Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

 

BAL ARISI                                                          05.01.2009 – 11.01.2009

BU HAFTA

 

Yeni yıla mektubum var !

 

Seninle ilgili yazacağım ilk yazımda yepyeni heyecanlar ve  umutlarla başlamak isterdim haftaya. Yeni yıl sana çok sitemim var, çok doluyum  kusura bakma !

Her sene gelişinle yarattığın heyecan ve mutluluğu veremedin bu kez hiç. Yepyeniyim diye geldin insanlığa ama getirdiklerinle öyle eski görünüyorsun ki gözüme, devamında getireceklerinle kendini biraz olsun yenile. Senden “ ben yeniyim bak dünyaya yeni umutlar getirdim “ demeni beklerdim, bunu hala istiyorum.

İstiyorum da, daha ilk dakikalarında her seferinde neden bitmez bu aymazlıklar  dedirten ve içimizi yakan türden aldığı gencecik yürekleri nasıl geri getirebilirsin diye sormak da istiyorum.  İstiyorum ki insanlığa insanlık getir, savaş yerine barış, ekonomik krizler yerine bolluk ver.

İstiyorum ki günahsız minicik bedenleri acımasız silahların elinde katletme. Yıkma insanların başına dünyalarını, acıtma artık yeter. İstiyorum ki savaşa ve savaşla getirdikleri en büyük insanlık suçuna sebep olana iyilik ver merhamet ver.

 

İnsana hak ettiği değerini ver, umutları, emekleri yok etme bir çırpıda, yakma artık annelerin yüreğini, bir oda karbonmonoksite gömme gencecik bedenleri. Yetmezmiş gibi saçma sapan savunma yapan zihniyeti de yok et mümkünse, işin en zor tarafı bu biliyorum. Sen de şaşıyorsundur aslında bütün olanlara, bu kadarını beklemiyordun belki sen de...

 

Bu dileklerle dönüp dolaşıp, anlam veremediğim boşlukta geçen ilk beş günün sonunda döküyorum harfleri birer birer. Benim için, kasvetinden hep sıkıldığım kışın en güzel yanı seni  karşılamak iken hiç de mutlu olmadım bu kez seni gördüğüme...

 

Ah yeni yıl, ben miyim tüm bunlara sebep diye sızlanıyorsun şimdi... Biz senden her yıl yeni umutlar, sağlık, mutluluk, huzur, şans, para ve tüm iyi şeyleri dilenmedik mi? Dileklerimiz gerçekleşince o yıl iyi bir yıl oldu, gerçekleşmeyince kötü. Tüm bunlara sebep sen değilsin elbet, her şeyin başı insanoğlu. Suçu başkasına yüklemekte üstümüze yoktur bizim, insanoğluyuz işte değil mi?

Doğru sen de haklısın sızlanma daha fazla ama yine de diliyorum senden ; birazcık olsun akıl fikir ver tüm insanlara...

 

Unutma, biz seni iyiliklerinle anmak istiyoruz, lütfen bu kez geçip giden yılları aratma...

 

ஜஜஜ

 

TİYATRO

 

Ocak ayı çok sayıda tiyatro oyunu ve gösteriye ev sahipliği yapıyor.  İşte sizin seçtiklerimden bir kaçı :

 

Akıl Defteri

 

Devlet Tiyatrosu’nda bu ay sahneye konan oyunda Betül F. Gökçer, Cem Arabacıoğlu rolleri paylaşıyorlar.
Oyunun konusu ise şöyle :
Yaşamının ortalarına gelmiş dakik, derli toplu, her anlamda hatta duygusal alanda bile düzeni seven bir adam. Bir kadın onun evine giriveriyor. Görünürde biraz geniş, gamsız bir kadın… Ne ister? Ne arar? Bilinmez. Biri hayatını düzenle sürdürmüş, diğeri ise hayatını düş gücüyle yaşamış iki ayrı insan. Bu çatışmadan-ki bu ezeli bir çatışmadır- beklendiği üzere bir aşk hikâyesi doğar.
Sahnede üç gece, üç gün gibi kısa bir süreçte, tiyatro gerçeği dışında belki ancak üç ay ya da üç yılda yaşanabilecek hatta belki de bir ömür boyu yaşanamayacak olaylara tanık oluruz.

