|

ADALET MÜLKÜN
TEMELİDİR
Genelde hukukçu olmayanlar, adalet mülkün temelidir cümlesindeki
mülk kelimesini yanlış tanımlayıp mal varlığı olarak düşünürler.
Halbuki bu cümledeki mülk , ‘Devlet’ e karşılık gelmektedir. Osmanlı
döneminde devlet ve ülke padişahın mülkü olarak kabul edildiği için
bu şekilde bir tanımlama yapılmıştır.
Peki bu cümle neyi ifade etmektedir? Yani adalet neden devletin
temelidir.
Çünkü; Devlet denen sistemin kuruluşundaki ilk amaç, adalet
ihtiyacıdır.
Ünlü düşünür Jean Jacques Rousseau tarafından ortaya atılan TOPLUM
SÖZLEŞMESİ teorisine göre, insanlar devletsiz bir toplumda yaşamakta
iken birbirlerine karşı işledikleri suçlar neticesinde bir adalet
mekanizması kurulması ihtiyacı doğmuştur.
Zira adalet mekanizması olmadığı zaman, suça muhatap olan mağdur,
olayı kendisi yargılayıp, cezayı kendisi tespit edip, infazı da
kendisi yerine getirmektedir. Bu durumda da adil bir sonuç
çıkmayacağı aşikardır.
Buradan çıkan sonuç ise, verilecek cezanın öncelikle mağdur tarafı
tatmin etmesi gereğidir.
Ülkemizdeki bir kısım hukukçular ile batılı hukukçuların büyük
çoğunluğu idam cezasını kaldırırken işte bu hataya düşmektedir.
Onların düşüncelerine göre ceza, suçlunun ıslahına yönelik
olmalıdır.
Halbuki yukarıda belirttiğim gibi, adaletin yani cezalandırma
faaliyetinin mağdur tarafı ve toplumu tatmin etmesi gerekir.
Suçlunun ıslahı veya toplumdan uzaklaştırılması gibi amaçlar
ikincildir.
Günümüzde bu duruma aykırı birçok durum oluştuğunu görüyoruz. Son
zamanlarda yaşanan olaylar ve örnekler o kadar çok ki… Ne yazık ki
bir işlenen bu cinayetler içerisinde canından olan çocuklar da var
ve öncelikle bir baba olarak benim ve eminim ki içinde birazcık
merhamet taşıyan herkesin aklına ve yüreğine kazındı…
*42 yaşındaki temizlik işçisi A.İ. çocukları olmayan bir aile
tarafından evlatlık alınan altı yaşındaki E. Ç’ye önce
tecavüz etti, sonra da öldürdü.
*BALIKESİR'in Ayvalık İlçesi Altınova Beldesi'nde, geçen 29 Ocak'ta
oyun oynadığı arkadaşlarının yanından kek verip kandırarak kaçırdığı
9 yaşındaki E.K.'ye tecavüz edip yol kenarına attığı öne sürülen 40
yaşındaki D.Ç. gözaltına alındı.
*Gaziosmanpaşa'da anne ile 4 ve 1.5 yaşlarındaki çocuklarının katil
zanlısının polise verdiği sözlü ifadesinde duyanların kanını
donduran ayrıntılar ortaya çıkmıştı. Canavar katil ifadesinde üst
kat komşusu İlknur İslam'a oturmaya gittiğini, tek olduğunu
anlayınca yanında getirdiği bıçağı genç kadının boğazına dayayıp
evdeki paraları ve ziynet eşyalarını istemişti. Evde sadece cep
telefonu olduğunu söyleyen kadının ellerini bağladı, bağırmaya
başlayınca da onu bıçakladı. Yere düşen genç kadını hareketsiz
kalana dek bıçaklamayı sürdürdü. Ardından 1.5 yaşındaki kızını ve 4
yaşındaki ağabeyini boğazlarından bıçakladı. Boğazından bıçakladığı
1,5 yaşındaki minik kız sürünerek kendisine üç metre uzaklıktaki
annesi İlknur İslam'ın kucağına gittiğini ve annesine sarıldığını
anlattığında, polis memurları gözyaşlarını tutamamıştı
2-3
bilezik için anne ve çocuklarını hunharca öldüren insan
müsveddesinin emniyet müdürlüğünden çıkarken yüzündeki pis sırıtmayı
hala unutamıyorum. Bu sırıtmanın sebebini ömür boyu ceza alsa bile
ömrünün sonuna kadar yemek, barınma gibi temel ihtiyaçlarını
garantilediğini düşünmesine bağlıyorum. İşin garibi bunu bizim
ödediğimiz vergilerle yapacak olması… Ömür boyu hapiste kalsa bile
bu cezanın mağdur tarafı ve toplumu tatmin etmediği açıkça ortada..
Burada birde, cezanın caydırıcılık unsuru da ortaya çıkıyor. Zira bu
tarz suçları işleyen kişilerde Allah korkusunun olmadığını hepimiz
biliyoruz. Bu kadar ağır bir suça ölüm cezası verilmediği takdirde
kişiler için her hangi bir caydırıcılık oluşturmayacağını da
rahatça söyleyebiliriz.
Sonunda gelinen senaryo şudur, gözünüzde canlandırın…
İnsanların adalete olan inancı kalmaz.
Yine başa, devletsiz ortama dönülür, mağdur taraf suçluyu kendi
yargılar cezasını kendi tespit eder, infazını da kendisi yapar.
Bunun örneklerini yaşamaya başladık bile…
Toplumumuzu bekleyen en büyük tehlikelerden biri budur.
Temiz bir toplum dileğiyle…
M.
Olcay Durgunlu
01.03.2009
Çifte Kavrulmuşun Notu:
Bu hafta köşem, yine eşimin… Arada misafirim oluyor ve beni
soluklandırıyor…
Seçtiği konu ve o konu ile ilgili verdiği bilgi ve görüşler hepimizi
ilgilendiriyor...
Kendisine desteği için çok teşekkür ediyorum…

|