|

Zor Dostum Zor
Anne olmak zor…
Dokuz ay taşımak, canını ortaya koyup
doğurmak, canından can çıkarmak…
Yedirmek, içirmek, giydirmek…
Uykusuz kalmak, yorgun düşmek…
Eve kapanmak, yeni bir hayata
başlamak…
Ödev yapmak, okuma yazmayı,
matematiği, hayat bilgisini yeniden öğrenmek…
Bir oturuşta tabağındaki yemeği
bitirememek, soğumuş çaya, kahveye alışmak…
Sabahtan akşama, akşamdan sabaha
koşturup durmak…
Bu hengamede eş, evlat, arkadaş, komşu
olmayı unutmak…
Kırk günü, altı ayı, bir yaşı, ilk
dişi, ilk adımı, ilk lafı, okul çağını kovalarken hayattan
kovalanmak…
DEĞİL!
Yavrunu canı yanarken görmek…
Mesela ateşler içinde yatarken, bir
yeri kanarken…
Ağlaya ağlaya bitkin düşüp uyumuşsa
mesela, başucundan dakikalarca ayrılamamak, avuçlarını, ayaklarını
öpüp koklamak, hep gülmesini dilemek…
Yüzünde keder, bakışında eziklik
hissetmek…
Gözünden sakınmak…
O bir ahh dese tir tir titremek…
Annem deyişine kurban olmak…
Bir gülüşüne, bir öpüşüne dünyaları
vermek…
Allah’tan başka hiçbir şey dilememek…
Kendin için dua etmeyi unutmak…
Çok sevmek…
Her şeyden çok…
Çok sevilsin, incitilmesin istemek…
Mümkün olmadığını bilmek…
Pamuklara sarmalamak, sarmak…
Kanatlarının altından çıkmasına
dayanamamak…
Kanatlarının altından uzaklaştıkça
yaralandığını, berelendiğini görmek, bilmek…
Büyüdükçe, kanatlar altına sığamaz
oldukça koruyamamak…
Kötülükleri kovamamak…
Kötülükleri bırak, kabalıkları bile
kovamamak…
Düşüncesizlikten, merhametsizlikten,
anlayışsızlıktan kaçıramamak…
Çok zor…
Anne olmak zor…
Bir kere anne oldun mu yürek
çarpıntısından kurtulmak yok…
Sevgiler…
Betül Yılmaz Eminsoy
28.02.2009

|