Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

BİZ GİDERİZ ORMANA!

 

12 Mart Pazar… Saat sabah 09:00…

Bir Pazar günü için, oldukça erken sayılabilecek bir saatte yollardayız…

İstikamet; Orhaneli,Yürücekler köyü, Karakovan mevkii…

Yaklaşık 1 saat sürüyor yol…

Hevesliyiz… Neşeliyiz… Şu hayatta çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacak -bir kere daha- dikili bir ağacımız olacağı için gururluyuz…

 

Yol boyunca çocuklarımıza anlatmaya çalışıyoruz…

Yaşları itibari ile anlayabilecekleri en basit tanımlamalarla…

Orman, sık yetişen ağaçların ve diğer bitkilerin geniş alanlar içinde oluşturduğu topluluktur diyoruz...

Ormanların önemini, ormanlar ve ağaçlar olmazsa bizleri ne gibi zorluklar beklediğini…

Ağaçların, erozyon’u, su basmasını, toprak kaymasını önlediğini anlatıyoruz… Sıcaklığın düzenlenmesinde etkili olduğunu, yağmur oluşumuna katkısını, hava kirliliğini önlemesini…

Ve de Ormanların, onlarca hayvanın evi olduğunu anlatıyoruz…

 

Öyle güzel geri dönüşler alıyoruz ki onlardan, gurur duyuyoruz çocuklarımızla ve kendimizle…

 

Bir yandan 4,5 yaşındaki miniklerin, ormanların ve ormanı orman yapan tek bir ağacın bile ne kadar değerli olduğunu anlamasına seviniyor…

 

Diğer yandan, 2B arazileri için, aylarca yürütülen kampanyalar da, binlerce kişinin 2B’ye hayır! Dilekleri ile destek verdiği bir yasa tasarısının, nasıl bir düşünce ile ve hangi gerekçe ile sessiz sedasız imzalanıp yürürlüğe girdiğini ve onaylandığını düşünmeden edemiyoruz… Aslında biliyoruz elbet, o orman arazilerinin sonuçta ne olacağını? Kimlere satılıp, üzerlerine villalar kondurulacağını? Ama yine de neden diye soruyoruz?

Neden? Orman vasfını kaybetmiş diyerek, yüzlerce dönüm araziyi parselleyip satarsınız?

Ülkemizde, satılmadık, parçalanmadık, yağmalanmadık yer kalmayacak bu gidişle… Yazık!

Onun yerine neden? O arazileri yeniden ağaçlandırma yapmazsınız?

 

Madalyonun diğer yüzüne bakarsak elbette ki, bu kanunla birlikte bu güne kadar, önceden ekili olduğu için orman alanı olarak ilan edilmemiş, ancak uzun yıllar boyunca ekim yapılmadığından dolayı,doğal olarak ormanlaşmış alanlarda , orman vasfına sokulmuş ve memleketimize yeşil alan olarak kazandırılmıştır… Veya, artık sadece bina ve beton yığını olarak kalmış ve eski haline dönmesine imkan olmayan birçok arazi için faydalı olabilir bu tanımlama…

 

Ama insan yine de yediremiyor kendine… Çünkü işleyiş? öyle bir halde ki, memleketim de?

Mantık ‘kanundan’ , gönül ‘kanunu kim takar, gitti yeşil alanlar’ düşüncesinden yana…

 

Neyse konumuza dönersek, biz… Yani, ‘Bursalı Anneler gurubumuz’ un bütün üyeleri…

Daha önce diktiğimiz, ‘ceviz fidanları’ gibi, bu gün de, ‘iğneli çam fidanları’nı diktik şu vatan topraklarına… 

Ellerimizle, eşlerimizin, çocuklarımızın yardımı ve desteği ile…

 

Umarız ki ömrümüz yeter de, en azından bir 20-30 yıl sonra, diktiğimiz o fidanların ağaç olduğunu görür, gölgesinde torunlarımızı severiz…

 

Ve umarız, şimdinin ormanları, yarının orman vasfını kaybetmiş vatan toprakları olmaz…

 

Aşağıda benim çok hoşuma giden birkaç karikatür var…

 

Karikatür denince mizah geliyorsa aklınıza, birde işin, kara mizah tarafına bakmanız fena olmaz aslında…

 

 

 

 

 

 

 

İyi haftalar dilerim…

 

Banu DURGUNLU

12.04.2009

 

2B Nedir?

2B, 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 2. Maddesi B Bendi için kullanılan bir kısaltmadır.
Bu tabir, orman vasfını yitirmiş araziler için kullanılmaktadır.
Daha açık bir ifadeyle, orman vasfını yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanları dışına çıkartılmış, bir daha geri kazanılamayan ve ıslah edilemeyen araziler 2B olarak tanımlanmaktadır.