Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

NİNNİ

Bu ara zaman ayıramıyorum yazmaya... Biraz da canım mı istemiyor ne?

Hani yılsonu gelmiş, hatta geçmiş olmasa,'hadi bir ses ver artık' diyenler eşliğin de...

Bir hafta daha uzar mıydı bu tatil? Neyse...

'Bir yanımız yaprak döker, bir yanımız bahar bahçe' formun da girdim yılın son haftasına ve yeni yıla... Sevinçlerle karışık hüzünler içerisindeyim...

Memleketin hali malum, herkeste adı konulmamış bir korku... Korkuyoruz:(

Oysa; Korku insana yavaş, yavaş farkında lığını kaybettirir!

Farkında mıyız?

Yarın ne olacak bilinmezliği?(Ya da bilinen ama dile getirilmeyen!)

Persepolis örneği, İran gerçeği....

Bir de uslup sorunu yaşayan 'odunlar' var ki, meşe ağacının kökleri!!!Göre göre, bile bile,nereye kadar !!:(

Önümüzü göremiyoruz diyorlar,oysa görmek için illaki bakmak gerekmez, bazen dinlemek de gerekir.Zira 'bizim ilgili şahıs' bağıra, bağıra konuşuyor ve bağıra, bağıra geliyor muhtemelen o korktuğumuz???

Bu mu? diye düşünüyorum, içim yanıyor, bu mu hak ettiğimiz? Bu mu Atatürk Türkiye si?

Bu mu layık olduğumuz düzen ve hepimizi 'sadece!' üzen?

Sadece kısmından sonra hep aynı yazı(mail) geliyor aklıma,

Yılı hatırlamıyorum; Yer Türkiye, yönetim şeriat:(Baba ve oğlu eski fotoğraflara bakıyorlar...

Çocuk soruyor haliyle, eskiyi, yeniyi sorguluyor...

Peki; Hiç bir şey yapmadınız mı baba? Tepki vermediniz mi?

Baba derin bir iç çekip cevap veriyor; Vermez olur muyuz oğlum? bize gelen bütün 'uyanış' maillerini forward ettik?!:((

Her seferin de en çok da çocuklarım için üzülüyorum:(

 

Ve işte yeni bir yıl daha geldi...

Tüm yaşananlara rağmen yüreğimin kanat çırpışlarına engel olamıyorum...

'Bir kuş kanatlanır şu gönlümden... Çırpınır, çırpınır da uçamaz...':)

Hayatın, yaşamanın, ya da sadece insan olmanın güzelliği de bu sanırım...

Gelecek kaygısı taşırken bile gelecek için uğraşmak, birçoğunu gerçekleştiremese bile planlar yapmak bir de üstüne... Faniliğini bile, bile hem de...

Hepsi bir yana tek dilek; iyi şeyler düşünüp iyiyi ümit etmek belki de?

 

İnişleri, çıkışları, doğruları, yanlışları, sevinçleri, hüzünleri ile koca bir yıl daha geçti işte ömrümüzden…

Umarım hepimiz için yeni yıl da hep iyi şeyler olsun...

Olmayanları da biz olduralım ya da gücümüz el verdiğince.

Önemli olan;

'LİMON' DAN, 'LİMONATA' YAPABİLMEK DEGİL MİDİR ZATEN?:)))

 

 

Çifte Kavrulmuşun Notu: Candan Erçetin’in yeni albümünden ‘Ninni’…

Ama bu Ninni ‘farkında’ lığını kaybetmeyen büyükler için; Ya da uyanmak isteyenlere!

 

 

NİNNİ…

 

Uyusun da büyüsün ninni

Tıpış tıpış yürüsün ninni

Dertlerini sürüsün ninni

Oğlum kızım uyusun ninni

 

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde

Çok da uzun olmayan belli bir zaman önce

Çok da uzak olmayan çok güzel diyarın birinde

Bereketi dillerden düşmeyen bir köy varmış

 

Denizi de bilirmiş dağı da bilirmiş bu güzel köyün insanı

Yağmurda yürür karda kayar ama güneşli günleri

severmiş

Meze yaparmış bu köylüler iki kadehe tüm acılarını

Böylece birden unutuverirmiş geçmiş dargınlıklarını

 

Aslına bakacak olursan çok zenginmiş tarlaları

Ama nedeni bilinmez bu köylüler her daim fakir

Yokmuş galiba köydeki kargaların bunda bir etkisi

Böyle gelmiş böyle gidermiş ne de olsa alın yazısı

 

Dayanamamış biri sonunda kargalara baş kaldırmış

Hakkımızı yiyorlar deyip bütün köyü ayaklandırmış

Sonunda başa çıkmış köyü istila eden kargalarla

Ama kendisi de göçüp gitmiş gibi tabii eninde sonunda

 

Ardından ağlamış köydeki herkes çok uzun yıllarca

Ağlarken ağlarken köy unutmuş kargaları tamamıyla

Üzülüp dövünüp dururken birden övünmeye başlamış

Ancak övünüp durduğu sadece hatıraymış

 

Günün birinde köyün üstüne kapkara bulutlar yerleşmiş

Kimse bu bulutları kargaların getirdiğini fark etmemiş

Köydekiler yaz yağmurudur gelir geçer zannetmişler

Ama bu kara bulutlar kopacak fırtınanın habercisiymiş

 

Kargaların çalacağı emekten medet uman bazı kurnazlar

Köylüye ninniler söyleyip apaçık hedef şaşırtmışlar

Soytarısıyla yalancısı bu köyün bir gün gelmiş el ele vermiş

O bildik beyaz camın içine girip siyah yalanlar söylemiş

 

Onların baktığı yerden bütün köy çok aptalmış

Çünkü aptal olmasalar böyle aldanmazlarmış

Değil mi ki bütün köy olana bitene ses çıkarmadan bakmış

O zaman başlarına gelene müstahaklarmış

 

Ah ne güzel ninniymiş bu cehalet

Herkes dalıp uyumuş nihayet

Top atsan uyanmazmış bu rehavet

E benim köyüme e e

 

Aslında köyün akıllısı çokmuş alimi dedesi filozofu çokmuş

Var diye bas, bas bağırıyorlar ama hiçbirisinin söz hakkı yokmuş

Çünkü bilene düşünene yazana kargaların itirazı çokmuş

Ve onlardan öğrendikleriyle kurnazlar herkesi uyutmuş

 

Güzel köyüm ne zaman uyanırsın

Bu duruma ne kadar dayanırsın

Sanma ki uyurken kazanırsın

Hadi köyüm ne zaman uyanırsın

 

 

İyi haftalar dilerim…

Banu Durgunlu