Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Huzur bodrumum…

 

Bu sene başka bir şey oldu. Oyuncu yaz Bodrumda uykuya daldı.

Akışına bıraktım.

Az program yaptım.

Hamaktan gökyüzüne hiçbir şey düşünmeden uzun uzun baktım. Sadece düşünmekle değil bodrumumu hatta dünyayı diğer duyularıma odaklanarak deneyimlemeyi seçtim. Uzun uzun kokladım. Denizde dinlendim. Gözlerimi kapayıp ıssız adalara gittim.

Birde az konuştum galiba. Bir şeyler içmem, yemem ve gezmem konusunda türlü ısrarlara maruz kaldım.

Birde bırak elinden şu kitabı diye bir söz hatırlıyorum. Herkesin dilindeki şu sıralar belki de en popüler roman; Aşk’ı orada okudum. Aşkı çok önemseyen ve bir had hudut tayin edilemeyecek bir şey olduğunu düşünen biri için tarifsiz bir keyif verecek bir kitaptı, öyle de oldu. Elimden düşmedi o pembe kitap.

Pembe kitap herkesin elinde dilindeydi bodrumda. Şimdi sizlere bunları yazarken gözümün önünde, beyaz minderler ve pembe kitaplar dolu bir Gölköy manzarası konuşlanıyor. Aslında ne kadar Aşk’a meraklıymışız da vakit olmamış gibi görünüyor değil mi? J

Şehre döndüğümde Şems’in konuşmalarında derlenmiş tek eseri Makalat’ı, Rumi ve Şems’in dostluklarını anlatan diğer kitapları büyük bir heyecanla araştırdım ve sipariş verdim şimdi başucumda Makalat duryor. Yudum yudum okuyorum. Hepinize her gün bir yudum tavsiye ederim. Psikolojinin en işlevsel ekolleri ile Mevleviliğin arasında çok büyük benzerlikler olduğu çok önceden dikkatimi çeken bir şeydi. Ancak Şems’i okumak bu benzerliklerin de ötesinde başka kapılar açıyor. Bu konuda daha da derinleşen bir merakla ilerlemek niyetindeyim. Öğrendikçe de paylaşacağım. Zaten o paylaşım da ayrı bir keyif…

Şimdi şehre dönüş kısmına geçmişken geri Bodrumuma döneceğim en azından yazımda döneceğim. Çünkü eksik kalır.

Aslı ve annesi…

Bu şahane yer bana yine çok güzel bir hediye verdi. Yüzyıldır var gibi sıcacık bir Aslım ve annesi oldu hayatımda. Bazen karşı karşıya açıyorsun kapını ve merakla dalıyorsun içeri. Aynı senin evin gibi, aynı hüzün aynı neşe asılı duvarlarda, gözünde aynı tondan bir pırıltı bakış. Hepimizin kalbi kilitli değil işte kutularda. İyi ki de değil. Kocaman sevebilmek için açmak lazım kapıları ve kırmak kilitleri…

 

Yazın son demlerinin keyfini çıkarmanız dileğiyle…

 

                                             Uz. Psk.  Elif K.

 

 

ferahmekanim@gmail.com