|

BAŞLIKSIZ…
Yazmam gerek…
Bir yerlerden başlamam… Aklımda bin bir düşünce var, var olmasına
da…
Nasıl
birleşecekler? Birleşen o kelimeler bütünde ne anlam yüklenecekler?
Babamın bir
sözü vardır…
‘Aklım da kırk
tilki dolaşıyor, kırk’ının da kuyrukları birbirine değmiyor’
Hep düşünürdüm
ve gülerdim… Gözümün önünde beliren tilki sürüsünü hayal edince…
Şimdi aynı
durum da olan benim. Ve babamı nedense daha birçok sevdim…
Kabul ediyorum
hayat zor… Ama ben de hiç kolay birisi değilim…
O yüzden hadi,
sırasıyla gidelim…
Malum Nisan
ayındayız ve ‘Nisan’ kelimesinin sözlük anlamı aşağı yukarı tüm
diller de ’Açmak’ anlamın da… Yani konuyu biraz açmamız gerek…
Mesela geçtiğimiz hafta;
***
20 Nisan
‘Peygamberimizin doğum günü’
idi…
Son peygamber,
alemlere rahmet olduğu için yaratılan insan…
Yani, Allah’ın
tüm alemleri onun yüzü suyu hürmetine yarattığını söylediği insan…
Yani, örnek
insan…
O insan ki bir
kedi, elbisesinin eteğinde uyumakta olduğundan,kediyi uykusundan
uyandırmamak için elbisesinin eteğinin o kısmını kesip işine giden
insan…
Evcil hayvan
besleyenlere öfke kusan muhafazakar siyasilerimizin dikkatine…
***
22 Nisan
‘Dünya Günü’
idi…
Hani şu
kızdığımız da ‘batsın bu dünya!’ diye sitem ettiğimiz…
Mutlu
anlarımız da ise ‘dünyalar kadar mutluyum’ diye yücelttiğimiz…
Oysa biz
‘hayal dünya’sında yaşarken, ‘gerçek dünya’dan bihaberiz?
Mesela, su
artık her zaman saf ve temiz akmıyor.
Su kaynaklı ishal, çocuklar için en ölümcül hastalık nedenlerinde
dünyada ikinci sırada... Dünya hızla kirleniyor, doğal kaynaklar
tükeniyor, savaşlar, açlık, küresel ısınma ve küresel kriz… Falan
filan…
Yani dünya, dünya ‘yalan dünya’!
O yüzden dedim
ya yazmam gerek…
***
23 Nisan
‘Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı’
idi…
Ne mutlu bize
ve çocuklarımıza ki ‘Dünya’da bir tek biz de kutlanan ve Ulu önder
Atatürk’ümüzün tüm dünya çocuklarına armağanı olan bir bayrama
sahibiz… Çocuklarımız da, bu günü, ona yakışan bir şekilde
şarkılarla, şiirlerle kutlamalı ve gönüllerince oynayarak, bayram
gibi geçirmeli diye düşünüyorum ben…
Ama ne yazık
ki… Çoğu yerde sahne yine aynı idi…
Nedir 23
Nisan? Neşe dolmanın haricinde ne yapar bu günde insan? Mesela, mış
gibi yapar…
Çünkü; Bayram
mış gibi yapan miniklerin yanında bir de, büyük adam mış gibi
yapanlar vardır her sene olduğu gibi… Hani bir günlüğüne, kendi
koltuklarını çocuklara devredip, onların etrafa talimat
yağdırmalarını seyredip eğlenen büyük adamlardır onlar…
Bugünün
küçükleri, yarının büyükleridir derler ya hani…
İşte bu
nedenle, çocukların kimi örnek alacağı ve bizim onlara kimi örnek
gösterdiğimiz çok çok önemli… Anladınız değil mi ne demek
istediğimi?
Ben eminim ki,
Ata’nın çocuklarının ve onların Atatürkçü anne ve babalarının adresi
her zaman ki gibi değişmez, tek ve çok belli…
TRT’nin bayram
kutlamaların da, Hintli bir çocuğun Atatürk ile ilgili sorulara
verdiği cevaplardaki anlamlı yanıtları duydunuz mu?
- Atatürk
kimdir? : ‘Türklerin babası… Hepimize örnek’
- Ne yapmış
Atatürk biliyor musun? : ‘O olmasaydı biz burada olamazdık’
Hala anlamayan
var mı acaba? Atamız bize ne büyük bir nimet! Sadece bizim için
değil, emperyalizme karşı savaş verip bağımsızlığını elde etmiş bir
çok ulusun da ilham kaynağı, önderi…
O yüzden bu
gün batı uygarlığı dediğimiz devletler, geçmişte vahşi, günümüzde
ise ekonomik sömürgecilik yaptıklarından dolayı halkımızın
belleğinden Kemalizm’i silmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Ben ne
demiştim? Yazmam gerek, yazmak gerek… Hatta bol, bol hatırlatmak
gerek
***
Ve ‘Dünya
Kitap Günü’ (23 Nisanı da içerisine alan hafta)
Bu konuda çok
fazla bir şey söyleyecek değilim…
Sadece
aşağıdaki örnek bile fazla söze gerek bırakmıyor düşüncesindeyim…
Türkiye; deki
kahvehane ve kütüphane sayılarının kıyaslaması:
Kütüphane sayısı 1412
Kahvehane sayısı 570.000
Buna göre: 49.500 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir
kahvehane düşmektedir.
***
Hadi şimdi hep
birlikte söyleyelim
Konu
başlıklarına göre, siz ana yazıya uygun olan başlığı (şarkıyı)
seçin…
-
Adı güzel,kendi güzel Muhammed
-
Batsın bu
Dünya! Bitsin bu rüya!
-
Bir Dünya
Bırakın biz çocuklara, ıslanmış olmasın göz yaşlarıyla…
-
Benim hala umudum var… İsyan etsem de istediğim kadar!
İyi haftalar
dilerim…
Banu Durgunlu
24.04.2009

|