|

Kitap ve Kadın
Bu hafta sizleri harika bir
yürekle tanıştırmak istiyorum. Hayalleri ve attığı adımları
yaşına kıyasladığınızda ''bravo''larınıza binlercesini
ekliyorsunuz.
Mudanya Mütareke İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Nisa
Zeynep Öztürk, henüz 12 yaşında. Kumyaka köyünde yaşıyor.
Onu yaşıtlarından ayıran ve özel yapan başarısı ise, taşımalı
sistem nedeni ile köyünde terk edilmiş olarak duran okul
binasını kütüphaneye çeviriyor olması.
Zeynep'ten grup üyelerimizden
sevgili arkadaşım Gönenç Topçular sayesinde haberdar oldum.
Bursalı Anneler olarak destekleyebilir miyiz sorusuna, heyecanla
kocaman bir EVET dedim.
Bu harika fikri biz de bir
kampanya haline getirip, elimizden gelen tüm desteği sağlamak
istiyoruz.
Zeynep,
ansiklopedi gibi bilgi edinebilecekleri kitaplardan çok roman,
hikâye ve çizgi roman ilköğretim 1 ve 2. sınıf düzeyinde hikâye
kitaplarına ihtiyaçları olduğunu, eğitime gönül veren ve okumayı
seven herkesin destek vermesini beklediklerini belirtiyor.
Bu satırları okuyan herkesin
elinden geleni yapacağına, duyarsız kalmayacağına inanıyorum.
***
8 Mart Dünya Kadınlar gününde yine
aynı dileklerimi yineledim ne yazık ki... Kadına ve tüm
canlılara şiddetin her türlüsünü uygulayanları kınıyorum :(
Ne yazık ki toplumun her
kademesinde çeşitli haksızlıklara, eşitsizliklere ve şiddete
maruz kalan kadınlarımıza şahit oluyoruz. Gazetelere üçüncü
sayfa haberleri olmaktan öteye gidemeyen, yitip giden
hayatlardır onlar. Hepsi içimi acıtıyor ama kadının kadına
eziyetini anlamak mümkün değil.
Kadının kadına yaptığı şiddet bana
çok daha ürkütücü geliyor.
Kimi zaman çalışma arkadaşımız,
kimi zaman kardeşimiz, kimi zaman kapı komşumuz, kimi zaman
pazarda karşılaştığımız hemcinsimiz onlar...
Oysa kadın sevgi, saygı ve sıcacık
bir kucaktan başka ne ister?
Emeğinin karşılığını ister,
fikirleri sorulsun, değer verilsin, hakkı yenmesin, baskı şiddet
görmesin ister.
Sevdiceğinin kalbine usulcacık
girip, bu dizeleri duymak, ''hoş bulduk'' diyebilmek ister...
Hoş geldin
kadınım benim hoş geldin
Yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
Ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
Susamışsındır;
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
Acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
Memleket gibi yoksuldur odam.
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
Ayağını bastın odama
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
Güldün,
Güller açıldı penceremin demirlerinde
Ağladın,
Avuçlarıma döküldü inciler
Gönlüm gibi zengin
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
NAZIM
HİKMET
Sağlık, sevgi ve hoşgörü ile...
Özgür İde Acarbabacan
08.03.2010

|