Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

   

Bu hafta...

 

İlk önce, herkesin sağlıklı, mutlu, şanslı, kazançlı ve stressiz bir hafta geçirmesini dilerim.

Pazartesi sendromu diye bir şey olmadığını biliyor musunuz? Aslında var olan Pazar sendromu imiş. Ertesi gün Pazartesi olduğu ve çalışma haftasına başlanacağı için.

Sendromları yaşamamak adına çeşitli aktivite alternatiflerini değerlendirip plan yapmak en iyisi. Bu sebeple  bakın size bu hafta neler seçtim :

 

Sinema

Bu hafta ( 21 Ocak 2008 – 24  Ocak 2008 ) vizyona dört yeni film girdi.

 

-       Amerikan Gangsteri

(Denzel Washington, Russell Crowe, Chiwetel Ejiofor, Josh Brolin) – Dram 

-       Çocuk

(Hayko Cepkin, Tuğba Ünsal, Ege Tanman, İlker Ayrık ) –  Fantastik

-       Ölüm Bekçisi

(Mike Vogel, James Bartle, Christina Cole, Andrew Buchan) – Korku

 

Bu haftaki film tavsiyem yine bir romantik komedi

***  Şamar Oğlanı

2007 Amerikan yapımı filmin yönetmeni  Peter Hedges. Steve Carell, Juliette Binoche, Dane Cook ve John Mahoney’nin başrolleri paylaştığı filmin kısaca konusu şöyle:

Dan Ashburn, yalnız bir baba ve yazılarında sorunları olanlara öğüt veren ünlü bir köşe yazarıdır. Bir aile toplantısında tanıştığı Beth’e aşık olur. Beth güzel, zarif ve eğlencelidir ancak ortada bir sorun vardır: Beth, Dan’in erkek kardeşinin kız arkadaşıdır! Bu durumda acaba Dan okurlarına verdiği öğütleri kendisine uygulayabilecek midir?

 

Yetişkinlere Tiyatro Oyunu

 

Tiyatro oyunları için bu hafta iki oyun önereceğim. Bursa’da bu hafta gösterimde olan oyunlara, çok ilgimi çeken bir oyunla başlamak istiyorum.

 

“Dokuz Ay Son Gün”  Sermiyan Midyat’ın yazıp yönettiği bir tiyatro oyunu. Oyuncularını genellikle dizilerden tanıyoruz:  Emel Çölgeçen, Erdem Akakçe, İsmail Hacıoğlu ve Sermiyan Midyat. Oyunun konusuna gelince:

“Ana rahmine düşen 4 sperm ve onların 9 ay 10 günlük serüveni. Dahası; içinde bulundukları rahim bir canlı bomba!
Dünyadaki hiçbir beynin ve teknolojinin çözüm bulamadığı tek terörist eylem bir intihar komandosu. Tam da bu yüzden belki de en güvenlikli? Amerika´nın bile, büyük paranoyası ve kabusu. Delicesine bir inanç ve cesaret. Aynı zamanda hem kurban, hem de katil olmak.
Ve tüm bu güven paranoyasının içinde, en güvenli yer belki de bir Anne rahmi. Ancak dünyanın değişen miadı belki artık O´nu bile güvenliksiz kılan.
Bir canlı bomba. Belki bir kadın. Belki bir anne. Ve içindeki 4 çocuktan habersiz, kendini patlatmak üzere. Dışarıda kimbilir neler olmakta ve olacakken; bizim gördüğümüz ve göreceğimizse içeride kapanıp kısılan 4 sperm.
Marksist ve feminist sol bir sperm… Liberal ve Özal sağ bir sperm… Bir islami sperm… Ve bir Azınlık eşcinsel sperm… Aynı rahimde.”

Dokuz Ay Son Gün, 23 Ocak 2008 Çarşamba akşamı 20.30’da Tayyare Kültür Merkezi’nde.

( Tayyare Kültür Merkezi Tel: 220 88 47 )

 

Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda bu hafta Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve  Cumartesi günleri Aziz Nesin’in kitabından uyarlanan “ Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” oynanacak. Oyunda Tuncer Salman, Neriman Uğur, Demet Oran, Elif Nutku, Bora Özkula, Taner Turan, Sinan Demir, Yener Sezgin, Levent Uzunbilek, Emir Çiçek, Serdar Seçkin ve Bülent Çiftçi rol alıyorlar.

Aziz Nesin’in bu kitabını keyifle okumuştum lise yıllarımda. Gitme fırsatını bulursam oyundan da aynı tadı alabilmeyi umuyorum.  Oyun saati 20.30. ( AVP Tel: 221 29 44)

 

 

Çocuklarımız için Tiyatro Oyunu

 

Dünya’yı Gezen Balon, Osman Alınca’nın yazıp, yönettiği ve oynadığı bir oyun. 26 Ocak 2008 Cumartesi saat 17.00’da çocuklarınızla izleyebileceğiniz oyun;

“ Bir varmış bir yokmuş, boncuk artık şehrin her yanı binalar ve arabalarla dolduğu için ormana, deniz kıyısına gidip oraların temiz havasını soluyormuş ve yeni arkadaşlar edinip oyunlar oynarken çok mutlu oluyormuş. Ama aklında hep dünyayı gezmek oralarda yeni arkadaşlar bulmak ve yeni bilgiler öğrenmek varmış…” diye başlayarak serüvenlerini çocuklarımızla paylaşmayı diliyor.

