Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

 

İNCİ TANEM’E MEKTUPLAR…6

SENİNLE YENİ MACERALARA...

…………….

            Tatilimiz çok güzel geçti fakat ilk kez etrafımda düzenlenen aktivitelere seyirci kaldım. Bir faaliyet anonsu üzerine babanla soluğu hemen orada alıyorduk katılmak için ama beni “sizi alamayız” deyip hemen saf dışı bırakıyorlardıJ Bu bile bana keyif verdi biliyor musun, hırs küpü olan annen bu durumdan gayet memnun, karnını okşaya okşaya izledi yarışanları.. Sadece, bir an babanı plaj voleybolu oynarken izlediğimde hafiften oynayamamanın burukluğunu yaşar gibi oldum ama hemen seni hissederek sağlığın ve varlığınla mutluluk duyuverdimJ

            Başbaşa geçirdiğimiz bu güzel günler çabuk geçmiş ve evimize dönmüştük. 29 Mayıs C.tesi günü tekrar kontrole gittik. Sen 27 hafta + 3 günlüktün. Kocaman olmuştun artık, ultrasonda ekrana sığmıyordun ve biz seni doğru düzgün göremiyorduk. Doktorun “burası dirseği, işte bu dizi” şeklinde verdiği bilgilerle anlamaya çalışıyorduk ekranda beliren görüntüleri. Seninle birlikte ben de büyüyordum artık. Kilo alıyordum, hayatımda hiç görmediğim kiloları görmeye başladım. Zaman zaman üzüyordu bu durum tabii beni, en sevdiğim kıyafetlerime veda etmiştim ve birdaha giyebilecek miydim onu da bilmiyordum. Sen doğduğunda bakalım ne halde olacaktım meleğim? Etrafımda gördüğüm birçok hamileye oranla daha iyiydim ama yine de bu kiloları tartıda görmek beni korkutuyordu. Ama babanın “çok güzel oldun aşkım, kilo sana çok yakıştı”  şeklindeki pozitif yaklaşımlarıyla da moral bulmaya çalışıyordum.

            Kontrolümüz yine çok güzel geçmişti ve seninle ilgili yine güzel haberler almıştık. Sen yine çok sağlıklıydın, çok iyi gelişiyordun içimde. Boyun 35 cm, kilon da 1,150kg olmuştu. Sevil Hanım boyunun ve kilonun biraz önde gittiğini bile söylemişti. Bu baban ve benim için çok güzel bir gelişmeydi aslında. Demek ki seni iyi besleyebiliyordum. Biz böyle düşünürken doktorun, bu hızla gelişmeye devam edersen normal doğum yapmamın riske gireceğini söylemesi bile bizi etkilememişti.

            8 Haziran Salı günü Bursalı Anneler grubumuzun kurucusu Özgür İde Teyzen Olay TV’de canlı yayınlanan “Yaşadıkça” programına konuk olarak grubumuzun davet edildiğini ve hamile olarak benim de katılıp katılamayacağımı sordu. Hiç düşünmeden hemen atladım. Yine seninle birlikte çok güzel bir deneyim daha yaşayacaktık bitanem. Hamileliğin en keyifli yanlarını doya doya yaşıyordum, ve seni de daha doğmadan meşhur etmeye kararlıydımJ

            10 Haziran Perşembe saat 9,30’da Olay TV binasında olacaktık 6 kişi. O gün herhangi bir terslik olmasın diye akşamından kuaförümle görüşüp sabah 8’de oarada olacağımı ve kesinlikle geç kalmamaları gerektiğini söyledim. Sabah 8’de ıslak saçlarımla kuaförün kapısındaydım fakat kuaför henüz açık değildi. Çok stres olmuştum. Benimle birlikte akşamdan randevu alan 3 kişi daha kapıda bekliyordu. Görevlilerden 2 kişi de vardı fakat anahtarları yanlarında değildi. Anahtarı olan kişi henüz gelmemişti,  bir türlü de telefonuna ulaşamıyordu hiçkimse. Uzuuunca bir bekleyişten sonra iyice gerilmeye başlamıştık. Yarım saatten fazla beklemiştik gelir diye. Kuaförde çalışan arkadaşlar başka bir kuaför arkadaşlarını aradı, sonra hepimiz arabalara atlayıp oraya gittik. Telaşla geçen 20 dakikanın sonunda saçlarım istediğim gibi olmuştu ama ben çok gergindim. İşim biter bitmez arabaya atlayıp biraz hız yapıp, birkaç ta kırmızı ışıkta geçtikten sonra yayının yapılacağı yere ulaştımJ Etrafıma bakındım, ben ilk gelendim bunca olaya rağmen. Rahatlayarak derin bir “oohh” çektim ve kendime bir tost söyledimJ

            Diğer arkadaşlarım da geldiler. “Bursalı Anneler” özel tasarımlı t-shirtlerimizle hepimiz çok şık gözüküyorduk. Programın yapımcı ve sunucusuyla tanıştık, biraz sohbet ettikten sonra yayın odasına geçtik. 3’er kişilik 2 grup halinde katılacaktık programa. Ben ilk gruptaydım, benimle birlikte Ayşe ve İde de vardı ilk bölümde. Ayşe hepimizden daha heyecanlıydı. Ben de heyecanlıydım ama program başlayınca konuştukça konuşmak istedimJ “Annelik nedir sizce” şeklindeki ilk soruyla program başlamıştı. İde Teyzen ve Ayşe Teyzen “herşeydir” şeklinde tanımlamaya çalışırken ben bir tarifini bulamadığımı söyledim. Çok hoş sohbetlerle gelip geçti ilk bölüm. Ardından iknci bölümde Aycan, Fatoş ve Gönenç vardı. Sanki yıllardır programlara katılıyorlarmış gibi gayet güzel ve akıcı konuşmalarıyla bizleri çok güzel temsil ettiler. Program bittiiğinde hepimiz rahatlamıştık. Bizler için inanılmaz güzel bir deneyimdi.

    O gün ve ardındaki birkaç gün tebrikleri kabul etmekle geçtiJ Bu arada ben sana mektuplar yazıyor ve bu yazılarımı sitede paylaşıyordum. Senin dünyaya geliş maceralarını, benim de anneliğe adım attığım bu özel günleri herkese duyuruyordum.

İlgiyle ve merakla takip ediliyorduk