Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

 BİR ANNENİN ÖYKÜSÜ

 Sevgili Bursalı Anneler,

            İlk yazımın üzerinden tam bir hafta geçti ve bu süre içinde hem sitenin yazar ve uzmanlarından hem de sitenin sıkı takipçilerinden birbirinden güzel ve sıcak mailler aldım. Tekrar teşekkürler.

Hoş geldin mesajlarının yanı sıra kedi köpeklerle ilgili birçokta soru aldım, ve çokta memnun oldum. Meğer evinde hayvan besleyen ne çok annemiz varmış. Her birinizin sorusuna cevap vermeye çalıştım ama ulaşmayan varsa lütfen tekrar sorun.

             Sizlere bugün bir annenin trajik öyküsünü anlatacağım. Ben o kadar çok şahit oluyorum ki böylesi tablolara, lütfen sizde çevrenizdekilere anlatın.

             Üç ay kadar önce merkezimize gelen bir telefonda yaşlı bir amca ağlayarak beni telefona istemiş ve ısrarla da kimseye bir şey söylememişti. Telefonu elime aldığımda boğuk bir hıçkırık duydum “Ne olur yardım edin” diyordu. İsmini vermek istemediğim bölgede bulunan “Kocaman bir gölette bir köpek çırpınıp duruyor, inliyor, yanına yaklaşmaya korkuyorum. Lütfen yardım edin” diye yalvarıyordu.

              Güçlükle konuşabilen bu amcanın duyarlılığı o kadar hoşuma gitmişti ki ben de ekiplerle birlikte bölgeye gittim. Manzara inanılmazdı; boz renkli, gözleri çırpınırken sarf ettiği efordan çökmüş ve boynuna kadar gölete batmış bir köpek çığlıklar atıyordu karşımızda. Ekip görevlileri yanına yaklaştığında biraz rahatsız oldu, ama müsaade etti ve iki kişi ancak çıkartabildi onu kıyıya. Zayıftı, tüm gücü tükenmişti, sesi bile çıkmıyordu ve en kötüsü arka tarafı kanlar içindeydi. Daha öncede birçok kez gördüğüm bu iğrenç tabloya bir daha şahit oluyordum. İnsanlar tarafından rezil bir şekilde işkence görmüş ve arka ayakları kırılarak gölete atılmıştı. Şaşkın bakışlarımız arasında ön ayaklarında kalmış son dermanı kullanarak kendini bir metre ötedeki ağacın altına sürüdü. İşte o anda hepimiz göz yaşlarına boğulduk. Ağacın altında onu bekleyen beş minik bebeği vardı. Onlar için mücadele vermişti hayatta kalmak adına.

                Biz insanlar ne kadar rezil yaratıklardık böyle!

                Ben ve ekibim, insanoğlu adına özür dilercesine, yavrular ve anneyi Doğal Yaşam Merkezine getirdik. Ona yapılan tüm eziyetlere rağmen bu muhteşem ananın gözleri bize sevgi dolu bakıyordu. Utandım…

                Üç gün süren tüm uğraşlarımıza rağmen onu kurtaramadık. Yavrularını ise iki ayrı anne emzirdi ve büyüttü. Bir tanesi hariç hepsi sahiplendirildi. O bir tanesi ise sanırım biz insanları asla affetmedi hala yanına kimseyi yaklaştırmıyor.

               Beni arayan yaşlı amca kim miymiş?? Ağzında dişleri, ayağında doğru düzgün ayakkabıları bile olmayan bu zavallı adam köpeğe yapılan tüm zulmün tek şahidiymiş.

                Sevgili anneler, lütfen sokaktaki tüm canlılara karşı daha duyarlı olalım ve bu duyarlılığı çocuklarımıza olabildiğince aşılıyalım.

                 BU DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL...