|

BU HAFTA 04.02.08 - 11.02.08
Haftasonuna
hastalıkla girdik. Her annenin yaşadığı gibi üzüntüyle geçen bir
süreçti. Bal arımın ateşi çıktıkça kalbim sıkıştı benim de, mideme
kramplar girdi. Bu haftanın yazısı da bu sebeple biraz gecikti.
Neyse ki yeni
haftaya daha bir iyileşmiş, keyfimiz yerine gelmiş olarak başladık.
Böyle devam etmesini ve bütün çocuklarımızın sağlıkla büyümesini
diliyerek bu haftanın etkinliklerine başlıyorum.
Tiyatro
Bursa Devlet
Tiyatrosu 2007-2008 sezonunda Feraizcizade Oda Tiyatrosu’nda
tiyatroseverleri H. Can Utku nun yazdığı, Mustafa Şekercioğlu nun
yönettiği "Adviye" adlı oyun ile buluşturuyor ve Emine Sitare
Tuna, Ayşegül Günay Demir ve Reha Taşman rol alıyor. ”Adviye” uzun
süredir programda ancak kısa süreyle Bursa’da oynanacak diğer
tiyatro oyunları varken, bu oyundan bahsetmeyi erteledim. Konusuna
gelince :
Oyunda otuzlu yaşlarda iki kadının seçimlerini ve buna bağlı olarak
hayatlarının farklı yönleri anlatılıyor.
Biri iyi bir anne, diğeri başarılı bir avukat... Günün birinde hiç
beklenmedik bir biçimde karşılaşmaları onları kendi geçmişleri
içinde bir yolculuğa çıkarıyor. Ve oyunun sonunda aslında kendi iç
dünyalarının farklı olmadığı gerçeğini keşfediyorlar. Bu hafta
Perşembe, Cuma ve Cumartesi 20.30’da izlenebilir. ( AVP : 221 29 44
) Şubat ayında Ahmet Vefikpaşa’da yine güzel oyunlar var, onları da
gelecek haftaya bırakıyorum.
5 Şubat 2008
Salı saat 20.30’da ise Tayyare Kültür Merkezi’nde Rumuz
Goncagül sahneleniyor. Oktay Arayıcı’nın Ortaoyunu
özelliklerinden yola çıkarak 1977 yılında yazdığı ve gunumuze kadar
pek çok kez sahnelenen oyun, kadının toplumdaki yeri ve evlilik
kurumunu ele alan bir komedi… Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir
Tiyatrosu tarafından sahneye konulan oyunda;
İnsaf Hanım, kocası öldukten sonra kızı Gülsün’e zengin bir koca
bulmak için çareler aramaya başlar. Tek isteği geçim derdinden
kurtulmaktır. Bir gun aklına muthiş bir fikir gelir ve gazetelere
‘Goncagul’ rumuzuyla evlenme ilanı vermeye karar verir. İki yuz
altmış bir damat adayı arasından seçtikleri damat adayları ile İnsaf
ve Gulsun’un arasında geçen birbirinden gulunç, trajikomik olaylar,
Timur Selçuk’un muziği eşliğinde dile getiriliyor.
Ve
kaçırılmayacak güzel bir oyun var. 11 Şubat 2008 Pazartesi saat
18.00 ve 20.30’da Tayyare Kültür Merkezi’nde sahneye konacak olan
Kadıncıklar. Sadri Alışık Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu oyunda
Kerem Alışık ve Nurseli İdiz başta olmak üzere kalabalık bir oyuncu
kadrosu var. Oyun kostümleri ise tabii ki Çolpan İlhan tarafından
hazırlanmış. Oyunun hakkındaki diğer bilgiler :
Oyunda İmam
nikâhından seviyeli birlikteliğe, berdelden kumaya, kumadan töreye,
töreden namus cinayetine, genel kadından, dost hayatına, dost
hayatından günümüze kadar gelen ve kadınların yaşama alanlarını
daraltan/körelten kadınların genelevde geçen öyküleri yer alıyor.
İki perdelik Kadıncıklar bugüne kadar 1983 TOBAV Birincilik Ödülü,
1984 yılında Avni Dilligil En Başarılı Yazar Ödülü, 1984 İsmet
Küntay Yılın Yazarı Ödülü gibi birçok ödül aldı.
Efes Pilsen sponsorluğunda gerçekleşecek olan Kadıncıklar 2007, uzun
süreli bir araştırma ve gözlem sonucu oluşmuş traji komik bir oyun.
Oyun, en son şeklini alıncaya değin, birçok kez yeniden ele alınmış,
yeniden yazılmış. Sadri Alışık Tiyatrosu bu tiyatro sezonunda oyunu
Kadıncıklar 2007 adıyla oynanıyor. ( TKM : 220 88 47 )
Sergiler
Fotoğraflarıyla, Türkiye ve dünya çapında ün kazanmış bir sanatçı
olan Ara Güler’in ''Alınteri'' sergisi, 4-16 Şubat tarihleri
arasında, Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde izlenebilecek.Ara
Güler'in 60'ıncı sanat yılı adına hazırlanan sergi, 100’ün üzerinde
fotoğraftan oluşuyor ve Türkiye’nin geçmişinden bugününe ışık
tutuyor.
