|

Annem, Ben ve
Kedim Cumba
Geçtiğimiz
haftadan bu yana hastayım. Boğazımdaki enfeksiyon beni de kalbimi de
fena yordu.
Sesim beni terk
etti.
Doktor
arkadaşlarım, arkadaşlarım, ilaçlarım, balım sütüm, zencefilim,
kedim ve sonunda annemmm!
Annemin pamuk
kalbi dayanmadı.
Kalktı geldi
İstanbul’dan. Kırmızı Paltom ve çocuksu botlarımla onu karşılamaya
gittiğimde yeterince hayat filmimi geriye sarmış küçük bir kız
çocuğuna dönüşmüştüm bile. O bana yapacağı harika yemekler için
malzemeler alırken ben kendime muzlu yoğurt, kinder pingui gibi tam
gerilemiş halime uygun çocukluğumdaki deyimimle “cici mamalarımı”
alıp bağrıma bastım.
Sonrası
muhteşem.
Tamam
yediklerimin tadını alamıyorum pek. Ve biraz kalksam, şımarsam hemen
yorulup yeniden battaniyemin içine kıvrılıyorum ama yine de güzel.
Şu an evim
sıcacık
İçeriden mis
gibi tavuk suyuna çorba kokusu geliyor.
Kedim cumba
benimle aynı yöne kıvrılmış kabarmış uyuyor.
Dışarıda yağmur
atıştırıyor.
Akşam 5 de çay
içeceğiz. Annem ben ve cumba çay saati yapacağız. Hem de çok
sıkıldığım bitki çaylarından değil bizzat siyah demleme çay.
Son günlerde
gerek poliklinik gerekse grup çalışmalarım bir hayli aksadı. Ama
ne yalan söyleyeyim annem bana da Cumbaya da çok iyi geldi.

ferahmekanim@gmail.com

|