|

BAL
ARISI
HAFTASONU
31
Ocak – 08 Şubat 2009
İzleyelim, eğlenelim, düşünelim ...
Tiyatro
Bu
hafta içi ziyaretime biri geldi, elinde tiyatro biletleri ile.
Bursalı Anneler arasında bazen köşe yazılarında, bazen grup
maillerinde paylaştığımız engelliler ve sorunlarıyla ilgili konuştuk
bu arkadaşımızla. Sorunları ortaya koymak, engelleri ortadan
kaldırmak için güzel bir oyun hazırlamışlar. Elindeki biletler bu
oyuna ait. Sizlere duyuracağım konusunda da bilgi vererek vedalaştık
arkadaşımızla. Oyun bu hafta sonu değil, ancak mümkün olduğunca çok
kişiye duyurabilmemiz amacıyla şimdiden haberini vermek isiyorum.
Tüm çevrenizle paylaşırsanız engelleri ortadan kaldırmak adına bir
adım daha atmış olacağız birlikte.
“ENGEL SİZSİNİZ”
7
Şubat 2009 saat 16.30’da Barış Manço Kültür Merkezi Salonu’nda
sahnelenecek olan oyunu yazn ve yöneten Erhan Kılıç. Erhan Kılıç
aynı zamanda oyuncular arasında da yer almış. “ Engel Sizsiniz “ 2
perdelik bir komedi. Biletler 10 TL.
Çocuklarında izleyebileceği ve 12 yaşa kadar ücretsiz olduğu
konusunda da bilgi aldım. İlgilenenler biletleri nereden alacakları
konusunda 0.535.347 65 65 numaralı telefondan bilgi alabilirler.
Bu
hafta ise 31 Ocak 2009 Cumartesi günü saat 15.30’da çocuklar için
hazırlanmış bir oyun var.
As
Kültür Merkezi tarafından çocuklarımıza sunulan bu oyun : “
KAVGACI KARAGÖZ EVİNİ SATIYOR “
Akran şiddeti ve yanlışlıkları teması işlenen oyunda ; Karagöz ün
gençlik yıllarında mahalledeki herkesle kavga ettiği için hiç
arkadaşı kalmamıştır. Bu yüzden evini satmak ister. Bu durumu fark
eden Hacivat Memiş’le beraber Karagöz’ e bir ders verir.
Çocuklarla interaktif olarak sahnelenen oyunun pedagojik anlayışa
uygun olarak hazırlandığı da duyurusunda özellikle belirtilmiş. As
Kültür Merkezi’nde haftasonu çocuklarınızla eğlenmek için iyi bir
fırsat, öneririm.
Sinema
Bu
hafta vizyona giren bir film : “ KİRPİ “
'Süper Baba', 'İkinci Bahar' ve 'Yabancı Damat' gibi sevilen
dizilerin senaryolarının altında imzası olan Sulhi Dölek'in ölmeden
önce senaryolaştırmaya başladığı kitabı 'Kirpi'nin sinemaya
uyarlandı. 'İçinizdeki Kirpi ile Tanışmaya Hazır mısınız?...' İşte
bu slogan ile tanıtılan 'Kirpi' filmi bu hafta vizyona girdi.
7 Kasım 2005'te geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını yitiren
Sulhi Dölek, vefatı öncesinde 'Kirpi'nin senaryosunu yönetmen Erdal
Murat Aktaş'a götürmüş ve çalışmalar başlamıştı. Dölek'in vefatı
sonrasında yarıda kalan proje, yönetmen Aktaş'ın yazarın ailesinden
de aldığı özel izinlerin sonucunda tekrar başlatılarak, film
çekildi. Aktaş hem yönetmenliğini üstlendiği hem de senaryosunu
mizah yazarı Atay Sözer ile birlikte yazdığı film için, 'insanlar bu
filmde kendilerini bulacaklar. Kendi içlerindeki intikam hırslarını
ve kendi içlerindeki Kirpi'yi keşfedecekler. Kirpi çok enterasan bir
Türkiye mozayiği. Türkiye'de olan garip olayları biz mizahi bir
çerçevede işlemeye çalıştık' diyor.
Montajı, senaryosu ve müzikleri ile farklı bir film yaptığını
söyleyen Aktaş, 'izleyici hem düşünecek hem gülecek, eğlenip, farklı
bir film izleyip çıkacaklar diye düşünüyorum. Düşmanlarımızı
anladığımız zaman onlara düşmanlık yapamayız. İki intikamcının
hikayesi Kirpi. Sonunda da bunu anlıyor insanlar' dedi.
Mazhar Alanson 'Kirpi Reşat' oldu
Mahzar Alanson ve Güven Kıraç'ın başrollerini paylaştıkları film,
birbirilerinden intikam almak için her yolu deneyen iki inatçı
düşmanın, oldukça masum başlayan çekişmesinin, giderek çığırından
çıkarak ülke çapında bir kargaşaya yol açması komik bir dille
anlatılıyor. Filmde bu iki inatçı düşmanı Alanson ve Kıraç
canlandırıyor.
'Kirpi', 2.5 yıllık yoğun bir çalışmanın ardından sinema
izleyicilerinin beğenisine sunuluyor. Filmde Kıraç ve Alanson
dışında; Zuhal Topal, Birsen Dürülü, Caner Özyurtlu, Zihni Göktay,
İrem Altuğ, Hilal Uysun, Bahar Akça, Kubilay Penbeklioğlu, Murat
Serezli, Barış Falay, Emrah Elçiboğa gibi birçok tanınmış oyuncu da
rol alıyor.
******
Gezelim, görelim, öğrenelim ...

