|
|
       |
|
|

BÜYÜK RESİM…
Tesadüf diye bir şey yok; Yaşadığımız, başımıza gelen her şey bir
şekilde düşüncelerimizin tezahürü, düşünceler var
ediyor yaşantımızı... Yarınımızı aslında dünden yazıyoruz biz. Hep
söylendiği gibi; 'iyi düşününce, iyi oluyor' çok zaman. Ve çok
zaman, güzel bakınca kötüye bile…
Nihayetinde güzele çağıranı alıp, boş olanı bırakıyorum. Meleklerim
her daim yanımda inanıyorum…
Fark
ettim ki farkında olmadan gerçekleştiriyorum hayallerimi... Belki
çok büyük hayallerim olmadığı içindir, bilmiyorum? Sadece o an için
içimden geçiriyorum ve takip eden zaman içinde de, bir şekilde doğru
adımları atıyorum... Üstelik bunun farkına da yıllar, yılar sonra
varıyorum. Belki bazen geç oluyor ama su yolunu buluyor bir
şekilde...
Misal;
ben çağırmışım çocuklarımı...17 yaşında, aldığım bir kız,bir erkek
bebek biblosu, bankada çalıştığım yıllar boyunca bilgisayarımın
önünde bana baktılar.(Şimdi kızımın ve oğlumun odasındalar:) Film
artisleri yerine, bebek kartpostalları asardım odamın
duvarlarına,bir kız,bir erkek! Ayırmadım, ayıramadım hiç, sanki
bilirmişim gibi!..Komşu çocuklarına bakardım çocuk halimle!..
Bebekleri hep çok sevdim-hangi kadın sevmez ki-ama bu sevgimin bana
bir kerede çift olarak döneceğini hiç düşünmezdim. Meğer seçmişim,
seçilmişim.... Peki bu kadar kolay mı? iki biblo ile olacak iş mi bu
derseniz? Ben de derim ki; Adına secret deniyor ya şimdi, ben kader
diyorum... Zira kader ağlarını nasıl örecekti ki başka?
Aşkım,
çocuklarım, ailem, sevdiklerim, dostlarım... Sevgi büyütüyorum
içimde... Her gün başka surette, başka biçimde!.. Yansımamı
seviyorum... Düşündükçe biliyorum, bildikçe görüyorum ve benim
gördüğüm, küçük ayrıntılarla dolu 'büyük resim' çok ama çok güzel!..
Çok
şükür! Bu güzellikleri verene,fark ettirene!.. Binlerce şükür hem
de!
Adını
koydum halimin... Hüzüne bulaşmak/bulanmak için her zaman bir
bahanem var ama hüznümü gölgelemek ve kaldığım yerden devam etmek
için de 'görmek istediğimde' ortaya çıkan harika bir güneşim!
Banu DURGUNLU
16.10.2011

|