|

YAKIŞIR!
Hayat daha bir
hızlı akıyor sanki bu aralar.
*Geçen hafta
bizim kardelenleri ziyaret ettik, maddi durumları iyi olmayan, çok
zor koşullarda okuyan ama hepsi pırıl, pırıl başarılı, yüzleri de
yürekleri gibi aydınlık ve güzel çocuklar... Perşembe sabah
Özgür'ümü aldım ve düştük yola. İstikamet; Z.G. İlköğretim okulu.
Öğrencilerimizi beklerken, sohbet ettiğimiz öğretmenlerden 29 Ekim
Cumhuriyet Bayramına denk getirilen? Domuz gribi için yapılan genel
temizliği konuştuk; Sınıflar çamaşır sularıyla temizlenmiş ama
sadece yerler, sıraların üstlerini silmemişler bile:(
Şimdi;'Dostlar
alışverişte görsün' buraya yakışır mı? Yakışır!:(
*Öğrencilerimizden birinin annesi anlattı; Irmakları yeşil akan bir
dershanenin deneme sınavına girmiş oğlu, çok iyide puan almış…
Demişler ki;gelsin bize,size %40 indirim...
Annenin evde
başı açık ama dışarıda örtüyormuş. gitmiş konuşmaya, bakmışlar başı
örtülü;
'Aaa demişler
sen dindarsın?'o zaman indirim % 60!?
Almış oğlunu
çıkıp gitmiş anne. Günlerce aramışlar getirin oğlunuzu diye;
anne;100 YTL bile deseniz artık size göndermem demiş. Oysa maddi
olarak muhtaç durumdalar, gurur duydum anneyle ve düşünce
sistemiyle;
''Başımı
örtüyorum diye beni farklı sandılar ama biliyorum onları, tam da bu
yaşlar da yıkatmam oğlumun beynini'' dedi, anlatıp durdu anne...
Hepimiz
müslümanız, din hepimizin dini… Elbette ki kendi dini inançları,
yorumları, tercihleri çerçevesin de başını örtebilir insan... Önemli
olan şekil değil, o şeklin içindeki zihniyettir zaten...
Şimdi;'Atatürk
ölmedi, içimizde yaşıyooooorr' buraya yakışır mı? Yakışır! :)
*Yine başka
bir öğrenci; henüz 9 yaşındaki Bilal... Kendisine hediye ettiğimiz
bilgisayarı bir başka arkadaşına verecek ve benden daha başarılı,
onun daha çok ihtiyacı var diyecek kadar da koca yürekli. Hepimizi
duygulandırdı bu davranışıyla. Düşünün o yaştaki bir çocuk ve
paylaştığı şey çikolata değil, bir bilgisayar:( Aklımız kaldı Bilal'
de...Özgürümle ayrıldık yanlarından ama içimiz buruk.Bagajda bir
adet PC var ama onun da verilecek yeri var derken...Yürekten yapılan
her paylaşımın,her yardımın geri dönüşünün misliyle olması gibi
birden işler yoluna girdi...Biz yarım saat sonra arabanın
bagajındaki Pc'yi Bilal'e teslim ediyorduk sevinç ve gurur karışımı
duygularla...
Şimdi; 'Az
veren candan, çok veren maldan' buraya yakışır mı? Yakışır!:)
*Geçen hafta
içi bir gün, sabah fotoğraf kursumdan sonra, yemeli içmeli, bol
muhabbetli bir toplantıya gittim, oldukça keyifli geçti, seviyorum
hepsini iyi insanlar. Kalabalık olunca ve kalabalık kadınlardan
oluşunca herkes bir şeyler anlatma telaşındaydı.Gündem;domuz gribi,
gdo,kitaplar,filmler,yemek tarifleri vs.
Aslında
çoğunlukla; Bizim yazarak dile getirdiklerimizin sözle ifadeleri...
Bir ara -en
güzeli haber filan seyretmemek, seyredip streslenmemek, bilmemek-
diye bir cümle geçti.