DUDAKLI KÖYÜ
Çok
güzel bir yer değil mi? Oldum olası bayılırım böyle ağaçlarla
kaplanıp, doğal bir tünel havası veren yollara. Bu güzel cennet
köşesi çok uzakta değil, hemen bu hafta sonu gidip nefes
alabileceğiniz, güzel bir yürüyüş yapabileceğiniz bir yer burası,
tabi hava koşulları el verirse.
Bursa Kestel’e bağlı Dudaklı Köyü. Ankara’ya giderken Kestel
sonrasında başlayan rampayı tırmanırken sol tarafınızda göreceğiniz
eskiden daha büyük olan ama şimdilerde neredeyse dörtte üçü kurumuş
Gölbaşı’nın biraz ilerisinde Dudaklı Köyü. Doğu Çevre Yolu’nun
Ankara yoluna çıkışından biraz sonra köy yoluna dönüş var, çevre
yolundan da Barakfaki ‘ye dönen girişten girip Barakfaki ve
Narlıdere köyleri üzerinden Dudaklı’ya ulaşılabilir.
Fotoğraflarda gördüğünüz bu yol da Gölbaşı’nın hemen yanıbaşından
köye uzanan yol. Mayıs ayının son haftası Pilav Günü yapılıyormuş
bu köyde geleneksel olarak. Yaz aylarında piknikçilerin uğrak
yerlerinden biriymiş. Dudaklı her mevsim ayrı renkte, yeşili
kızılı, sarısı ile bu doğal güzelliği kaçırmayın.
******
Hayatın İncelikleri
Uzun yıllar kendi mesleğimi - Halkla İlişkiler Uzmanlığı - yaptım,
keyif aldım, zaman zaman sızlandım, çok ama çok yoruldum, ancak
benim için önemli tecrübeler edindim. Sadece benim için değil,
hepimiz için önemli olan hayata dair tecrübelerdi bunlar. Mesleğimin
küçük bir parçası içinde yer alan toplantı organizasyonlarını
uygularken edindiğim tecrübeleri bundan sonra her hafta bu köşede
paylaşmak istiyorum sizinle.
Yaşamı paylaştığımız toplum içinde uyulması ve dikkat edilmesi
gereken, bir yandan yaşam disiplini içeren diğer yandan da görsel ve
ruhsal haz veren bu ayrıntılar zamanı geldiğinde hepimizin işine
yarayacaktır.
Bu
hafta, ziyafet sofraları için masa düzenine yer vermek istiyorum bir
anımla birlikte.
1997 yılında Milli Futbol Takımımızı Bursaspor Vakıfköy
Tesisleri’nde ağırladık. Türkiye – Hollanda maçı için bir hafta
kadar tesislerimizde misafirimiz oldular. Onlar gelmeden bir ay
önce, rahat etmeleri için gereken her şey yapılmaya, düzenlenmeye
başlandı. Sporcu için en önemli şey beslenme tabii ki, yemek
programları federasyondan istendi, zamanın antrenörü Mustafa
Denizli’den ve takım doktorundan onaylar alındı. Mutfak onlar için
nerdeyse tamamen yeniden dekore edildi. Servis konusunda biraz daha
hassas olunması istendi, biz de en iyi otellerimizden birinden bu
konuda uzman yardımı aldık. Bu eğitim sırasında ben de bulunmak
istedim, sağolsun değerli metrdotelimiz beni de kırmadı. Bir sofrada
ne nerede olmalıyı böylece öğrenmiş oldum. Anının önemli noktası mı
? Konuklarımız geldi, severek her futbolcumuzu bağrımıza bastık ama
ertesi gün Mustafa Denizli koca kazan başında elinde kepçe servis
yapıyordu
J
Aşağıdaki bilgiler, şu anda adını unuttuğum için üzüntü duyduğum
değerli metrdotel arkadaşımızın verdiği notlar ile MESS Yayınlarının
"Eğrisi Doğrusu Görgülü Ol, Hoş Yaşa" kitabından derlenmiştir.
Servis takımlarının masadaki yerleri :
Yemek çatalı : Tabağın solunda.
Yemek bıçağı : Tabağın sağında.
Yemek kaşığı : Tabağın sağında, bıçağın dışında.
Balık çatalı : Tabağın solunda, çatalın dışında.
Balık bıçağı : Tabağın sağında, yemek bıçağı
dışında.
Meze çatalı : Tabağın solunda, diğer
çatalların dışında.
Meze kaşığı : Tabağın ön kısmında.
Çerez ve pasta çatalı : Tabağın ön kısmında, sapı sola doğru.
Çerez ve pasta bıçağı : Tabağın ön kısmında, keskin tarafı
tabağa, sapı sağa doğru. Çatalın yanında.
Su bardağı : Tabağın sol ön kısmında
Şarap bardağı : Su bardağının sağında.
Rakı bardağı : Su bardağının yanında.
Tuz, biberlik : İki servis tabağı arasında.
Yağ, sirke : Sofranın ortasına yakın.
Hardal ve diğer soslar : Yağ ile sirkeye yakın.
Yağ tabağı : Servis tabağının sol ilerisinde.
Salata tabağı : Servis tabağının sol ilerisinde.
Meyva tabağı : Ortada.
Ekmek tabağı : Ortada.
Çiçek tanzimleri : Masanın ortasında.
Peçete : Servis tabağının solunda.
Afiyetle ve sağlıkla yemek yenecek ziyafet sofralarınızın olması
dileğimle...
Melis’ten
Somurtan kızımı güldürmek için çeşitli şaklabanlıklar yaparken
aldığım cevap :
“
anne ivrenç bakıyosuuun “
Hafta sonunuz şen geçsin
J
Gönenç TOPÇULAR
g.solak@meliskonsept.com

|