|
İnatçı Çocuklar

Hepimiz, zaman zaman çocuklarımızın inatçı olduğundan
yakınırız. Kimi zaman inatlaşma sırasında nasıl yaklaşacağımızı
bilemediğimiz için durum yön değiştirir ve öfke nöbetine dönüşür.
Sonunda da mücadeleyi kaybeden taraf biz oluruz ve çocuğumuzun
inatlaştığı durumu kabul ederiz. Böylece farkında olmadan inatçılık özelliğini
geliştirmesine yardımcı oluruz. Bu yazımızda : inatçıçocuklar
neden inatçı olur,
çocuklarla inatlaşmamak için neler yapmalıyız, inatlaşma esnasında
çocuğa nasıl yaklaşmalıyız, inatlaşma krize dönmüşse nasıl
davranmalıyız? sorularının cevaplarını tartıştık.
Çocuklar Neden İnatçı Olurlar?
Çocuklar, 1-3 yaşlar arasında gelişimsel sürecin bir aşaması olarak özerkliklerini
ilan etme çabasındadır ve
anne babasından bağımsız hareket edebildiğini göstermek için kendi
taleplerini anne babasına kabul ettirmeye çalışır. Bu dönem bazen 4
yaşa kadar uzar. Çocuklar kendi fikirleri uygulansın ister ve işine
kimseyi karıştırmak istemez. Bu dönemde anne babalar kendilerini
çaresiz hissederler, kontrolün elden kaçtığını düşünürler ve kendi
anne babalıklarını sorgulamaya başlarlar. Bu durum, gelişimsel tablo
içerisinde doğal kabul edilen bir süreçtir. Çocuklarınızla bu
döneminde çatışma yaşamanız kaçınılmazdır ve en kararlı anne baba
bile bu durumları yaşar.
Bu dönemde çocuğun çok fazla üzerine gidilmesi, inadının kırılmaya
çalışılması, gergin anne çocuk ilişkileri, hatalı tuvalet eğitimi,
yemek yemesi konusunda çocuğun çok fazla üzerine gidilmesi, baskıcı
ve ısrarcı anne baba tutumları, aşırı titiz ve ayrıntılara önem
veren anne modelleri, kardeşler arasında ayırım yapma gibi yanlış
anne-baba tutumları ve “çok inatçısın,
bir şeyi de bizim istediğimiz gibi yap, bıktım şu inadından” gibi
tepkiler bu dönemin doğal özelliği olan inatçılığın çocukta
karakter özelliği olarak yerleşmesine ve bu dönemden sonra da
görülmesine neden olur.
Çocuklar bazen inatçılıkta sabrınızı
zorlar. Tüm çıkış yollarını denerler. Bu durumlarda çocuklarınız
sizin kararlılığınız
ve ciddiyetinizi test etmektedir. Koyduğunuz kuralın
önemini görmek isterler. Siz bu aşamada kararlı yaklaşarak ve
kuralınızdan taviz vermeyerek ciddiyetinizi ve kuralınızın önemini
çocuğunuza göstermiş olursunuz. Bu test etme durumu birkaç kere
tekrarlanabilir. Özellikle bu durumlarda kontrolünüzü kaybetmemeniz
gerekmektedir.
Çocukla İnatlaşmamak İçin Ne Yapmalıyız?
Bu dönemde en önemlisi anne babanın bu durumu doğal olarak kabul
edip sabırlı davranması, çocuğuna uygun tepkiler vermesi, çocuğuna
inatçı olduğuna
dair mesajlar vermemesidir. Bu inatlaşma döneminin geçeceğini
bilmeniz çocuğunuza
sabırlı olmanız konusunda size destek verecektir.