Sanırım o ruh
haliyle; Vatan millet Sakarya, aldım sazı elime...
Konuşmaktan
çok yazmayı seven ben, aşka geldim, bülbül oldum, hatip kesildim...
Ne açılım
kaldı, ne akıl değmemiş kafa!
Ne domuz
gribi, ne aşısı... Ne de soğanı, sarımsağı...
Ne gdo'lar, ne
tarımda uygulanan kota'lar...
Ne de 29
Ekimde sözde ilaçlama için kapatılan okullar.
Ne 10 Kasıma
denk getirilen meclisteki açılım tartışmaları...
Ne bir gün
öncesinde tanık olduğum yukarıda yazdığım yeşil ırmaklar!
Kendi
çocuklarımız için harcadığımız çikolata parasından bile az bir
miktarla okuyan çocukları.
İhtiyacı
olanlara yaptığımız kullanılabilir durumdaki kıyafet, kitap,
kırtasiye yardımlarımızı, diktiğimiz ağaçları, başkaları için bir
şeyler yapmış olmanın verdiği manevi hazzı...
Ne de yine 10
Kasımda başlayacağımız saat 20:00 de ki 1 dk.lık karanlık
eylemini...Sizde katılın,bir şeyler yapmamız lazım,bu bizim en doğal
hakkımız tepkisiz bir toplum olmayalım.Göstere, göstere, gözümüzün
içine baka, baka harcıyorlar ülkeyi...Dedim...
Arada bir kaç
haklısın kafa sallayışı ve fikir bildirimi de aldım şükür ama
çoğunlukla kendim çaldım kendim söyledim:(
Şimdi;'Bana
dokunmayan yılan...','Doğru söyleyeni dokuz köyden...’
Buraya yakışır
mı? Yakışır! :(
*Hafta sonu
babamı, kayınpederimi ve kayınvalidemi, yani bizim hacıları:) yemeğe
aldık...
Gitmeden önce
son kez aile büyüklerimizle birlikte olduk böylece. Ettikleri
dualara amin demekten yorulduk desem sanırım heyecanlarını,
sevinçlerini ve anne babanın hayır duasını alan bizim hislerimizi
anlatmaya gerek kalmaz:)
Fotoğraflar
çekindik bol, bol... Torunlar, anneler, babalar, evlatlar...
Ve ben; dilim
söylemese de kalbim hep sızladı...
Babam…
Annemin
yadigarı, huysuz ve tatlı ihtiyarım, sert görünümlü yufka yürek,
çocuklarımın müdür dedesi, başımı omzuna yasladığım, kollarının
altına güvenle sığındığım ilk erkek...
Yine dön bana
olur mu? İnan göründüğüm kadar güçlü değilim.
Dönüşte bana
bir masal daha anlat baba...
Rabbim
hepinizin yolunu açık etsin. kazasız belasız gidip gelin
inşallah.(Yazar gözyaşlarını silmek üzere sayfayı terk etti)
*Bugün pazar,
bütün gün evdeydik zira; Çocuklarımız hasta:(
Şimdilik biraz
ateş, öksürük, kırgınlık var. Özellikle ateşleri sürekli takibimiz
de.
Bakalım bu
gece yine sabahlayacağız olsun, onlar iyi olsunlar da gerisi hikaye.
Şimdi;
‘Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir’...Ya da
‘Ayağını sıcak
tut başını serin, düşünme öyle derin, derin’... buraya yakışır mı?
Yakışır!
*Salı günü 10
Kasım; Yüce Atamızın ölüm yıldönümü…
Şimdi; BENİM
NACİZ VÜCUDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR… FAKAT TÜRKİYE
CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR’’MUSTAFA KEMAL ATATÜRK…
Buraya yakışır
mı? Yakışır!Hem de nasıl?!
Rahat uyu
Atam… Emanetin güven de…
İyi haftalar
diliyorum…
Banu Durgunlu
08.11.2009

|