|

Anı Kumbaram - 1
Bugünlerde Büyük Kuzum…
Sabah erken kalkıyor ben uyanmayayım
diye salonun kapısını çekiyorsun.
Ben kalkana kadar sesi sonuna kadar
kısık (!) çizgi film izliyor, resim yapıyor ya da küçük askerlerinle
oynuyorsun. Ben kalkınca çizgi filmin sesini açıyorsun :)
Kahvaltıda ne yapayım size diyorum, ya
krep ya da omlet diyorsun…
Kahvaltını bitiriyor, sütünü kahveli
seviyorsun.
Dişlerini büyükler için olan macunla
fırçalıyor, her seferinde gelip bana gösteriyorsun. Ayy nasıl da
parlamış diyorum, bu sefer parlayan gözlerin oluyor:)
Okula kaç saat kaldığını sayıyor,
zaman ne çabuk geçiyor diyorsun:)
Seni olduğunun üç katı gösteren
pofidik paltonu giyiyor çantanı sırtlanıyorsun…
Dikkat et annecim, seni çok seviyorum,
Allah’a emanet ol diyorum, tamam anneee diyip el sallıyorsun.
Koşarak cama çıkıyorum ama senin
apartmandan çıkman dakikalar alıyor, ne düşünüyor, nelere
takılıyorsun belli olmuyor:)
Sen kapıdan çıkınca sana pişşşşt diye
sesleniyorum beşinci kattan, bakıp gülüyorsun, sen böyle güzel
gülünce ben kuş olup uçuyorum…
Yokuş aşağı koşarak gidiyorsun, çantan
sırtında hop hop ediyor… Yolun tam yarısında zınk diye duruyorsun,
neden bilmiyorum o noktadan sonra kaplumbağa adımlarıyla
ilerliyorsun:)
Sen koşarken önüne ağır adımlarla
ilerleyen biri çıkarsa sağından ya da solundan geçip gitmiyor
arkasından yavaşça ilerliyorsun, önündeki yolunu değişecek olursa
bir süre onu izliyorsun.
Göründüğün son noktaya kadar arkandan
bakıyorum, bakarken seni bana verene emanet ediyorum…
Akşam sınıftan en son sen çıkıyorsun…
Bazen markete girip futbolcu kartları
alıyorsun.
Galatasaray’ı tutuyorsun ama bütün
kartları topluyorsun, hepsini seviyorum ben diyorsun :)
Gelir gelmez yemek yemiyorsun, zaten
uyanır uyanmaz da yemezsin sen… Israr etmiyorum, acıktım ben demeni
bekliyorum:)
Uzun makarnayı, yayla çorbasını,
ıspanağı, balığı seviyor, salatanın sadece suyunu yenebilir
buluyorsun, o da bolca ekmek içiyle:)
Sen yemeğini yerken ben çantanı
kucaklayıp yanına oturuyorum…
Defterlerinden aferinleri, yıldızları
topluyorum... Kitaplıktan aldığın kitaba bakıyorum, sen bana
okuduklarını anlatıyorsun…
Beslenmene koyduğum tost ellenmemişse
anlıyorum ki üstten bir dişin sallanıyor yine :) Ertesi gün kek ya
da krep koyuyorum, kolayca ısırabilesin diye…
Şiirler yazıyor, etrafını süslüyorsun…
Tanesi üç liradan satıyorum, konu verin ben şiir yazayım diyorsun :)
Veriyoruz yazıyorsun, sonra kıyamayıp indirim yapıyorsun:)
Para biriktiriyor, hesaplar
yapıyorsun… Biriktirdiğin paraları beşer liralık banknotlar halinde
istif ediyorsun :) Baban sana en gıcır beşlikleri getiriyor sen
sevinçten uçuyorsun :)
Gece yatarken yanına küçük şişeyle su
alıyorsun. Sabaha hazır olsun diye çoraplarınla yatmak istiyorsun,
azıcık kavga ediyoruz, suratını asıp çıkarıyorsun:)
Yatmadan önce illa ki, sen ne zaman
uyuyacaksın diye soruyorsun :)
Ve her zaman yorganının üzerinde
uyuyorsun :)
Bir de…
Uyuduğunda cennet kokuyorsun…
…
Zaman akıp gidiyor, her şey
unutuluyor…
Bir gün, pek çaresiz hissedersem
kendimi, ya da yalnız yahut yorgun… Hatırlayıp gülümseyebileceğim
an(ı)larım olsun istedim de ondan yazdım bunları…
İlk aklıma gelenleri atıverdim anı
kumbarama, unutulup gitmeden biriktireyim ben güzel günleri, daha
sonra ilaç niyetine hatırlamak adına…
Bugünlerde büyük kuzum böyle işte…
Sırada küçüğüm var…
Yakında burada… Anı Kumbaram’da…
Sevgiler...
Betül YILMAZ EMİNSOY
07.03.2009

|