Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

BAYRAM…

 

‘Nerede o eski bayramlar?’ edebiyatı yapmak istemiyorum bu bayram…

Yeterince yazıyor herkes bir şekilde… Olandan, olmayandan.

Bayram -isteyen için- eskiden neyse yine öyle…

Çünkü bence; Özlenen eski bayramlar değil… O eski bayramlarda ki çocukluğumuz…

Hepimiz o çocuğun saflığını, coşkusunu, heyecanını arıyoruz bir şekilde…

Eh yaş almış başını gitmiş…

O çocuk, nice bayramlar görmüş ama hayat her zaman bayram değilmiş.

Bayram harici günleri de görmüş…

Savaşlar görmüş çocuk… Ölen insanlar görmüş…

Ya da savaş olmasa da; öldürülen insanlar…

Yalanlar görmüş pek çok, riyalar, çıkarlar…

Kendi menfaatleri için vatanını satanlar…

Bakmış çıkar yolu yok…

Sayılı birkaç gün için de olsa içindeki çocuğa dönmüş…

Bayramı anlatmış çocuk yanı…

Bir kaç satır, bir kaç anı…

 

BAYRAM;

Bütün bir ay tutulan oruçların bittiğini müjdeleyen günler…

Eli öpülesi büyükler, sevinesi küçükler…

İçi bayılası tatlılar, çatlatası ikramlar…

Kalabalık sofralar… Sofra da akrabalar…

Kapı, kapı dolaşmaktan ayakları vuran ayakkabılar…

Küçücük avuçları dolduran harçlıklar, çikolatalar.

 

BAYRAM;

Bazen; aynı şehir de koca bir yıl görüşemedikleriyle kavuşması insanın…

Bazen de; Artık istesen de göremeyeceklerinin hasretine dayanması…

 

BAYRAM;

Kimi evler de; Düğün tadın da…

Kimi evler de; Hüzün…

Kimi alır başını gider… Kimi başın da bekler…

Kimi uzak… Kimi yakın…

 

Aslında ne olursa olsun…

Bayram herkese aynı şeyi ifade eder…

 

Birlik, beraberlik içerisinde sevdiklerimiz ile geçirilen zamanlardan,

Aile ile yenilen ve elbette ki ayarı kaçırılan

Yemek’lerden sonra çöken

Rehavet sonrası görülen

Anlatılmaz,

Mutluluk :)

 

 

İÇİNİZDEKİ ÇOCUK BAYRAM SEVİNCİNİ HİÇ KAYBETMESİN…

BAYRAMINIZIN ŞEKERİ BOL OLSUN…

 

 

Banu Durgunlu

21.09.2009