|

25.02.2008 –
03.03.2008
BU HAFTA
Bahar yaklaşıyor
demiştim ya geçen hafta, bahar tadında bir hafta geçirdik yağan
kardan sonra. Günler güzel geçiyor. Bu ara biraz daha neşeli hem de.
Melis artık kelimelerine kelimeler katmaya başladı, çok eğlenceli
üstelik. Yarım yamalak konuşmasına bayılıp, bir daha bir daha
söyletiyorum. Oldum bittim bayılırım zaten yeni yeni konuşan
çocukların diline. Sonra düşünüyorum, o diller büyüdükçe neler
diyecek acaba? Ne kadar doğru bilinçlendirirsek o kadar doğruyu
söyleyecekler ve doğru yolda olacaklar elbette. Her birinin iyi
bireyler olarak yetişmesi dileğimle bu haftanın etkinliklerini
aktarıyorum :
Tiyatro
Bu hafta
bahsedeceğim iki oyun da Tayyere Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.
“Yalnız Kadın
“
Nobel ödüllü
Dario Fo´nun eşi Franca Rame ile birlikte yazdığı ve ´Kadın
Oyunları´nın en çarpıcılarından biri olan Yalnız Kadın,
kocası tarafından ezilen, aşağılanan ve evden çıkmasına izin
verilmeyen bir kadının gözünden, onu mal gibi gören erkek toplumuna
keskin bir eleştiri bombardımanı...Sumru Yavrucuk´un Afife Jale
Ödülü kazandığı bu özel performansı Tayyare Kültür Merkezi´nde 2
Mart Pazar günü saat 20.30’da izleyebilirsiniz.
9 Mart’ta
sahnelecek diğer oyunu erkenden haber veriyorum ki bilet
bulabilelim.
“ Kaygan
Zemin “
Hiç bir komedi,
sezona bu kadar iddialı başlamadı. Espri Standartları Enstitüsü
Kurumu´ndan yeni bir kahkaha bombası.
3. Türden Yakın İlişkiler, Tanrım Beni Baştan Yarat ve 27 Numara ile
komediye getirdikleri boyutla adından sıkça söz ettiren ekibin, bu
yeni oyununda yine eğlence sizleri bekliyor. “ Karınızla,
kocanızla, eski sevgilinizle, yeni sevgilinizle, sevgili adayınızla,
çıktığınız çocukla, konuştuğunuz kızla, platoniğinizle, en yakın
arkadaşınızla, onun sevgilisiyle, onun sevgilisinin diğer
sevgilisiyle, en büyük aşkınızla, tek gecelik ilişkinizle; kısacası
sevgiyi bir an olsun paylaşma gafletinde bulunduğunuz karşı cinsle
ilişkilerinizi yeniden sorgulayacaksınız. Beraber eğlenemeyen
insanlar, beraber bir gelecek kuramazlar.” diye çağrıda bulundukları
oyunda Yosi Mizrahi,Yağmur Kaşifoğlu, Hakan Bilgin, Doğa Rutkay,
Murat Akkoyunlu, Barış Ataş, Koray Şahinbaş ve Funda Kurt sahne
alıyorlar.
TKM : 220 88 47
Bu arada çocuk
oyunları tekrarlarıyla yer alıyor. Daha önce bahsettiğim Kuş
Bakışı adlı çocuk oyununu kaçıranlar varsa, 28 Şubat Perşembe
günü saat 14.00’da Feraizcizade Oda Tiyarosu’nda çocuklarıyla
izleyebilirler. ( Tel: 222 89 10 )
Sinema
Vizyona giren 4
yeni film var bu hafta.
Bayrampaşa
Ben Fazla Kalmayacağım;
yanlışkla tutuklanıp, derdini anlatamadan yıllarca cezaevinde kalmak
zorunda bırakılan bir adamın öyküsü. Filmin yönetmeni Hamdi Alkan.
Yönetmeninden de anlaşılacağı gibi film bir dram komedi. Filmde
Vural Çelik, Yasemin Conka, Hakan Yıldırım, Okan Tangücü ve Tamer
Karadağlı rolleri paylaşıyorlar.
