|

Bir gece...
Evin içinde
şöyle bir dolaşıyorum.
Orda burada
kalmış bardak tabak var mı?
Bulaşık makinası
durmuş mu?
Kapıyı iki kez
kilitlemiş miyiz? ( Rüzgarlı havalarda kasası içinde sallanıp
duruyor ve gece yarısı bu ses hiç çekilmiyor )
Telefonumun
alarmı kurulu mu?
Son
kontrollerimi yapıyorum her gece olduğu gibi.
Dişlerimi
fırçalıyorum.
Sonra…
Cup yatağa hooop
uykuya diyebilmeyi çok isterdim.
Henüz işim
bitmedi.
‘ Allah’ım
annemi, babamı, kardeşlerimi, kocamı, Şevval’i, Ayşe’yi, Ömer’i,
anneannemi, teyzemi, ablaları, onların ailelerini, hamile
arkadaşlarımı, onların minik bebeklerini, tüm annelerin kuzularını,
bütün arkadaşlarımı, içinde senin sevgini taşıyan herkesi koru,
doğru yoldan ayırma bizi, kötü insanlarla karşılaştırma.
Allah’ım bizleri
başa çıkamayacağımız imtihanlardan geçirme, evlerimizden huzuru,
canlarımızdan sağlığı, paramızdan bereketi eksik etme.
Allah’ım çocuk
sahibi olmayı isteyen, bunun için uğraşanların emeklerini boşa
çıkarma, bizlere sağlıklı, hayırlı, uzun ömürlü evlatlar nasip et.
Hasta insanlara,
hele minicik bedenlerine yakışmayan hastalıklarla uğraşan çocuklara
şifa, onların anne babalarına güç kuvvet ver.
Allah’ım lütfen
lütfen hak etmeyenleri bebek sahibi yapma.
Bu lütfu onlara
bahşetme, bu en güzel hediyeyi onlara verme.’
Biliyorum aciz
bir kulum gücüm yetmez, aklım ermez ama bu kadar çok isterken, bir
bebekten mahrum bunca insan varken böyle yaratıkların doğurmasını
anlayamıyorum.
Vardır mutlaka
bir sebebi, haddim değil sorgulamıyorum.
Kalbim acıyor
sadece.
Ruhum daralıyor.
İçim yanıyor.
Beni şaşırtacak
kadar büyük olan bir kin, tüm benliğimi sarıyor.
Korkuyorum…
Yok saydığım,
bastırdığım içimdeki potansiyel katil nanik yapıyor pişkin pişkin.
Neden böyle hey
heylendim anlatacağım elbet.
Ama önce derin
bir nefes alıp gücümü toplayayım.
………………………………………………………………………
*
Altı aylık hamileyken menenjit geçiren ve kaldırıldığı hastanede
beyin ölümü gerçekleşen iki çocuk annesi Yıldız Alçı (26) bebeği
için makineye bağlı yaşatılıyor. Bebeğin doğması için bir ay daha bu
koşullarda yaşaması gerek.
Ancak Alçı'nın imam nikâhlı eşi Erdinç Ceyhan bebeğin doğmasını
istemiyor.
Asgari ücretle çalıştığını söyleyen baba Ceyhan "Zaten iki çocuğum
var. Anneleri olmadan üç çocuğa bakamam. Hastane yönetiminden fişin
çekilmesini istedim" dedi.
…
"BEN derin devletin adamıyım" diyerek haraç alan çete lideri Orhan
Aykut'un seks kaseti ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan
Halime D.'nin, çete lideri ile sevişme görüntülerini 12 yaşındaki
oğluna çektirdiği belirlendi. Orhan Aykut ile Halime D. hakkında
'çocuk istismarı' yaptıkları gerekçesi ile soruşturma başlatıldı.
…
Olay, saat 12.00 sıralarında Yavuz Sultan Selim Mahallesi 5023
Sokak'ta meydana geldi. Komşularının ihbarıyla eve gelen polisler,
Savaş Çelik'in dövdüğü çocukları 5 yaşındaki Hatice ve 2 yaşındaki
Muhammet'i hastaneye kaldırdı. 2 kardeş, Şambaz Vehbi Ekecik Kadın
Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, baba Savaş
Çelik de polis tarafından gözaltına alındı. Doktorlar, vucutlarında
morluklar oluşan çocukların sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.
Çocuklarını döven Savaş Çelik ise Cumhuriyet Savcısı'nın talimatıyla
ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Çocukların,
tedavilerinin ardından yine aileye teslim edileceği öğrenildi.
…
MARDİN'in Nusaybin İlçesi'nde 19 yaşındaki M.K. yaklaşık 1.5 yıl
önce dayısının oğlu ile öz babasının tecavüzüne uğradı. Ardından
babası tarafından para karşılığı erkeklerle ilişkiye zorlanan ve 8
ay önce bir erkek çocuk dünyaya getiren genç kız, jandarmaya yapılan
ihbarla kurtarılarak koruma altına alındı. Baba ile birlikte, genç
kızla ilişkiye giren 4 kişi ise tutuklandı.