 

Oda Tiyatrosu (Çocuk Sanatevi) ( 0 224 220 88 48 ) 

Oyun Programı :

08.01.2009-18:30      09.01.2009  -  18:30

10.01.2009-18:30      22.01.2009  -  18:30

23.01.2009-18:30      24.01.2009  -  18:30

 

Bana Bunu Yapma

 

Tiyatro sanatçısı Can Gürzap Tiyatro Dialog adıyla kendi tiyatrosunu kurdu.

18 yıldır Dialog Kursları´nda bir çok oyuncuya, spikere ve çeşitli meslek dallarından öğrencilere dersler veren ve onları yetiştiren Can Gürzap, ´´Yeni İnsan Yeni Tiyatro´´ sloganıyla kurduğu kendi tiyatrosunda daha fazla kesime oyuncu olarak seslenmeye devam edecek.

Çağa uygun, insanı anlatacak güncel oyunların sahneleneceği Tiyatro Dialog, ilk oyunu Bana Bunu Yapma! ile izleyicisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Richard Baer´in yazdığı Bana Bunu Yapma! adlı oyunu Zeynep Avcı ve Yalın Karabey Türkçe´ye çevirdi. Can Gürzap´ın yöneteceği romantik-komedi tarzı oyunun konusu özetle şöyle:

Christine ve Herman orta yaşlı iki duldur. Eşlerinin ölümü öncesine dayanan uzun bir dostlukları vardır. Christine kocasını kaybettikten bir sene sonra New York´tan ayrılıp Florida´ya yerleşmeye karar vermiştir. Eşyalar taşınırken Herman gelir ve iki dost birlikte eşlerinden, çocuklarından, torunlarından söz ederler. Ve Herman sonunda ziyaretinin sebebini açıklar. Aşk ve romantizmi yaşamak için asla geç değildir.

 

Can Gürzap, Nurseli İdiz, Atilla Pakdemir ve Veysel Diker´in rol aldığı Bana Bunu Yapma adlı oyun 21.Ocak.2009 Çarşamba günü 20:30’da Bursa Tayyare Kültür Merkezinde sahnelenecek.

 

Çok Güzel Hareketler Bunlar

 

Hani ıssız bir resme bakarken
Hani yılları sayarda insan
Hani gözleri dolar ya birden
İşte öyle bir şey değil de daha çok bir komedi kulübüdür… şeklinde tanımladıkları çırak merkezi 14 Şubat 2006 yılında Yılmaz Erdoğan tarafından kurulmuştur. Atölyede eğitim alan çırakların, yazdıkları skeçleri seyirciye sundukları kimi zaman eğlenceli kimi zaman da çok eğlenceli bir alandır.

Televizyon programıyla tanıyıp sevdiğimiz bu ekibi 24 Ocak 2009 Cumartesi günü saat 18.30 ya da 21.30’da Tayyare Kültür Merkezi’nde izleyebilirsiniz.

 

Biletler ve rezervasyon :

Salon ve 1.Balkon    : 50,00 TL 

2.Balkon                 : 40,00 TL

Ayhan Demiröz – Behiye Göztok
bilgi@kultureletkinlik.com – 533 718 87 24

 

 

Melis’ten

 

Çok inatçı bir kızım olduğunu çok kere bu satırlarda okudunuz. Huysuz da bir şey aynı zamanda. Saniye süren davranış değişiklikleriyle bizi şaşkına çevirme yeteneğindense  hiç bahsetmek istemiyorum. Amaaaa çok merhametli bizim bal arısı, benim gibi yufka yürekli olacak sanırım, çok da öyle olsun istemiyorum aslında. Neyse yufkalığın geleceğini bir kenara bırakalım. Geçen haftayı sağlık açısından da ruhsal açıdan da pek keyifli geçirdiğim söylenemez. Küçücük bile olsa hemen bunu hisseder o minicik yürekler. Bırakır inadı da huysuzluğu da bir kenara, hamarat bir meleğe dönüşüverirmiş hemen meğerse. Hep böyle sürse keşke diye, rol mü yapsam arada acaba demeden de duramadım bu durum karşısında. Ben hasta yatarken kızım bana sürekli ikramlarda bulundu :

-       Annecim sana keeve ( kahve ) yaptım, iç bakiim.

-       Baaak sana fasülü pisiydim hadi ye bakiiim...

-       Du bakiiim ateşin var mıııı? Şulup veriim mi sanaa?

 

Bir hafta böyle geçip gitti J

 

Hepinize mutlu ve sağlıklı günler dilerim.

 

Sevgiyle sağlıklı kalın.

 

Gönenç TOPÇULAR