Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Merhaba;

 

Kitabın Adı: Gülünün Solduğu Akşam

Yazar: Erdal Öz

Yayınevi: Can Yayınları

Sayfa Sayısı: 305

 

Kitabın Arkasındaki Not:

 

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri... Mamak Askeri Cezaevi'nde bu çocukların çoğuyla buluşmuş, konuşmuşumdur. Deniz Gezmiş'le anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Onların romanını. O istemişti bunu. Onlarla konuşurken, sık sık sorduğum sorularla, onları sürekli ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki, bu tasarı yarım kaldı. Notlarımı geliştiremeden yanlarından ayrılmak zorunda kaldım. Elimdeki notların yetersizliği yüzünden böyle bir girişimi sürdüremeyeceğimi anladım, vazgeçtim. Yıllar sonra bu notları, gün ışığına çıkarmak istedim. Çünkü onlar öylesine hızla -kimi asılarak, kimi kurşunlanarak- yok edilmişlerdi ki, yetersiz de olsa, notlarımı kendime saklayamazdım. Oturdum bu kitabı yazdım. Gülünün Solduğu Akşam, serüven dolu, sürükleyici bir roman gibi de okunabilir. Ama acı ve hüzün yüklü bir kitap olduğu bilinmelidir. Anı, belge, anlatı karışımı bu kitabımı okuyunca dilerim sizde bıraktığı hüzün kalıcı olsun.

 

7 yıl önce okuduğum ve etkisini hala hissettiğim nadir kitaplardan biri "Gülünün Solduğu Akşam". Hani deriz ya bir çırpıda okundu bitti diye, işte öyle bir şey bu kitabı okumak. Çok hüzün verici, gözyaşlarınızı tutamadığınız bir kitap. Edebi değeri pek olmasa da yakın tarihimize ışık tuttuğu, 12 Eylül olaylarına Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Sinan Cemil mücadelelerini anlatan roman değil de, anı tadında bir kitap. Kurgu yok bu kitapta, gerçekler var sadece. Tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye için mücadele veren ve idama mahkûm edilen üç gencin son anlarını, belgelerle anlatan bir kitap. Yazar Erdal Öz, Ankara Mamak Cezaevinde tanışır Deniz Gezmiş ile. Ve bir sohbet sırasında Deniz Gezmiş "Che Guavera'yı iyi yazmışsın, bizleri de yazmalısın" der ve bunun üzerine "Gülünün Solduğu Akşam" doğar. Hala okumayan varsa mutlaka okuyun derim. Arkasından da "Darağacın Üç Fidan"ı tavsiye ederim.

 

Herkes ne zaman ölür

Elbet gülünün solduğu akşam

Kitaptan:

"Burada ölen yalnızca benim bedenimdir ki zaten ölümlüydü, ölecekti. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz, ölmeyecek, yaşayacak."

 

Haftanın Kitap Sözü:

Siyasi alanda tutkular ve inanışlar, pek az da düşünceler çarpışır.

Gustave Le Bon

 

Yorumlarınızı ozlem@bursalianneler.com adresime bekliyorum.

 

Bol kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim. J

 

22.02.2010