Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

 

 

 

   

Geleceğin Suçluları

Dr. Erdal Atabek’in ‘’Erken Büyüyen Çocuklar’’ kitabını yeni bitirdim, uzun zamandır başucu kitabımdı, beni çok etkileyen bölümlerden birini sizlerle bu hafta paylaşmak istiyorum.

Sayın Atabek’in kitabında okuduğum, Hürriyet Gazetesinde 05.03.02 tarihinde yayınlanan bir yazıyı aynen sizlerle paylaşmak istiyorum;

Çocuğunuzu ‘’geleceğin suçlusu ‘’ olarak yetiştirmek mi istiyorsunuz? Bu hiç de zor değil. ABD’nin Houston Polis Müdürlüğü, herhalde akılda daha kalıcı olması için, tersine bir yol tutturmuş ve anne babalara ‘’Geleceğin Suçlusunu Yetiştirmenin Basit Kuralları’’nı hazırlamış:

1-      *Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başla. Bu şekilde o, bütün dünyanın onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.

2-      *Kötü sözler söylediği zaman gül. Böylece o kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.

3-      *Ona manevi, ahlaki hiçbir eğitim gösterme. 21 yaşına gelince kendi karar versin diye bekle.

4-      *Yerde bıraktığı her şeyi kaldır: Kitaplarını, ayakkabılarını, elbiselerini… Onun için her şeyi sen yap ki, o bütün sorumlulukları başkalarına yüklemeye alışsın.

5-      *Onun önünde sık sık kavga edin. Bu sayede bir gün aile parçalanırsa fazla şaşırmaz.

6-      *Çocuğa istediği kadar harçlık ver. Hiçbir zaman kendi parasını kendi kazanmasın. Senin hayatta karşılaştığın güçlüklerle onun da karşılaşmasına ne gerek var?

7-      *Yiyecek, içecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine getir. İstediklerini yapmamak tehlikeli soğukluklara neden olabilir.

8-      *Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı daima onun tarafını tut. Onların hepsinin çocuğa karşı peşin hükümleri vardır.

9-      *Günün birinde başına gerçekten bela gelirse ona, ‘’Bir şey yapmadın’’ diye kendinden özür dile.

 

Hemen hemen hepimiz 1-2 maddeyi farkında olarak ya da olmayarak yapıyoruz öyle değil mi? Bu ufak, önemsiz  gibi görünen ayrıntıların geleceğin suçlularını, doyumsuz, mutsuz ve başarısız insanlarını yarattığını bir kez daha bilmek, belki hepimize iyi gelir.

Çocuğa kıyamamak adına her istediğini yapmak bizim toplumumuzda yapılan çok yaygın bir yanlış, aman ağlamasın, üzülmesin diye diye alınan bilmem kaç yüzüncü benzer oyuncak,

Kötü bir söz söylediğinde kahkahalarla gülmek hatta bundan hoşlanan zevk alan aile bireylerinin birde marifetmiş gibi herkesin yanında evlatlarının bu üstün başarısını sergilemesini istemeleri,

Ailede şiddete kadar uzanan her türlü kavganın içinde çocuğunda olması,

Sevginin, ilginin eksikliğini en pahalı telefonları, en marka kıyafetleri alarak telafi etme çabası,

Hatasını sebepleri ile açıklamak yerine hemen siper olup herkese karşı körü körüne savunmak,

Bir bardak suyu kendi alabilecek yaşta iken, hala ayağına götürmek….

…..

Liste uzar gider, elimden geldiğince özen göstermeye çalıştığım hatta bu şekilde davrandığım için en yakınlarım tarafından bile zaman zaman eleştirildiğim yönlerimin bir kitap sayfasında tekrar karşıma çıkması iyi oldu.

Şaka bir yana, bu bahane ile doğru yolda ilerlediğimizi, sağlıklı bir CAN yetiştirmek için elimizden geleni yaptığımızı, bizi eleştiren, eş, dost, akraba ve yakınlarımıza önemle duyururuz :)

 

Sevgi ve hoşgörü ile…

Özgür İde Acarbabacan

 18.01.09

 

İde’nin notu:

20 Ocak hayatımda ki en özel tarihlerden, melek babam ve annemin birbirlerine ‘’EVET’’ dedikleri gün… Bizim evde her özel gün unutulabilirdi ama 20 Ocak’lar asla…

Annem ve melek babam, özenle o geceye hazırlanır, mutlaka canlı, Türk Sanat Müziği dinleyecekleri bir yerde baş başa geçirirlerdi.

6 senedir 20 Ocak çiçeklerini babam yerine biz çocukları anneme sunuyoruz.

Aşklarının, sevgilerinin  hiç bitmediğine şahit olmak çok güzel… Sizi çok seviyorum…

 

ozguride@bursalianneler.com