Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

GÜLÜMSÜYORUM…

Odamda oturmuş bir yandan deli gibi yağan yağmuru seyrediyor bir yandan bu yağmura rağmen neşe ile oynaşan 3 köpeği izliyorum büyük bir zevkle gülümseyerek. 

Sonra kedi evinden tüten dumanı fark ediyorum, evin çatısından dışarı doğru yükselen soba borusundan çıkan dumanları. Tüm kediler evin içinde sobanın etrafında sıcacık sere serpe keyif yapıyorlar, onlara ne kadar değer verdiğimizi ve sevdiğimizi çok iyi biliyorlar,  

gülümsüyorum…

Telefonum çalıyor güvenlik görevlisi trafik kazası geçirmiş acil bir hasta olduğunu haber veriyor. Hemen koşuyorum. Bir bakıyorum sevgili meslektaşım Kadir, teknikerimiz Osman ve Elif, tekniker yardımcımız Gülcan çoktan hastanın etrafını sarmışlar, bir yandan beni bilgilendiriyorlar, son derece sistemli, doğru ve kendilerinden eminler tıpkı onlara öğrettiğim gibi, tıpkı olması gerektiği gibi. Mesleklerine ama benim için bir o kadar daha önemli olan hayvanlara karşı olan derin sevgilerini bir kez daha görüyorum telaşlarında, İçim huzurla doluyor, gurur duyuyorum ve

 yine gülümsüyorum….

Arazide dolaşıyorum, yağmur yeni dinmiş her yer çimen, toprak kokuyor. Bir sürü de ziyaretçi var, havaya rağmen çoluk- çocuk geziyorlar. Çocuklar çok mutlu ve heyecanlı. O sırada kedi evinden bir kedi çıkarıyor görevliler ve bir kız çocuğunun kucağına veriyorlar, sahiplenilmiş. Bir bakıyorum, 3 bacaklı kedilerimizden biri yeni bir aile bulmuş, onu kucağında taşıyan çocuğun gözlerindeki sevgi parıltısını görüyorum, çok seviniyorum,,

 gülümsüyorum….

Sonra Pat- Pat geliyor kontrole. İzmir ‘den ta buralara tedavi olmaya gelen, buraya gelene kadar kimsenin tedavi amaçlı kabul etmediği, ölür bu ya da uyutun dedikleri 3 ayağı birden trafik kazası sonucu kırılmış 2 yaşlı av köpeği. Tam 122 gün geçmiş ilk ameliyatının üstünden ve bu süre içinde tam 6 kez ameliyat etmişiz,,o gayret etmiş biz azmetmişiz,,yardım için sevgiyle uzattığımız elimize sımsıkı sarılmış bunca gün ve yürüyor artık yardımsız, beni görünce kuyruk sallayıp, yaklaşıyor hemen,, gözlerim doluyor, gülümsüyorum..

Ve sevgili müdürüm geliyor karşıdan cep telefonuyla konuşarak; buranın her karış toprağında alın teri bulunan, burası ortaya çıkıncaya kadar gecesini, gündüzünü unutan, hayata bakışımda büyük etki sahibi olan ve benim gün boyunca gülümseyebilmemin, bizlerin sizlere ve hayvanlara böylesine mutlu ve sınır tanımayan ölçüde iyi hizmet edebilmemizin temelinde bulunan en önemli insanlardan biri; kamera arkasındaki büyük usta, meslektaşım, buradaki herkesin babası, ağabeyi, sevgili Tekin Akış kendisinin deyimiyle ˝gerek ki˝ tanısanız.. Ne mutlu bana diyorum ve ben yine gülümsüyorum..

Sevgili Bursalı Anneler, lütfen buraya gelin çokça gelin, kalabalık gelin ve bizi gerçekten tanıyın. Buradaki havayı soluyun. Atlara, köpeklere, kedilere, keçilere, tavşanlara dokunun. Sevgiyi hissedin, pozitif elektrik yüklenin ve mutlu olun. Bunu size garanti ediyorum.

Hepinizin sevgililer gününü kutlu olsun, sevgiyle kalın..