|

Genetik
Miras
Öncelikle gecikmiş
bir teşekkürle başlamak istiyorum.
Köşemin ismini
değiştirmek istediğimi paylaşmıştım sizinle.
Hatta yardımınızı
istemiştim. Yardım isteğimi dikkate alan, bana öneri getiren sadece
Hasibe oldu. ( Hakkını yemek olmaz, Ayşe’de telefon tacizlerimden
bunalıp yardımcı olmaya çalıştı ama baktı ki işin içinden çıkamıyor,
kıvrak bir manevrayla konunun dışında kalıverdi :) )
Huzurlarınızda
beni anladığı, her daim destek olduğu, köşemin isim annesi olduğu
için, zevkli, becerikli, düşünceli arkadaşıma çok çok teşekkür
ederim.
Lütfen kabul et
Hasibe’ciğim.
* * *
Biraz annemden
bahsedeyim size.
Alem kadındır
benim annem.
Çocuklarıyla
ilgili aklına gelen kötü şeyler gerçekleşecekmiş ( ne hikmetse hep
kötü şeyler gelir ) gibi düşünür, felaket senaryoları yazar, onlara
inanır, kendini perişan eder.
Diyelim ki
buluşacaksınız, 15-20 dakika geciktiniz, annem nerede trafik kazası
geçirmiş, hangi hastaneye kaldırılmış olabileceğinizi düşünmeye
başlamıştır bile.
Ben ortaokul ya da
lisedeyken az sorun yaşamadık bu yüzden. Arkadaşlarımla bir yere
gitmek istemem olay olurdu evde.
Ya arkadaşlarım
düşündüğüm kadar iyi insanlar değilse?
Tamam onlar iyi
diyelim ya onların arkadaşları kötü niyetli insanlarsa?
Ya başımıza bir iş
(?) gelirse?
Uzayıp giderdi
böyle liste.
Kolay vazgeçmezdi
annem ama bende kolay lokma değildim inatçılık konusunda.
Ayrıca yasaklar
çok cazipti. Aslında çok istemesem bile annem yasakladığı için
yapardım, bir şey dürterdi beni.
Anlatmadan
edemeyeceğim.
Yazlıkta o kadar
bezdirmiştim ki canından diskoya gitmemize izin verdi. Disko
dediğime bakmayın canım, matah bir yer değil, gece olduğunda renkli
ışıklar, bangır bangır müzikle tamamlanan deniz kenarındaki çay
bahçesi.
Neyse bir heves
hazırlanıp çıktık.
İçeriye yeni
girdik, destur bismillah, bir baktık annem babamı sürüklemiş,
peşimizden gelmişler!
O zaman en büyük
korkularından biri gazozumuza ilaç atılması olan bir kadından
bahsediyorum ben, niye şaşırmıştım ki?
O ilk ve son oldu.
Bir daha onaylamayacağından emin olduğum hiçbir şey için izin
istemedim annemden.
Babamla halletmeye
çalıştım, yalan söyledim ( marifet değil, kabul ediyorum ), bazen
yakalandım, ceza aldım ama peşimden gelmişler mi diye kapılara
bakmama gerek kalmadı.
Şimdi anlıyorum,
annemin fazla korumacı tavrıydı böyle davranmasına sebep ama eskiden
en önemli işinin beni kısıtlamak olduğunu düşünürdüm.
Tatmin edecek
açıklamalar yapmadığı için belki.
Hep eleştirdim
annemi.
Sonra fark ettim
ki bir tek annem değil böyle hayal ürünü korkular besleyip büyüten.
Ailenin tüm
kadınlarında var bu delilik parça parça.
Biraz annem
değişti, biz büyüdük, biraz O’nu anlamaya çalıştık / başladık eskisi
kadar sorun yaşamaz olduk.
Kandil akşamı
işten çıkmadan önce aradım annemi, istediği bir şey var mı diye.
Konuştuk ve en
fazla 20-25 dakika sonra evdeydim.
Ama kapı duvar.
Zili çalıyorum çalıyorum açan yok. Apartman kapısının kilidi yeni
değiştiği için bende anahtar da yok.
Arka tarafa
dolaştım, camdan sesleneyim diyorum ev karanlıklar içinde.
Cep telefonları
cevap vermiyor.
Daha yarım saat
önce evdeydiler, nereye gittiler?
Kesin birisine bir
şey oldu.
Ben ışık hızıyla
senaryolar yazarken böyle, dizlerimin bağı çözüldü.
Karşı komşumuzun
zilini çaldım bu kez.
İçeriye girdim
nihayet, gayet normal gözüküyor, yani hiç öyle felakete uğramış bir
hali yok evin.
Telsiz telefon yok
yerinde sadece.
Tam o sırada üst
kat komşumuzun kızı geldi.
Annem kandil
münasebetiyle helva yapan komşumuza yardıma çıkmış.
Ben aradığımda da
oradalarmış bana söylemeyi unutmuşlar.
Yukarıya çıkar
çıkmaz söylenmeye başladım.
Neden sonra fark
ettim ki verdiğim tepkiyle ben annemin 10 yıl önceki haliyim.
Ve yine fark ettim
ki yaşlandıkça annemleşiyorum.
Fiziksel olarak
çok benzemem ben anneme.
Ama bu genlerin ne
yapacağı belli olmuyor hiç, annemden aldığım kodlar beni bu hale
getirdi biliyorum.
Ailenin ‘parça
parça deli kadınları’ arasında olduğumu kabul ediyorum artık.
Ve artık biliyorum
ki tüm annelerin söylediği ‘ şimdi kızıyorsun ama büyüyünce beni
anlayacaksın, çünkü bana benzeyeceksin’ lafı safsatadan ibaret değil
düpedüz kehanetmiş ve gerçekleşebiliyormuş.
Haberiniz olsunJ
Sevgiler…

|