizi gibi komplikasyonlar ortaya
çıkabilir.
2-PREEKLAMPSİ
(GESTASYONEL HİPERTANSİYON)
Gebelik hipertansiyonunun %70’ininden
sorumludur.Yalnızca gebelik döneminde ortaya çıkan bir
durumdur.Henüz ne olduğu tam olarak bilinmeyen bir uyarının tansiyon
yükselmesine neden olduğu düşünülür.İdrarda protein kaybı başlar ve
normalde damarlar içinde olması gereken sıvının büyük kısmı vücut
boşluklarına kaçarak aşırı kilo alımına ve ödem oluşmasına yol açar.
GENEL BİLGİLER
Preeklampsi ırk, coğrafi bölge, sosyal özellikler gibi
faktörleri ayırt etmeksizin tüm gebelerin %6-7 ‘sinde görülür. Risk
faktörleri;
-İlk gebeliği yaşayanlar
-18
yaş altı gebeler
-30
yaş üstü gebeler
-Çoğul gebelik
-Diyabet
-Ailede hipertansiyon olanlar
-Daha önce kronik hipertansiyonu olanlar
-Daha önce dört yada daha fazla sayıda doğum yapmış olanlar
-Polihidroamnios
(amnion sıvısının fazla olması)
-Daha önceki gebeliklerinde preeklampsi geçirmiş olanlar
GELİŞİMİ
İnsan gebeliğine özgü olan preeklampsi, nedeni
bilinmeyen bir hastalıktır.Preeklampsi gebelerde kapiller damar
(dokulara kan taşıyan en uç ve ince damar yapıları) yatağı
tutulmuştur.Bu damar yapıları vücudun her yerinde bulunduğu için,
preeklampsi vücudun tüm organlarını etkileyebilir.Bu damarlarda
henüz tam aydınlatılamayan bir nedenle ortaya çıkan direnç artışı
kapillerin gerisinde bulunan atar damar sisteminde basıncı artırır
ve bu durum klinik olarak kendini hipertansiyon olarak gösterir.En
uç besleyici damar ağı (kapiller damarlar) hastalığı olması
nedeniyle en hassas organlar ilk önce etkilenir.Bu organlar:
-Böbrekler
-Uteroplacenter
ünite(Anneden bebeğe besin maddeleri götüren yapıların tümü)
-Karaciğer
-Beyin
-Kan ve pıhtılaşma sistemi zarar görebilir.

TEŞHİS
A-Hipertansiyon
-Tansiyonun 140/90mmhg ve üzerinde olması
-Gebelik öncesi veya sonrası ilk 3 ay tansiyonunda 25/15 ‘lik artış
-Bu
kan basıncı değerleri en az 6 saat aralarla gözlenmiş olmalıdır.
B-Proteinürü
C-Ödem
-Yüzü, elleri ve bacakları kapsayacak tarzda yaygın olduğu zaman
tehlikelidir.
-Üçüncü dönemde (son 3 ay) haftada 1,5 kg. dan fazla kilo alımı
preeklampsinin ilk belirtisi olabilir.
-Normal gebeliklerin %80’ininde orta derecede ödem görülebilir.
-Eklamtik
hastaların %39’unda ödem yoktur.
Kilo ölçümü sınırında dikkat edilecek hususlar:
Ölçüm günün aynı saatlerinde, ayakkabılar çıkarıldıktan sonra doğru
tarttığı düzenli olarak kontrol edilen bir tartıda yapılır.Aç
karnına ölçüm en doğru sonucu verir.
TEDAVİ
Preeklampsinin tek tedavisi doğumdur.Tedavi planında ana amaç
annenin sağlığı ve sonra yoğun ve neonatal (doğum sonu) bakım
gerektirmeyen canlı olgun bir bebeğin doğmasını sağlamaktır.
Doğumu başlatma şartları şunlardır:
A-Anneye ait şartlar
-38
hafta ve üzeri gebelik
-Trombosit
sayısının 100 binin altı olması
-Karaciğer fonksiyonlarında sürekli bozulma
-Böbrek fonksiyonlarında sürekli bozulma
-Plasentanın erken ayrılması şüphesi
-Şiddetli ve kalıcı baş ağrısı ve üst karın ağrısı ve görme
bozukluğu.
-Şiddetli ve kalıcı üst karın ağrısı, bulantı, kusma
B-Bebeğe ait şartlar
-Şiddetli gelişim bozukluğu
-Bebeğin sağlığını ortaya koyan testlerde bozulma
-Amnion mayisinin belirgin azalması
Tedavide birinci öncelik annenin olmalıdır.
Kadın Doğum Uzmanı Dr.Galip ŞİMŞEK
|