 

Geçen hafta çocuklarımız için önerdiğim “ Kara Kedi Geçti”yi kaçırdıysanız üzülmeyin, oyun 27 Ocak 2008 Pazar günü Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda tekrar gösterimde.

 

 

Sergi

Bu hafta, mutlaka görülmesi gereken bir sergi önerim var sizlere, çünkü Hat sanatının artık unutulmaya yüz tuttuğunu ve hattatların azaldığını düşünür üzülürüm hep. Hat sanatında yapılan eserler bana göre , beynin kıvraklığının ele yansımasıyla oluşan çok ince ve ruhani bir zevkin ürünü. Bu anlamda, Tayyere Kültür Merkezi Cemal Nadir Güler Sanat Galerisi’nde sergilenmeye başlanan Muhammed Necip Hüsn-i Hat sergisini görmenizi, kaybolmakta olan Türk-İslam sanatlarımızdan birini çocuklarınıza da tanıtmanızı tavsiye ederim. Sergi 26 Ocak 2008 Cumartesi gününe kadar açık kalacak.

Kitap

Bu hafta sizlere önermek istediğim “Çocuklarımızı Büyütürken Nerede Yanlış Yapıyoruz?”  adlı henüz okumadığım ama en kısa sürede alınacaklar listemde olan bir kitap. Melis’le ilgili her şeyi mükemmel yapmaya çalışırken acaba doğru bildiğim yanlışlar var mı diye sık sık düşünürüm. Yavrularımızı bildiğimiz ve öğrenmeye çalıştığımız doğrularla yetiştirme çabalarımıza, bu kitabın da artılar koyacağına inanıyorum.

Çocuklarımızı Büyütürken Nerede Yanlış Yapıyoruz?” Dr. Erdal Atabek  tarafından kaleme alınmış. Okumayı düşündüğüm bu kitabın arka kapağında şu notlar yer alıyor:

“ Nerede yanlış yapıyoruz?Günümüzün en önemli sorularında birisi budur: ' Çocuklarımızı Yetiştirirken Nerede Yanlış Yapıyoruz?' Soru da , sorun da burada. Günümüzün çocukları bize bir yerlerde yanlış yapıldığını düşündürtüyor.Sorumluluk duyguları gereken zamanda, gereken biçimde gelişmiyor. Zekaları erken gelişiyor ama duygusal olgunlaşmaları gecikiyor. Zamanı kullanmalarında başarılı değiller.Teknolojiyi çok iyi biliyorlar ama doğru kullanmadıkları görülüyor.Her şeye çok erkenden sahip olmak istiyorlar ama kendileri çaba harcamayı düşünmüyorlar.Arkadaşlık ilişkileri yüzeysel ve kalıcı dostluklar kurmada başarılı değiller.Her şeyle çok erken tanışıyorlar, sigara gibi, alkol gibi tanışıklıkları yeterince değerlendiremiyorlar. Cinsellik konusunu çok erken öğreniyorlar ama doğru bir cinsel eğitim görmüyorlar.Bu ve benzeri bir çok sorumuz ve sorunumuz var. “

Bir mekan...

Size şirin ve yeni bir mekandan bahsetmek istiyorum. Aslında yaz aylarında çok daha rahat gidilebilecek bir mekan ama kışın da tadı başka olur.  İncir Cafe, Mudanya’da Temmuz ayında faaliyete geçmiş. İncir’i işleten genç arkadaşlarımız İstanbul Kadıköy’den gelmişler. Mudanya’ya deniz kenarındaki bu güzel mekanı kazandırmışlar. Mudanya’nın çarşı caddesi de dediğimiz caddesindeki Akbank’ın tam karşısında. O bina uzun süredir kagir durumdaydı, yenilenmiş, bulunduğu yeri aydınlatmış, temizlemiş adeta. Mönüleri, kahvaltıdan ızgaraya, makarnalara, soğuk sıcak sandviç çeşitlerine, pastane bölümünde çeşit çeşit pastalara, sütlü tatlılara ve filtre kahve çeşitlerine kadar oldukça zengin. İşletmecilerinden biri olan Batuhan Çankaya ile görüştüm, kahvaltı düşkünü olduğum için önce onu sordum. Aslında yaz aylarında açık büfe kahvaltımız ve brunch var dedi, ama kışın da mönülerinde zengin bir kahvaltı var yine de. Yalnız sabahları kahvaltı için gidilecekse 10.30’dan sonra gitmekte fayda var, biz biraz erken gittik Pazar sabahı ve kapıda kaldık. İncir, biri teras katı olmak üzere üç katlı. Yazın terası da çok güzeldir eminim, deniz manzarası harika. Üstelik yazın terasta barbekü partileri de yapıyorlarmış ( Bu, Bursalı Anneler için yaza bir organizasyon ışığıdır).  Özel günlerde, doğum günleri, özel toplantılar ve özel yemekler için sundukları seçenekler de var. İlgilenenler için : www.incirmudanya.com

 

  

 

Hafta sonu, rahat bir nefes almak için Mudanya’ya yolunuz düşerse İncir’e mutlaka uğrayın derim.

Ve haftanın son sözü...

Çoğu zaman ve çok gülümsemek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine tahammül edebilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki "en iyiyi bulabilmek"; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi hale getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir tek hayatın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat nefes almış olduğunu bilmek. İşte "Başarmış Olmak" budur.  Ralph Waldo Emerson

Sizin için seçtiklerimle güzel ve mutlu bir hafta geçirmenizi dilerim.

Sevgiyle sağlıklı kalınJ

 

Gönenç Topçular

21.01.08