Anne baba olarak sizlerin bu dönemde yapması gereken çevreyi çatışma
yaşamayacak şekilde düzenlemektir. Günümüzde anne babaların en çok
kıyafet seçiminde sorun yaşandığı görülmüştür. En büyük probleme
sebep olan bu konu ile ilgili olarak şöyle
bir düzenleme yapabilirsiniz: Pazar
günü o hafta 5 gün boyunca giyeceği kıyafetleri belirleyin. 5 takım
kıyafet ayırın ve bu kıyafetleri ayrı bir dolaba koyun çocuğunuza da
o dolabı tanıtın. O hafta giyeceği kıyafetleri oraya koyacağınızı
isterse bu kıyafetleri beraber seçebileceğinizi, o hafta boyunca
giyinmek için o dolabı kullanacağını belirtin. Pazartesi günü ilk
uygulamanıza başlayın. Bu kuralı yeni uygulamaya başladığınızda
çocuğunuz bazen diğer dolabından giyinmek için ısrar edecek ve sizi
deneyecektir. En önemlisi bu noktada kuralı bozmamanız ve yine o
seçilen kıyafetlerden giyinmesini sağlamanızdır. Çocuğunuz birkaç
denemeden sonra bu kuralı kabul edecektir.
Bu dönemde çocuğunuzla inatlaşmamak için kurallar konusunda çok
ayrıntıcı olmamanızfaydalı olacaktır. Çocuğunuzun istediği
gibi davranmasını ve özgürlüğünü yaşamasını sağlayın. Bu durum
ileride kendi kararlarını kendi verebilen, çevresinden çok
etkilenmeyen, bilinçli bir birey olmasını sağlar.
Çocuğunuzun kendini ifade etmesi için sizin kurallarınıza karşı
çıktığı bu dönemde belli kurallarınızın olması ve bu kurallarla
ilgili taviz vermemeniz durumu kolaylaştıracak ve bu net kurallarla
ilgili ciddi çatışmalar yaşamanızı önleyecektir; ama unutmayın bu
kurallar belli durumlar için olmalıdır, detaycı kurallar çocuğu
bunaltır.
Çocukla İnatlaşma Esnasında Nasıl Yaklaşmalıyız?
İnatlaşmayı engellemenin en pratik yolu çocuğunuza seçenek
sunmaktır. Yemek konusunda sorun yaşıyorsanız yemek öncesi,
önce çorbanı mı içmek istersin yemeğini mi yemek istersin? yada
büyük tabakta mı yemek istersin küçük tabakta mı? gibi sorular
yöneltin. Çocuğunuz bunların kararını kendi verince durumda kontrol
sahibi olduğunu hisseder ve onun dediği olduğu için sizinle
çatışmaya girme ihtiyacı hissetmez. Eğer yemek yemek istemiyorsa
“tamam sen bilirsin, eğer yemezsen yemekten sonra sana vereceğim
çikolatayı kaybedersin. Sen seç” diyebilirsiniz. Burada önemli nokta bunu
dedikten sonra uygulamanızdır. Bu seçimden sonra çocuğunuz
yine yemek yemediyse, çikolatayı vermemeniz gerekiyor. Bu sizin ne
kadar kararlı olduğunuzu çocuğunuza gösterir.
Çocuğunuz bir konuda inatlaşmaya başladıysa, kontrolü kaybetmemeniz,
sesinizi yükseltmemeniz ve kararlı bir ses tonu ile konuşmanız
çocuğunuzu etkileyecektir. Çocuğunuz inatlaşmaya başladığı anda bu
ses tonu ile neden onun istediğinin olamadığını basit
bir şekildeanlatın, ikna
etmeye çalışmayın ve
açıklamayı çok uzun tutmayın. En önemlisi ise çocuğunuza bu konu ile
ilgili üzgün
olduğunuzu belirtin. Örneğin, çocuğunuz soğuk bir günde
sizden dondurma istiyorsa “sana dondurma alamadığım için üzgünüm ama
dondurma yiyince hasta olabilirsin. Bu yüzden sana dondurma alamam.”
Açıklaması yeterli olacaktır. Eğer bu açıklamayı uzatırsanız
çocuğunuz isteğinde ısrar edecektir ve durum krize doğru
ilerleyecektir.
İnatlaşma esnasında etkili olan bir yöntem de dikkatini
başka yöne çekmektir. Bu küçük çocuklarda durumun
sorunsuzca çözülmesini sağlayan pratik bir yöntemdir. Çocuğun
dikkatini ilgisini çekebilecek başka bir şeye yöneltin ve istediği
şeyi unutmasını sağlayın. Böylelikle bir inatlaşma yaşamamış
olursunuz.