…
53 yaşındaki dede, 22 yaşındaki kızının dünyaya getirdiği kız bebeği
önce soba külüyle boğdu, ardından da cesedini dereye attı
…
İzmir’de terk edilmiş olarak bulunan ve kaldırıldığı hastanede
hayatını kaybeden 40 günlük kız bebeğin otopsisinde işkence gördüğü
ortaya çıktı. Dün saat 04.00 sıralarında Turgut Özal Rekreasyon
Alanı’nda spor yapan bir emekli, ağlama sesi duydu. İhbar üzerine
olay yerine giden polis, bir ağacın altında kundağın içinde bulduğu
bebeği ekip aracına aldı. Hava sıcaklığının sıfırın altında 1 derece
olduğu bölgede donmak üzere olan bebek, hemen hastaneye kaldırıldı,
talihsiz bebek, acil servisteki tedavisi sırasında hayatını
kaybetti.
…
Diyarbakır’da imam nikahlı eşi Türkan Gezginci’den olan 3 yaşındaki
oğlu Hasan’ı “Bu çocuk P.....’tir, benden değildir. Bu p.....’i niye
besliyorum?” diyerek işkence yaparak öldüren Ahmet Kaptan hakim
karşısına çıktı.
Duruşmada, çocuğun sanığa ait olup olmadığını tespit için yapılan
DNA testinin sonucu okundu. Adli Tıp Kurumu’nun tespitine göre
çocuğun babasının yüzde 99.99 ihtimalle Ahmet Kaptan olduğu
belirtiliyordu.
…………………………………………………………………………………………
Ruhunuz daraldı
mı?
Kalbinizden buz
gibi bir rüzgar geçti mi?
Boşluk,
yalnızlık duygusu oturdu mu içinize?
Yaktı mı
gözünüzü görünmeyen biberler?
Aldığınız nefes
yetmemeye başladı mı birden bire?
Anlıyor musunuz
beni?
Sanmayın ki çok
aradım, antenlerim mi çok açık yoksa algıda seçicilik midir bu
bilemiyorum ama gazeteyi açtığımda gözümü tırmalıyor bu haberler.
Düşünüp işin
içinden çıkamıyorum.
Açıklaması,
özrü, bahanesi yok hiçbirinin.
Nasıl olur,
olabilir aklım almıyor.
Allah’ım verecek
cezalarını, yaptıkları yanlarına kalmayacak.
Ama bunu bilmek
bile yüreğime su serpmiyor.
İstiyorum ki,
evladına şiddet uygulayabilecek, öldürebilecek, terk edebilecek,
ruhunda derin izler bırakabilecek insan sıfatındaki yaratıkların
kabusu olayım.
Bir gece yeter
bana.
Bütün bunları
hissederken yeterince korkutucu olabilirim.
İstersem
gözlerim büyür, dişlerim uzar, bırakırsam içimdeki katil sadece
nanik yapmakla yetinmeyebilir.
Oya da girebilir
rüyalarına mesela.
Kendi yazmıştı,
sivri tırnakları olabiliyor istediğinde.
Evladının
canının derdine düşmüş, çaresizliğine yanan, yavrusunu sağlıklı
görebileceği bir güne dünyaları verebilecek tüm anneleri temsilen
bana katılır diye düşünüyorum.
İstiyorum ki,
düşüp minik yaralanmalarında bile ciğeri sızlayan, çocuğunu avutmaya
çalışırken dayanamayıp onunla ağlayan annelerin gözyaşlarında
boğulsunlar.
İstiyorum ki,
minicikken tuttuğu eli ömrü boyunca bırakmayan, yaptığı
fedakarlıkların çetelesini tutmayan, evladı her baba dediğinde
dünyanın en mutlu insanı olan babaların duygularının altında
kalsınlar.
İstiyorum ki,
çocuğuyla birlikte kalbini, yaşama sevincini, ruhunu kaybeden
insanların içindeki karanlıklarda kaybolsunlar.
İstiyorum ki,
evlat hasretiyle yanan insanların ateşi onları dağlasın.
İstiyorum ki bir
kez sadece bir kez kalp diye taşıdıkları taşların yerine anne baba
yüreği konsun.
Son nefese kadar
devam eden tüm endişeleri, mutsuzlukları, hayalleri, umutları,
korkuları bir kez, sadece bir gece yaşasınlar.
Belki faydası
olur.
Belki ölümün
doğum kontrol yöntemi olmadığı, şiddetin ne kadar kötü olduğu, gücü
yetebildiği için zarar verebileceği düşüncesinin ne kadar yanlış
olduğu girer o kalın kafalarına.
Belki vardır
hala içlerinde merhamet kırıntısı.
Belki insan
olduklarını hatırlarlar.
Belki anne baba
olabilirler.
Belki artık
olmaz böyle haberler.
Kalkıp yüzüme su
çarpıyorum.
Gözyaşlarımın
iziyle birlikte düşüncelerimi yıkama çabalarım işe yaramıyor.
Bütün
kötülükleri, çirkinlikleri kapatıyorum en kuytu odama.
Kilitliyorum
kapısını sıkı sıkı.
Örtüyorum
gecenin karanlığını üstüme.
Dualarımı baştan
alıyorum.
Uyumaya
çalışıyorum.
Bitiyor bir gece
daha.
*Hürriyet,
Sabah, Vatan Gazetelerinin internet sitelerinden alınmıştır. Tümü
2008 yılının ocak ayına ait haberlerdir.

|