Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

 

 

 

   

100. Yazım

Bu hafta, web sitemiz kurulduğundan yani 15 Mart 2007’den beri yazdığım 100. Yazımı sizlerle paylaşıyorum. Her fırsatta tekrarlıyorum, web sitemizde köşe yazarlığı yapan tüm arkadaşlarım ve ben amatörce duygularımızı sizlerle paylaşıyoruz. Hiç birimizin asıl mesleği yazarlık değil. Sitemizin kurucusu ve editörü olarak, yazarlarımızın siyasi görüşü, hayata bakış açısı, sosyal statüsü, mesleği vs. beni hiç ilgilendirmiyor. Bir tek yazının noktasına, virgülüne dahi müdahale de bulunmuyorum. Her yazarın köşesi, satırları kendi görüşlerini yansıtıyor. Bursalı Anneler bir anne-bebek-çocuk web sitesidir, yazar arkadaşlarımın da sadece annelikleri beni ilgilendiriyor. Herkes dilediği gibi duygu ve düşüncelerini bu satırlarda ifade etmekte özgürdür.

Bu satırlarda annelik duygularımızla hayata bakış açımızı, duygularımızı, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, hayallerimizi paylaşıyoruz. Satırlarımız yazdıklarımız beğeniliyor olacak ki, aramızdan başarılı arkadaşlara başka web sitelerinden de yazarlık teklifleri geliyor. J

Yazılarımı yazarken;

Gün geliyor çocuklar gibi şen oluyorum, benim için büyük bir sevinci paylaşırken.

Gün geliyor ağlıyorum, ince bir sızı hissediliyor satırlarımdan, (doğru aktarabiliyorum ki sizlerden gelen yorumlarda da bu sızıyı hissediliyor.)

Gün geliyor endişeleniyorum, korkuyorum, CAN’ım ve tüm CAN’lar için.

Gün geliyor isyan ediyorum olana bitene, başımızdakilere, yanı başımızdakilere.

Gün geliyor en büyük heyecanlarımı, CAN’ımı, hayat arkadaşımı, annemi, kardeşimi, melek babamı yazıyorum.

Gün geliyor CAN’ımın bir ilkini, başarısını, heyecanını paylaşıyorum.

Gün geliyor Bursalı Anneler’imin başarılarını, projelerini gururla yazıyorum.

Gün geliyor işimi, heyecanla ürettiklerimizi paylaşıyorum.

Gün geliyor beğenilerimi, teşekkürlerimizi yazıyorum.

Gün geliyor eleştirilerimi…

Kolay değil her hafta bir konu bulup, zamanınızı ayarlayıp yazı yazabilmek, her hafta aksatmadan üretebilmek. Zorlandığım, saatlerce imlecin yanıp sönmesini izlediğim haftalar olmadı mı?

Oldu elbet…

Ama,  beğendiğiniz bir yazarın sayfasından sizin yazınıza link verildiğini gördüğünüzde ki mutluluk, ya da hiç tanımadığınız bir okurunuzdan gelen yorumu okumak tüm zorlukları bir anda siliyor.

100. yazımda en çok bu satırları okuyanlara teşekkür ediyorum, amatör de olsa yazan biri için okunduğunu bilmek çok büyük bir motivasyon. Lütfen bir iki satırda olsa yorumlarınızı bizlerden esirgemeyin.

Gücüm, duygularım, kelimelerim yettiğince yazmaya devam J

 

Sevgi ve hoşgörü ile…

Özgür İde Acarbabacan

11.01.09

 

İde’nin notu:  Yazımda ki fotoğrafta 10 Ocak 2009’da İdem Reklam&Organizasyon’un gerçekleştirdiği ilk, Şeker Hamuru Pasta Kursu’nda benim yaptığım pasta ve pastaya bayılan CAN’ım  görülüyor J

17 Ocak’ta ki ikinci kursumuz için ve bundan sonra gerçekleşecek kurslarımız için pasta@idemce.com adresinden bilgi alabilirsiniz.

 

 

ozguride@bursalianneler.com