|
|
      
|
|
|

Şiir
Şiir sever misiniz?
Ben bayılırım...
O kelime oyunları içinde kendimi
kaybeder, şairin zekasına hayran kalırım...
Ayrı bir yetenektir şiir
yazabilmek.
Şiir kitaplarımı ara ara tekrar
okurum, seneler sonra aynı satırları okuduğumda başka anlamlar,
dünyalar keşfederim. Her yaşımın bana kattığı tecrübe ve
birikimle, aldığım tat bambaşka olur...
Bu hafta, şiir kitaplarımı gözden
geçirdim. Yine o satırların arasında zamanın nasıl geçtiğini
anlamadım. En sevdiğim şiirlerden birini sizlerle de paylaşmak
istedim...
BEN SENDEN ÖNCE
ÖLMEK İSTERİM
|
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
18 Şubat 1945
Nazım Hikmet Ran |
Şiiriniz bol, mutluluğunuz daim
olsun.
Sağlık, sevgi ve hoşgörü ile...
Özgür İde Acarbabacan
21.02.2010

|