İnatlaşma esnasında tepkilerinizi çocuğun kişiliğine yönelik
vermekten çekinin. Sadece o olaya yönelik ifadelerde bulunun. Onun inatçı olduğuna
yönelik tepkiler yazının başında da belirtildiği gibi bu durumu
kabullenmesine ve konu ile ilgili çaba sarf etmemesine sebep olur.
Bu dönemde bazen çocuğun inat ederek seçtiği
durumun sonucunu yaşamasına müsaade etmek gerekir.
Örneğin bir hafta sonu gezisinde çocuğunuz hava sıcaklığına uygun
olmayan ince bir kıyafet seçti ve vazgeçmiyor. Siz “gezmeye
gidebilmemiz için daha kalın giymelisin. “Eğer bunu giymekte
diretirsen üzgünüm gezmeye gidemeyiz” dediniz ve çocuğunuz
kıyafetinden vazgeçmedi ise onu o gün gezmeye götürmeyin. O günü
evde geçirin. Kısa bir süre sonra çocuğunuz yanınıza gelerek “anne
tamam kalın giyineceğim hadi gidelim” diyecektir. Bu noktada evde
kalmanız, o gün gezmeye gitmemeniz kilit
noktadır. Daha sonra yaşayacağınız buna benzer durumların
seyrini etkileyecektir. O gün mutsuz bir şekilde evde kalan çocuk
davranışının olumsuz sonucuyla karşılaşmıştır ve sizinle bu konuda
tekrar çatışmaya girmeye cesaret edemeyecektir.
Kriz Esnasında Çocuğa Nasıl Yaklaşmalıyız?
Kriz esnasında en önemlisi inatlaşma esnasında olduğu gibi
kontrolümüzü hiçbir şekilde kaybetmememizdir. Beden dilimizle ve ses
tonumuzla kontrolün bizde olduğunu çocuğumuza iletmeliyiz. Bu
kararlılığımızı gördükten sonra çocuk bir süre daha ağlama krizine
devam etse de kısa süre içinde bu isteğinden vazgeçecektir. Yeter ki
sizin kararlı olduğunuzu görsün!
Bazı durumlarda, çocuk daha önceki benzer durumlarda ağlayarak
isteğini elde etmiş ve bu davranışı pekiştirilmişse ağlama krizinde
ısrarcı davranabilir. Bu gibi durumlarda en uygun yöntem “etkin
aldırmazlık yöntemi” dir. Çocuğunuz yaptığınız açıklamaya
rağmen ağlama krizine devam ediyorsa, “sen bilirsin ben gidiyorum,
susunca yanıma gelebilirsin” açıklamasını yaparak onun yanından
ayrılmanız en uygun davranış olacaktır. Çocuk onunla ilgilenmeye
devam ettiğinizi görünce isteğini elde etmek için hala bir ihtimal
olduğunu görecek ve ağlamaya devam edecektir. Eğer siz ona onunla
ilgilenmediğinizi gösterirseniz ağlamasının faydasız olduğunu
görecek ve bir süre sonra susacaktır. Yapmanız gereken duruma biraz
sabretmek ve kararlı yaklaşmaktır. Bu uygulamanız sonucu çocuğun
krizi geçince isteğinin niye yerine getirilemediğini tekrar kısaca
anlatın ve durumla ilgili kararınızdan vazgeçmeyin.
Bu önerileri uygulamaya başladıktan sonra, çocuğunuzda davranış
değişikliği oluşması için lütfen ona zaman tanıyın. Unutmayın yeni
bir davranışın yerleşmesi en az 3 hafta sürer. Bu önerilerle
oluşturduğunuz yeni tutumunuzu 3 hafta boyunca istikrarlı bir
şekilde sergilerseniz, bu sürenin sonunda faydasını görmeye
başlayacaksınız. Önemli olan istikrarınızı ve sabrınızı
kaybetmemenizdir.
|