Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

 

 

 

   

Güzel Bir Gün

Sabah erkenden kalkılır, küçük kuzu bin bir numarayla okula gitmeye ikna edilip servise bindirilir ve serin havadan derin bir nefes çekilir…

Büyük kuzu aceleyle ders başına oturtulur, türlü çeşit teşviklerle ödevinin en kısa sürede bitirmesi sağlanır…

Küçük kuzunun uyanışıyla servise binişi arasında geçen süre içinde talan ettiği ev hızla toplanır, tüm camlar kapılar açılır, günün, güneşin eve dolması sağlanır…

Bir yandan yumurtalar haşlanmakta, maydanozlar sirkeli banyolarını yapmakta, çay suyu fokurdamaktadır…

Zil çalar, sevgili dost ve kuzuları kahvaltıya gelmiştir, tazecik ekmek de ellerinde…

Sofranın eksikleri birlikte tamamlanır, yumurtalar soyulur, ekmekler dilimlenir, çocuklara “haydiiii” diye kırk beş kere seslendikten sonra kahvaltıya başlanır… 

Çaya iki şeker yeterdir, oğlum yumurta yesenedir, kızım o ekmek bitsin lütfendir, ay ay ayy şimdi dökeceksindir…

Gürültü, takırtı, şıkırtı, zırıltı eşliğinde kahvaltı edilir, çaylar soğur soğur tazelenir, ama olsun içeri geçince bir fincan sıcak çay ele geçerdir…

Çocuklar çoktan toz olmuştur, onlar doymuş, Allah artırmış, sofrayı da kuran kaldırmıştır…

Birer fincan sıcak çay elde dosta birlikte salona geçilir, beni de anlat, beni de sor diye uzun zamandır sırada bekleyen konular ortaya konur, fakat kuzular yine sahnededir… Birinin tuvaleti gelir, diğerinin silgisi biter, öbürünün aklına unuttuğu ödevi gelir…

Çaylar mı? Anneler zaten yıllardır soğuk çayı sevmektedir…

Vakit gelir, büyük kuzular da okula bırakılır…

İşte gün bugündür!

İki dost yıllardır bu anı beklemektedir…

Gözler ışıldar, ağızlar kulaklara doğru kayar, avuçlar kaşınır, yollara düşülür… İstikamet? Kitap Fuarı!

Fuar sürü sürü kuzularla dolup boşalmaktadır, hava azalır, nefes daralır, fakat hiçbir yayınevinden kusur kalınmaz. Azmedilir, iştahla gezilir, gezilir, eller kollar kitaplarla doldurulur; ağrıyan baş, zonklayan kaş, kazınan mide ile fakat kuş gibi hafif, çocuk gibi şen arabanın yolu tutulur…

İkişer kuzu büyütmüş anneler zamanı mükemmel kullanmıştır, eve dönmek için henüz erkendir… Birlikte keyifli ve de leziz bir yemek yenir… Tatlı tatlı sohbet edilir…

Ve elbette bu güzel gün birer fincan kahveyle taçlandırılır…

Dostu, dostluğu ve bu güzel günü nasib edene duyulan minnet tüm hücrelerde hissedilir… Şükredilir…

 

 

Betül Yılmaz Eminsoy

06.03.2010