|
|
      
|
|
|

Sanki?

Küçükken,
Henüz ilköğretim öğrencisi iken bir
başka coşkusu vardı sanki 23 Nisan'ın...
O günün bana ait olduğunu hissederdim.
Sanki doğum günüm gibi, sevinçle,
heyecanla 23 Nisan'ın gelmesini beklerdim.
Çeşit çeşit gösteriler, şiirler,
şarkılar hazırlardık. Okulun bando takımındaydım ve aylar süren,
askeri disiplin altında, Avni öğretmenimiz bizleri hazırlardı.
İlla yağmur yağardı 23 Nisan'da, bir
kaç gün öncesinin yakıcı bahar güneşine inat.
Ama o heyecandan hiç bir şey eksik
olmazdı, pırıl pırıl giyinir, özenle bize armağan edilen bayramımızı
kutlardık.
Mutlaka vurgulanan 23 Nisan 1920'nin
TBMM'nin açılışı idi, son yıllarda ben mi algılayamıyorum bilmiyorum
ama sanki sadece ''Çocuk Bayramı'' olmasının üzerinde duruluyor.
Ulusal Egemenliğimizi kazandığımız
belki de en önemli tarihimizi sadece ''Çocuk Bayramı'' diye
geçiştirmek bana doğru gelmiyor.
Doğru olan laik demokratik Türkiye
Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı bu en önemli tarihin, ATA'mız
tarafından yarınımız olan çocuklarımıza armağan edilmesidir.
Tüm büyüklerinde her kelimesinin
anlamını sindirmesi gereken bu çocuk parçası, her şeyin en güzel
özeti değil mi?
|
Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Bugün, Atatürk'ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
Saip EGÜZ |
|

Biz bu coşkuyu ve önemi çocuklarımızla
birlikte yaşadık. Bursalı Anneler ve çocukları 23 Nisan coşkusunu
doya doya yaşadılar. Katılan herkese çok teşekkür ederiz.

|