Kefaret ( Atonement )
Filmin konusu: “ 1935 yazının en sıcak gününde, on üç
yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia`nın soyunup yazlık evlerinin
bahçesindeki küçük havuza girdiğini görür. Tıpkı Cecilia gibi
Cambridge`den yeni dönmüş olan çocukluk arkadaşı Robbie Turner de
kızı gözlemektedir. O gün sona ermeden bu üç gencin hayatı bir daha
düzelmemek üzere değişmiş olacaktır. Robbie ile Cecilia başlangıçta
hayal bile etmedikleri bir sınırı aşacak ve küçük kızın hayal
gücünün kurbanı olacaklardı. Başkalarına ait sırlara tanık olan
Briony, bir suç işleyecek ve bu suçun kefaretini ödemek için ölene
kadar çabalayacaktır. “
Booker Ödüllü yazar Ian McEwan`ın en yetkin kitabı olan Kefaret,
edebiyat çevrelerinin alkışladığı bir başyapıt. Çocukluğu, aşkı,
savaşı, İngiliz toplumunu ve sınıf ayrımını akıcı, etkileyici bir
anlatımla sunarken utanç ve bağışlama, kefaret ve günahları hoş
görmenin güçlüğü üzerinde düşünmeye yöneltiyor. Filmin yönetmeni Joe
Wright. Oyuncular ise Keira Knightley, James McAvoy, Romola Garai,
Brenda Blethyn, Vanessa Redgrave. Film, 2007 İngiltere yapımı.
Ve
günlerdir üzerinde konuşulan ve merakla beklenen , Şahan Gökbakar’ın
senaryosunu yazıp oynadığı filmi “ Recep İvedik “.
Yönetmenliğini de kardeşi Toğan Gökbakar yapmış. Komedi türündeki
filmin konusu şöyle :
Adamın biri yolda cüzdanını düşürür, sokaklarda yaşayan başka bir
adam tam cüzdanı kapıp kaçacakken Recep İvedik onunla mücadeleye
girer. Sonunda, sahibine teslim etmek üzere, evsiz adamın elinden
cüzdanı almayı başaran Recep İvedik kafasını çevirdiği anda cüzdan
sahibinin çoktan gittiğini farkeder. Akşam evinde televizyon
seyreden Recep İvedik, cüzdanın Antalyalı çok önemli bir iş adamına
ait olduğunu öğrenince arabasına atlar ve güneye doğru yola koyulur.
Yol boyunca birbirinden komik sürprizlerle karşılaşan Recep İvedik
en sonunda Antalya’ya varmayı başarır ve cüzdanı turizmci Muhsin
Bey’e teslim eder. İş adamının ısrarlarına rağmen Recep İvedik ne
para almayı kabul eder ne de otelde kalmayı... Fakat tam otelden
ayrılacakken çocukluk aşkı Sibel’in bir tur otobüsünden indiğini
farkeder. Artık Recep İvedik’in tek bir amacı vardır; kendisini
tanımayan, hatta hatırlamayan Sibel’e kendini beğendirmek...
Recep İvedik’in asıl keyifli tatil macerası bundan sonra
başlayacaktır.
Bu
hafta vizyona giren son film,
Winx Club Kayıp
Krallığın Sırrı ( Winx Club The Secret of the Lost Kingdom )
Küçük kız
çocuklarının son derece bayıldığı karakterler Winx kızları. Yine çok
sevdikleri Hepsi grubunun kızları da filmi seslendirmişler. Konusuna
gelince,
“
On altı yıl önce Sihirli Boyut’un en güçlü savaşçı büyücüleri
kendilerini, mutlak kötüyle savaşmak adına kurban ettiler. Bu
savaşta ailesi kaybolan ve gezegeni Sparks yok edilen Prenses Bloom,
ablası Daphne’nin kendini feda etmesi sayesinde kurtulur. Bloom
dünyada kendisini evlat edinen aile tarafından, sıradan bir kız
olarak büyütülür. “ Film, 2007 yılı İtalya yapımı.