Sinema
Bu hafta vizyona
4 yeni film girdi.
* Kesinlikle
izlemek istediğim bir filmle başlamak istiyorum :
Şimdi yada Asla
Jack Nicolsan ve
Morgan Freeman’ın başrolleri paylaştığı filmin yönetmeni Rob Reiner.
Filmin konusu:
“
Milyoner şirket sahibi Edward Cole (JACK NICHOLSON) ile işçi
sınıfına mensup araba tamircisi Carter Chambers’ın (MORGAN FREEMAN)
dünyaları apayrıdır. Yolları, bir hastane odasını paylaşmalarıyla
kesişir ve iki ortak noktaları olduğunu keşfederler: “Tahtalı köyü
boylamadan önce” hayatlarının kalan kısmını hep yapmak istedikleri
her şeyi yaparak geçirme arzusu ve kendileriyle farkında olmadıkları
bir barışma ihtiyacı.”
2008 Almanya ve Fransa ortak yapımı olan film Asteriks
Olimpiyat Oyunlarında,
Asteriks serisinin devamı niteliğinde. Filmde bir ara Michael
Schumacher’i ve diğer formula 1 yarışçılarını da görmeniz mümkün.
Ancak başrollerde, Jose Garcia, Gérard Depardieu ve Clovis Cornillac
var. Tam bir aile komedisi.
2007 ABD yapımı bir diğer fantastik komedi ise Sihirli
Oyuncakçı. Natalie Portman , Dustin Hoffman ve Jason
Bateman’ın rol aldıkları film ailece izlenebilir.
Ve
tarzım olmayan, ancak zamanında bazı izleyenlerin rol model
aldıkları Rambo. Emekliliğini sürerken verilen bir
göreve hayır diyemeyen Rambo, bu kez insan haklarını korumak için
görevde. Tabiiki başrolde Sylvester Stallone. Bu arada Rambo’nun son
serisinin üzerinden 20 yıl geçmiş. Geçen hafta yılları tutamıyorum
demiştim hatırlarsanız. Bu bilgiyi alınca bir kez daha hayıflandım.
Kitap
Üstün Dökmen’i çok severim. Şimdilerde yeni kitabıyla yine gündemde.
“Yaşama Yerleşmek”, Küçük Şeyler dizisinin yeni
kitabı...Bazılarımız bazen dört elle sarılır yaşama...Fark ederek,
hissederek, ânı yaşayarak...Bazıları ise parmak ucuyla tutar
yaşamı...Prof. Dr. Üstün Dökmen, bu kitabında yaşama yerleşmenin
koşullarını anlatıyor.
Bir mekan ...
Pazar
kahvaltıları benim için önemlidir, her kahvaltı önemlidir aslında
ama sanırım Pazar günleri daha bir bol vakit ayırabiliyoruz
kahvaltıya. Hele çalışma yaşamanın kargaşası, hafta içi bir arada
kahvaltı etmeyi imkansız kılıyor. Atıştırıp evden hızla çıkma
çabasındayız ama Pazar günleri öyle mi?
Yaz aylarında
illa ki sahilde kahvaltı ederiz Pazar günleri ama kışın durum
değişiyor. Ya evde yapacaksınız kahvaltınızı, ya da bir değişiklik
yapıp Mudanya yolundaki
Ömür
gibi bir mekana
gideceksiniz. Ömür Restaurant’ta Pazar sabahları kahvaltı gerçekten
hoş oluyor. Kapalı bir mekan ama boğucu değil, kalabalık oluyor
bazen ama kalabalık daraltmıyor, havadar bir yer. Mama sandalyesi de
var üstelik. Güleryüzlü bir servisi de var ki sabah sabah en çok
aradığım şey. Tavsiye ederim sizlere de, yalnız sabah saat 10.00’a
kadar giderseniz daha sakin. ( Ömür Restaurant : 244 82 47 )
Bir alıntı
( Osho’nun “ aşk, özgürlük, tekbaşınalık” adlı kitabından )
Sevgilinin niçin seninle olmak istemediğini anlamaya çalış. Seni
reddettiğinden değil seni ne kadar çok sevdiğini biliyorsun, ama
bazen yalnız kalmak istiyor. Sen de onu seviyorsan yalnız
bırakırsın; ona işkence yapmazsın. Adam yalnız kalmak istiyorsa
kadın, “Artık benimle ilgilenmiyor, belki de başka bir kadına ilgi
duyuyor.. diye düşünmez. Akıllı eş diğerini yalnız bırakır ki tekrar
kendini toplayabilsin, yeniden paylaşacak enerjisi olsun. Ve bu
ritim gece ve gündüz gibidir, yaz ve kış gibi; değişir durur.
Melis’ten...
Melis, ağlayan
bir çocuk görür : ağğıyo yaşık ( ağlıyor yazık)
Herkese mutlu
haftalar dilerim.
Sevgiyle
sağlıklı kalın.
Gönenç TOPÇULAR

|