|

DERTLİ (?) BADEM
Badem okula başladığından beri çok dertliyiz.
Offf off, nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemedim…
En
büyük derdimiz; okulda her gün çorba içmemiz. ‘Annecim, öğletmenim
bana hel gün çolba içiliyol, istemiyolum diyolum ama ‘bilazcık
tadına bak Anılcım’ deyip bana hepsini içiliyol’ diye salya sümük
ağlıyor.
Sonra, bir de sinema konusu var. Okullarındaki sinema salonunda bazı
günler film seyrediyorlar ama benim kuzum her gün ‘Tom ve Cili’’yi (Tom
ve Jerry) seyretmek istiyormuş. ‘Ama hel gün seyretmeme izin
velmiyolal’ diye hıçkıra hıçkıra ağlıyor.
Hıımmmm tabi uyku saatinde yaşadığımız problemimizi unutmamak gerek.
Uyku saatinde konuşmak isteyen Badem’e, ‘Şşşşşttttt sessiz ol ve
lütfen uyu, diğer arkadaşlarını da uyandıracaksın’ diyormuş
öğretmeni. Bakar mısınız lütfen öğretmenimizin yaptığına? Olur mu?
Uyku saatinde konuşmak isteyen çocuğa susması söylenir mi?
J.
Bir
de benim tuvalet olayım var. Badem, kendisini akşama kadar okulda
beklediğimi zannediyor. Arada aklına geldikçe ‘ben anneme bakıcam’
diyormuş. Öğretmeni de ‘annen lavaboda canım şimdi göremezsin, daha
sonra bakarız’ diyormuş oğluma. ‘Sen evde tuvalete git, okulda
gitme, ben seni gölemiyorum hem onlal çocuklal için annelel için
değil’ diye her gün şikayet ediyoruz.
Anlayacağınız derdimiz çok
J.
Keşke hep çocuk kalsak, keşke hayattaki yorgunluklarımız hep çocukça
şeyler için olsa…
Herkese, Umut’larının hiç tükenmediği, güzel Anıl’arla dolu, şeker
tadında bir Şeker Bayramı diliyorum.

|