|

Acı Ve Tatlı
Yola çıktık… Yol aldık… Kara, deniz, hava, her türlü aracı
kullandık…
Vardık tatil mekanına… Şöyle temiz, derin bir nefes çektik
ciğerlerimize bol oksijenli.
Deniz kokusuna kattık, hanım elini, yasemini, gülü… Çiçeklerin o
baygın kokusunda kalmak istedik hep…
İlk
birkaç gün, bırakmak istedik her şeyi, işi gücü, evi yeri, belki
herkesi…
Yerleşmek gerek dedik bu huzura, satmak gerek malı mülkü, karışmak
organik domatese, marula, toprağa…J
Bayram günü geldi sonra… Turistlerle dolu iken çevremiz ve onlar
bilmezlerken bayramı, seyranı…
Özledik evimizi, buruldu içimiz… Dostlar, akrabalar aradı sonra,
uzaklardan da olsa seslerini duyduk, mutlu olduk… Arandık, sorulduk…
Kutladık, kutlandık
J
Gezdik, gördük… Son demler bunlar dedik, bol bol yüzdükJ
Ne
gazete? Ne televizyon? Ne internet? Ne laf? Ne söz? Duyduk…
Kafamızı boşalttık, kalbimizi ferahlattık, taze, temiz şarj olduk
döndük.
Döndük ve gördük?
15
Vatan evladı, yitip gitmiş yine cennete… Ateş düştüğü yeri yakmış
L
Beylik laflar edilmiş, toplantılar yapılmış… Ama doğmamış bebeler,
babalarına kavuşamamış
L
Dünya krize girmiş, bizimkiler tam da Türk işi bir şekilde ‘ Bize
bir şey olmaz?’ demiş
L
Bir
baba, anne acısını unutturmaya çalıştığı dünya güzeli üç çocuğu ile
terki diyar etmiş
L
Bayram da yollar kan revan olmuş, şimdi o evlerde bayrama lanet
edilmiş…L
Mesaj kaygılı cümleler, büyük harflerle devam etmiş
L
Ama
hayat böyleymiş…
Tatlı olmayınca acı… Acı olmayınca tatlının değeri bilinmezmiş…
Ve
her kişinin hayatına…
İyiler kadar kötüler… Ve iyi olaylar kadar, kötü olaylarda
gerekliymiş…
Nihayetinde, bir bayram böyle geçmiş, gitmiş…
İyi
haftalar dilerim…
Banu Durgunlu

|