|

KADIN HAKKI
8 Mart Dünya
Kadınlar Günü,tüm dünyada kadınların kutladığı uluslar arası bir
gündür.
1975 yılında
dünya kadınlar gününü ilan eden BM örgütü 16 aralık 1977 tarihinde 8
mart’ın dünya kadınlar günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.
Bu bildik
kadınlar günü tarifinin ardından yazabilirdim aslında...
Kadınlarımızın
sorunları; Eğitim eksikliği, dayak+cinsel şiddet, töre ve namus
cinayetleri, çalışsın veya çalışmasın emeğinin karşılığını alamadığı
için çoğu yerde ve konumda hala ikinci sınıf insan muamelesi, görücü
usulü evlilikler, aile ve mahalle baskısı vs.vs.vs.
Ancak, zaten
herkesçe bilinen bu sorunların çözümü için ne yazık ki tek bir gün
içerisinde, konuşma, seminer, yürüyüş vs. etkinlikler düzenlenir,
kadın sorunları ve iyileştirilmesi için çareler aranır ve bunların
genel toplamına da kutlama denir. Bu arada kutlanması gerekenin ne
olduğunu hala anlamış değilim, kalan 364 gün erkeklerin iken...
Ve aslında bu
günde en çok anlatılması, özellikle erkeklere duyurulması gereken
bir şey var ki o da;
Kadını
dışlamanın erkek tarafından ödenen bedeli...
Pervin Erbil’in
‘Kibele’den Pandora’ya-Kadının Tarihsel Yenilgisi’ kitabında
belirttiği gibi;
...Kadının
toplumsal üretimin ve sosyal yaşamın dışına itilerek haklarından
mahrum bırakılması ve aşağılanması,yaşamını onunla paylaşmak
durumunda olan erkeği de sanıldığı kadar yükseklerde tutmadı.Kadını
baskı altına almıştı ama egemenliğinin ödemek zorunda kaldığı bir
bedeli vardı.Sonuçta,haklarını kısıtlayarak aşağıladığı karısı,
kızı, annesi, kız kardeşi yada sevgilisi olan bu insanlarla beraber
yaşamak zorundaydı ve yarattığı ortamdan kendisinin de etkilenmesi
kaçınılmazdı...
...Erkek egemen
ideolojinin değersizleştirdiği,aşağı ve ikincil konumlarının
hırçınlaştırdığı,komplekslerinin boğuntusundaki kadınların
yetiştirdiği çocuklar,kendilerinden emin,güvenli,sevgi dolu, dengeli
özgürlüklere ve haklara karşı saygılı, barışçı kimseler olamazlar.
Onların da kadınların sağlıksız dünyalarında esen fırtınalardan
paylarını almaları kaçınılmazdır.Böylece sertlik, baskıcılık,
kuşkuculuk, güvensizlik, sevgi yoksunluğu ve kavgacılık kader olur
ve bu kişilik yapısı da,kadının aşağı konumunun erkek tarafından
ödenen bedeli olur...
Demek ki neymiş;
önce kadın hakları, sonra minik ‘Hakkı’ lar ...J J J
Görmüş
geçirmiş,muhtemelen de ermiş bir dede ile konuşurken sormuşlar.
- Dede, ailenin
başı kadın mıdır? erkek mi ?
- Erkek baştır
- Peki kadın
nedir?
- Kadın
boyundur, başı nereye isterse oraya çevirir...J J J
İyi haftalar
diliyorum.
09.03.08

|