|

ÖYLE ZOR Kİ…

İlk nefesimde,
ben senin… Son nefesinde, sen benim kollarımda…
Şimdi ise
güneşim, ayım, meleğim, yıldızımsın…
Bizden, benden
ayrılmanın… İsteksiz ve zamansız gidişinin üzerinden 2 yıl geçti
annem…
Ama daha dün
gibi aklımda, ruhumdasın…
Dolabında
asılı duran eşyalarında kokun duruyor hala… Sen kokuyor, mis
kokuyor…
Dokunduğum
fotoğraflarına gözyaşlarım damlayınca… O damlaların arasında, birden
sen oluveriyor her şey, canlanıyor resmin… Zaman mekan karışıyor…
Öyle zor ki
sevdiğini kaybetmek, anneyi kaybetmek… Öyle zor ki anne…
Öyle zor ki,
sana bir daha, anneciğim diye sarılıp öpemeyeceğimi bilmek…
Öyle zor ki,
ne kadar çabalasam, Allahın takdiri desem de… Senin yaşının çok
üstünde olan, ama hala yaşayıp kızına, oğluna, sahip çıkanları
görmek…
Öyle zor ki…4
yaşındaki bir çocuğun ‘Anneannemiz neden çiçeklerin altında yatıyor?
Üşümüyor mu? Onun evi yok mu’ sorularına cevap vermek…
4 senedir
bende anneyim, anne… Ve 4 senedir her akşam ‘Benim annem güzel annem
beni al kollarına’ diye ninniler söylerken çocuklarıma… Aslında ben
hep sana sesleniyorum o bildik satırlarda…
Ben artık sana
olan özlemimle sen olmak istiyorum… Senin gibi konuşmak, senin gibi
gülmek istiyorum… Sanki sen olursam, sana daha yakın olurmuşum gibi…
Öyle zor ki,
senden sonra, sensizliğe alışmaya çalışmak anne…
Benim sana
hala, çok ihtiyacım var annem… Ben hala, senin küçük kızınım çünkü…
Ne büyüktü
senin sevgin… Yetişirdin, duyardın, bilirdin beni, her halimi,
mutluluğumu, derdimi…
Şimdi yine duy
sesimi… Duy sesimi annem…
Beni sev… Çok
sev… Ama oğlumu da… Kızımı da sev…
Sen annesin
nasıl olsa… Oralardan da yeter senin sevgin… Hem bana, hem
torunlarına…
Annem…
Ufacık
vücutlu, koca yürekli, güzel kadın…
Nur içinde yat
şimdi… Sonsuzlukta… Cennet yaprakları arasında…
İyi haftalar
dilerim…
Banu DURGUNLU
13.12.2008

|