Sergi
Dünyanın en
büyük açıkhava sanat etkinliği CowParade, Paris, New York, Monako,
Moskova, Sydney, Tokyo, Londra gibi 54 önemli şehirden sonra geçen
yaz Sütaş’ın ev sahipliğinde İstanbul sokaklarındaydı. Şimdi bu
sevimli inekleri Sütaş’ın ev sahipliğinde 29 Şubat’a kadar Zafer
Plaza’da ve Korupark’ta görebilirsiniz.
Kitap
Tarihi çok severim. Bu sevgimi de babam aşıladı eminim, ona da amcam
sanırım. Daha ben ilkokuldayken, taa kendi çocukluğunda amcamın ona
aldığı resimli tarih mecmualarını vermişti elime, o dergileri
toplamış ciltletmiş bir ansiklopedi haline getirmişti. Hala
annemlerde bu ansiklopedi ve 60 yıllık geçmişi var neredeyse. Keşke
şimdi de öyle dergiler olsa da çocuklarımız tarihi güzel öykülerle
öğrenebilse.
O
hikayelerin tadını iki kişiyi okur ve dinlerken yine buluyorum. Biri
Murat Bardakçı, diğeri de İlber Ortaylı.
Bu
hafta önereceğim kitap İlber Ortaylı’nın kitabı “ Tarihin İzinde “.
Arka kapağı bizleri şu şekilde okumaya çağırıyor :
Tarihi sevdiren adam sizi "Tarihin İzinde"dolaştırmaya devam
ediyor...
"Bazı tarihçilerimiz vardır, diyorlar ki mesela, 'Osmanlılar Arapça
kullanmış, Farsça kullanmış.' Hâlbuki Osmanlı'nın Arapça bileni,
bugün bizim İngilizce bilenimiz kadardır."
"Bize Türkiye ismini 12. asırda İtalyanlar koymuştur. Ülkenin
çoğunluk halkı Türk olduğu için bize Türkiye, "Türkü Mania" gibi
isimler koymuşlar. Ama biz kendimize ısrarla Rum, Romen demeye devam
ettik. Çünkü bu Roma imparatorluğu'nun bir devamıdır. İstanbul'u
fetheden Fatih de kendisini Kaiser-i Rum (Doğu Roma İmparatoru) ilan
etmiştir. Ama bununla beraber tabii ki o da Türktür."
"Sultan Abdülaziz'in öldürüldüğü kanısındayım. Çünkü Sultan
Abdülaziz bir kere çok dindar. Dindar adamlar kolay intihar
etmiyorlar. Abdülaziz yaşamayı seven biri..."
"Vahdeddin ve Atatürk karşı karşıya gelmişlerdir. Ama dost oldukları
zaman da vardır. Kim ne derse desin son padişah hazineyi soyup
gitmedi. Gittiği yerlerde de Türkiye devleti aleyhinde faaliyette
bulunmadı, söz söylemedi."
"Din ile devletin ayrılması Yahudi ve Müslümanlıkta imkânsızdır.
Çünkü her iki dinde de din insanların yirmi dört saatini ayarlar.
Sadece devletle olan ilişkilerini değil özel hayatlarını, nasıl
yiyip içeceklerini, nasıl temizleneceklerini, karı-koca arasındaki
ilişkiyi ve tabii ki devletle olan ilişkiyi ayarlar."
Ülkemizin değil dünyanın en önemli tarihçilerinden İlber Ortaylı
"Tarihin İzinde" dolaşıyor, kafa kurcalayan sorulara cevaplar
veriyor ve ezberleri bozuyor.
Alışveriş
Özdilek’te 21 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında “ Panayır Günleri “
adı altında yeni bir indirim kampanyası var. Panayır Günlerinde
temizlikten gıdaya, kişisel bakımdan oyuncağa kadar yüzlerce ürün 1
YTL -2 YTL – 5 YTL ve 10 YTL gibi fiyatlarla tüketiciye sunuluyor.
Mağaza sezon ürünlerinde ise yüzde 50’ye varan indirimler var.
Ve haftanın
son sözü
Keşke yerine “bir
dahaki sefere” de.
Melis’ten
Melis,
Korupark’ta Sütaş CowParade ineklerini görür ve bütün plazayı möööö
möööö diye dolaşır. J
Hepinize mutlu
haftalar J
Sevgiyle
sağlıklı kalın.
Gönenç TOPÇULAR

|