Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

 

 

 

   

İlk Kitap

Kitap okuma alışkanlığı hemen hemen hiç olmayan bir milletiz. Okumamak için bir sürü bahane, sebep hazırdır.

Oysa okuyan insan;

Bilgilidir,

Kültürlüdür,

Kendini doğru ifade edendir,

Soran, sorgulayandır,

Akıllıdır,

Üretkendir,

Vs vs…

O kadar bambaşka ve güzel bir dünya ki, bir kitabın sayfalarında kendini yitirmek. Elinden kitap düşürmemek…

Kitap okumanın keyfine tam olarak ortaokulda vardım. Her hafta okul kütüphanesinden kitap taşımaya başladım. Bir an önce ödevlerimi bitirip saatlerce kendimi kaybedercesine kitabımı okurdum. O yaşlarda okuduğum kitapların çoğu ingilizce gençlik romanlarıydı ve lisan eğitimime çok şey kattı. Zamanla kitap okumak hayatımda nefes almak, yemek yemek kadar doğal bir olgu halini aldı.

Melek babam çok severdi kitap okumayı, annem de en çok emeklilik hayatında, yoğun iş temposunun acısını çıkarmak istercesine elinden kitap düşürmez oldu.

CAN’ımın yeni okulunun çok güzel bir uygulaması var, binlerce kitap bulunan kütüphanelerinden her gün yeni bir kitap getiriyor. Şimdilik biz ona okuyoruz, kitap hakkında konuşuyoruz.

Kütüphaneden her gün düzenli kitap alıp okuyanlar ise ‘’Ayın Kitap Kurdu’’ olarak ödüllendiriliyor. CAN’ım ayın ‘’Kitap Kurdu’’ olabilmek için büyük bir heyecan yaşıyor.

İki hafta önce, çantasından büyük bir heyecanla yeni kitabını çıkardı ve ‘’anne sana sürprizim var’’ dedi. Ben merakla çantadan ne çıkacağını düşünürken, ‘’ sürprizzzzzzz’’ çığlığı ile elinde ki kitabı gördüm. CAN’ım benim için okul kütüphanesinden bir kitap getirmişti. Bundan değerli bir hediye, bundan güzel bir sürpriz olamazdı.

Ve gelen ilk kitabı sevinçle elime aldım, gözlerimin yaşarmasına engel olamadım,

 

Oğlumun bana getirdiği ilk kitap, benim en sevdiğim, şiirlerinin çoğunu ezbere bildiğim, melek babamdan kütüphaneme miras kalan, defalarca okuduğum, ‘’Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni - Nazım Hikmet’’ kitabının aynısıydı. Gözlerim yaşardı, mutluluktan ne yapacağımı bilemedim. CAN’ıma çok teşekkür ettim, hem bana bu değerli hediyeyi getirdiği için, hem de bu hediyenin melek dedesinin de çok sevdiği bir kitap olduğu için…

Bir şeyin alışkanlık haline gelebilmesi için, üst üste en az kırk kez tekrarlanması gerekirmiş. Biz çoktan kırkı aştık. Umarım CAN’ımın hayatından kitap hiç eksik olmaz.

**

4 senedir Bursalı Anneler olarak, Nilüfer Belediyesinin düzenlediği ‘’Cumhuriyet yürüyüşlerine çoluk, çocuk coşku ile katılıyoruz. Cumhuriyetine, ATA’sına sahip çıkan, laik nesiller yetiştirmek için biz ağaçlarımızı yaşken eğiyoruz.  Yürüyüş fotoğraflarını ana sayfamızda görebilirsiniz.

 

İde'nin notu:

Kalemine, zekasına hayran olduğum Özdil'in bu yazısını lütfen okuyun. Üzerimize oynanan çirkin oyunların artık hangi boyutlarda olduğunu anlamanın, uyanmanın, bir şey yapmanın zamanı geldi de geçiyor...  

 

Sevgi, sağlık ve hoşgörü ile…

Özgür İde Acarbabacan

01.11.09