|

ZAFER BAYRAMI
& HERKES GİBİ AMA HERKESTEN FARKLI…
Hiç bir Zafer
gaye değildir.
Zafer, ancak
kendisinden daha büyük olan gayeyi elde etmek için gerekir, en belli
başlı vasıtadır.
Gaye,
fikirdir. Zafer bir fikrin istihsaline(elde edilmesine)hizmeti
nispetinde kıymet ifade eder. Bir fikrin istihsaline dayanmayan bir
zafer etkili olamaz(yaşayamaz).
O, boş bir
gayrettir. Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin
kazanılmasından sonra yeni bir alem doğmalıdır, doğar.
Yoksa başlı
başına bir zafer boşa gitmiş bir gayret olur.
Mustafa Kemal
Atatürk
(Ankara,16
Eylül 1921)
Tarih:30
Ağustos 1922,yukarıdaki konuşmadan yaklaşık bir yıl sonra...
Kazanılan bir
büyük taarruz! Ve zafer!
Bu zafer;
Bir milletin
yeniden doğuşunu,
O milletin her
ferdinin -kadını, erkeği, çocuğu ve ordusu ile- emperyalist güçlere
karşı verdiği mücadeleyi,
Kazanılan bu
zaferle, yapılan işin, yalnızca askeri anlamda ülkeyi düşmanlardan
kurtarmakla kalmayıp, devrim niteliği taşıdığını,
O en büyük
devrim neticesinde de, çağdaş bir devlet kurarak, halkın
çağdışılıktan,
yoksulluktan ve gerilikten kurtarılmasını,
simgeler.
Kazanılan bir
tek savaş değil, bir milletin geleceğidir...
Tıpkı o
konuşmasındaki gibi, hedeflenen gerçek zafer elde edilmiştir.
Hiç bir Zafer
gaye değildir.
Zafer, ancak
kendisinden daha büyük olan gayeyi elde etmek için gerekir, en belli
başlı vasıtadır.
Gaye,
fikirdir. Zafer bir fikrin istihsaline(elde edilmesine)hizmeti
nispetinde kıymet ifade eder.
Son söz:
Aradan 87 yıl geçti Atam...
Ne yazık ki;
Emperyalist güçlere karşı verdiğimiz mücadele --farklı yollarla da
olsa--halen devam etmekte!
Milletinin
çağdaşlaşma süreci ise farklılık gösteriyor!
Ama yine de;
Erdal Atabek' in deyimiyle;
‘Cumhuriyet
çocukları’ , ‘Cumhuriyet Kadınları’ , ‘Cumhuriyet erleri’ bir
orkestra olarak çağdaş Türkiye'nin zafer senfonisini yazacaklardır.
Ne Arap
yalelelisi, ne tekke iniltisi, ne arabesk sızıltısı.
Dağ Başını
Duman Almış' larla...
Onuncu yıl
Marşı'yla...
İstiklal
Marşımızla...
Atatürk'le...
Hepimiz
Ayaktayız...
NUR İÇİNDE YAT
ATAM... ÖZLEMİN GÜN GEÇTİKÇE DAHA DA ARTIYOR!
30 AĞUSTOS
ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
***
HERKES GİBİ AMA HERKESTEN FARKLI
Yaklaşık 10
yıl önce... Güzel bir sonbahar sabahı... İşimin başındayım, yeni bir
gün beni bekliyor.
Bankaların
olağan hafta başı yoğunluğuyla çalışmaya başlıyorum. O dönem
Bireysel Pazarlama uzmanıyım; kredi kartları, konut ve şahıs
kredileri, döviz hesapları vs. açıp müşterilerimizle ilgileniyorum.
Herkes gibi
girdi kapıdan, herkes gibi geldi yanıma...
Herkes gibi
bir hesap açtım...
Herkes gibi
tanıdım onu, herkes gibi kayıt altına aldım...
Herkes gibi
gitti sonra, herkes gibi vedalaştım...
Herkesten
farklı geldi sonra, işi olsa da, olmasa da...
Herkesten
farklı baktı, konuştu, güldü...
Herkesten
farklı dinledi beni, anlattım uzun, uzun...
Herkesten
farklı sardı beni, herkesten farklı SEVDİ!
Herkesten
farklı sardım onu, herkesten farklı SEVDİM!
Herkese
söylemeden önce, sordu bana...
Herkes
bilmeden önce EVET dedim...
Herkese
söyledik sonra, herkesi sevindirdik...
Herkese
söylenmez oysa böyle şeyler, nazar değer herkes bilirse!
BİZ
BİRBİRİMİZİ GERÇEKTEN ÇOK AMA ÇOK SEVDİK…
26 Ağustos
2000
De…
Evlendim ben o
‘herkesten farklı’ adamla…
Aşkımız bizi
kolladı,
Yıllar yılları
kovaladı,
Çocuklarımız
bizi bize daha da bağladı…
Dokuz seneyi
devirdik ve 10.yılımıza girdik…
Nice 10
yıllara Aşkım…
Nice, nice…
Aşkla…
İyi haftalar
dilerim…
Banu Durgunlu
30.08.2009

|