Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

   

BU HAFTA

 

Bahara yaklaşıyoruz sevinci yaşıyorum kar yağan şu saatlerde. İnsan bembeyaz yağan kara bakarken baharı nasıl aklına getirir bilmiyorum, çok özledim herhalde.

Her mevsim yaşanması gerektiği gibi güzel, baharda çiçek açacak, yazın güneş kavuracak, sonbaharda yağmurlar, kışın kar yüzünü gösterecek. Öyle olmuyor ama son yıllarda, iklimler değişiyor, kuraklık susuzluk sinyalleri alıyoruz doğadan hızla.

Çocuklarımızın bizden daha güzel yıllar görmesini öyle istiyorum ki.

Yağan kara bakarken nereden nerelere geldim. Haydi şimdi  tiyatroya gidelimJ

 

 

Tiyatro

 

Tayyare Kültür Merkezi güzel bir oyun için sahnesini hazırlıyor. 24 Şubat 2008 Pazar günü saat 20.30’da izleyebileceğiniz bu oyun “ Koca Bir Aşk Çığlığı “.

Bir zamanların efsanevi oyuncusu Hugo Martial (Selçuk Yöntem ) yıllar sonra iki kişilik bir oyunla sahnelere dönmeye hazırlanmaktadır. Heyecanlı ve endişelidir. Ama provanın ilk gününde diğer oyuncunun oyunu bıraktığını öğrenir. Menajer (Hazım Körmükçü) ve yönetmen (Bekir Aksoy) duruma bir çare ararlar. Hugo Martial ya on yıl önce ayrıldığı umutsuzca hatırlanmayı bekleyen alkol tedavisinden yeni çıkmış eski eşi Gigi Ortega (Tilbe Saran) ile oynamaya razı olacak ya da hem unutulmuşluğa geri dönecek hem de bütün ekibi işsiz bırakacaktır.
Çaresizce son bir kez bir araya gelirler ve cehennem başlar!
Koca Bir Aşk Cığlığı tiyatronun büyülü dünyasının perdelerini aralıyor, araladıkça perde gerisindeki acıları, keyifleri görecek, bir oyunun parlak ışıklara kavuşmasının heyecanını paylaşaçak ve çok eğleneceksiniz. Oyunun yönetmeni Işıl Kasapoğlu.

 

28 Ocak haftasında bahsettiğim “Çocuğum “ adlı oyun yine Tayyare Kültür Merkezi’nde gösterimde. Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen Çocuğum, 19 Şubat Salı ve 21 Şubat Perşembe günü saat 20.30’da izlenebilir. TKM : 220 88 47

 

Devlet Tiyatroları tarafından sahnelenen bu haftanın diğer oyunu ise  “ Ben Artist Olmak İstiyorum”. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunda izleyebileceğiniz oyunun yönetmeni Abdullah Ceran. Taner Turan, Arzu Tan Bayraktutan ve  Elif Nutku’nun rolleri paylaştığı oyunda, üç yaşından beri babasını görmeyen Libby adlı genç bir kızın babasını bulması ve onunla yüzleşmesi; baba - kız ilişkisi ve bunun yanı sıra kadın - erkek ilişkisinin sorgulanması konu ediliyor. Oyun, 19 Şubat Salı gününden itibaren 23 Şubat Cumartesi gününe kadar hergün saat 20.30’da AVP sahnesinde izlenebilir. AVP : 222 89 10

 

 

Sinema

 

Bu haftanın yeni filmlerinden ikisini seçtim sizler için. Vizyona giren çok film olmakla birlikte çoğunluğu da gerilim türü oluşturuyor. Bu türü sanırım hiç bir zaman önermeyeceğim sizlere. Gelelim ilk filmimize:

Başrolde Oscarlı oyuncu Hilary Swak'in yer aldığı ''P.S. I Love You''nun oyuncu kadrosunda ''Operadaki Hayalet'' filminden hatırladığımız aktör Gerard

Butler'da yer alıyor. İkilinin performansı görülmeye değer.

Seni Seviyorum, Cecelia Ahern'nin çok okunan romanından uyarlandı. Yönetmenliğini Richard LaGravenese üstlendi. Swank, filmde kocası tarafından terk edilen acılı bir dul olan Holly karakterine hayat veriyor. Holly, terkedildikten bir süre sonra kocasının ona hayatında yeni bir yön vermesi için yapması gerekenleri içeren mesajlar bıraktığını keşfeder. On aylık bu süre sonrasında acaba Holly hayatını gerçekten değiştirecek ve kocasına kavuşabilecek mi?

Ve merakla beklediğim bir yerli yapım : 120

Murat Saraçoğlu ile Özhan Eren'in yönetmenliğini paylaştığı filmde Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen ile Emin Olcay başrolleri paylaşıyor.

''120'', 1915'in kış aylarında 1. Dünya Savaşı sırasında yaşayan gerçek bir kahramanlık hikayesinin anlatıldığı filmde; eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenir. Van'lı çocuklar gönüllü olurlar, yaşları 12 - 17 arasında değişen 120 isimsiz kahraman çocuk cephaneyi sırtlanırlar ve karlı dağlarda günlerce, gecelerce yürürler.

 

Kitap

 

Kitabı görünce nasıl sevindim anlatamam. Yazarından ötürü... Maeve Binchy.

Yeni kitabı da “ Gümüş Yıldönümü “. Daha önce İtalyanca Aşk Başkadır ve Aşk Mutfakta Pişer adlı kitaplarını okumuş ve çok ısınmıştım bu İrlandalı yazara.

 

“Anne babalarının evliliklerinin gümüş yıldönümünü kutlamaya hazırlanan bir ailenin hikâyesi...Deirdre ve Desmond Doyle çifti evliliklerinin 25. yıl dönümünü kutlarken pürüzsüz sandıkları ya da öyle olmasını diledikleri evliliklerinin gerçekleriyle de yüzleşirler. Aile ve dostları bir araya geldiğinde ortaya dökülen sırlar, Doyle ailesini dağıtacak mı yoksa onları birbirine daha mı çok kenetleyecek?”

 

Kitabı henüz okumadım ama daha öncekiler gibi çok akıcı olduğuna, çok güzel betimlemelere sahip olduğuna eminim. Hemen alıp okuma sabırsızlığını duyarken size de şiddetle tavsiye ediyorum.

 

Ve haftanın son sözü

Bu hafta gelen bir mailden aktarıyorum:

Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.
                                                                 Kenya Kurucu Devlet Baskani  KENYETTA

Yazık!  Dini iktidar ve güç için kullananlara ve onlara inananlara yazık!

 

Melis’ten

 

Kızım 21 aylık henüz biliyorsunuz. 2 yaş civarı  yaşanacak krizlere daha var sanıyordum, galiba erken başlıyoruz. Her lafın başı üfffff püfffff ... Yandık J

 

 

Hepinize mutlu haftalar J

 

Sevgiyle sağlıklı kalın.

 

Gönenç TOPÇULAR