Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Kitabın Adı: Çavdar Tarlasında Çocuklar

Yazar: J.D.Salinger

Çeviren: Coşkun Yerli

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Sayfa Sayısı: 200

 

 

Kitabın Arkasındaki Not:

"Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra." Çavdar Tarlasında Çocuklar", Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler... Bu sürecin bir psikiyatri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı. Belki de Salinger'ın. 993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger, 1963'ten buyana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.

Daha önce “Gönülçelen” adıyla piyasada olan daha sonra “Çavdar Tarlasında Çocuklar” adını alan ve uzun yıllar A.B.D. de yasaklanan bir roman bu. Yasaklanan ve piyasadan çekilen kitaplar her zaman ilgimi, dikkatimi çekmiştir. Kesinlikle doğru ve güzel şeyler var ki içinde yasaklanmış diye düşünürüm. Hani doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali. 16 yaşındaki zengin bir Amerikan genci olan Holden, Noel öncesi okuldan kovulur, eve gitmeden önce birkaç gecesini dışarıda geçirir. Bu seyahati psikiyatri kliniğinde son bulur. Holden’in yaşının bu kadar genç olmasına rağmen bir yetişkin gibi düşünmesi, insanların ne kadar karaktersiz olduklarını, yapmacık ve sahtekâr gibi davranmalarını erken yaşta keşfetmiş olması belki de kitabı yasaklı hale getirdi. Bir de tüm anne-babaların içinde bir korku oluşması, kendi çocuklarının da böyle davranmasından ürkmelerinden dolayı piyasadan çekilme sebebi olabilir. Küçük erkek kardeşinin ölümünü hala kabul edememiş, acısını içinde yaşayan ve duygularını çok güzel bir dille anlatması aynı zamanda Holden’in bu kadar derin düşünceler içinde olması çok ilgimi çekti. Yazarın dilinin de oldukça yalın ve akıcılığının yanında çevirmen de güzel bir eser ortaya çıkarmış. Asi bir çocuğun gözünden dünaya bakmak da ayrı bir keyif. Anne baba olun yada olmayın, çocuk psikoloji ile ilgili olun yada olmayan ama bu kitabı mutlaka okuyun derim.

 

Haftanın Kitap Sözü:

 

Yüzünü güneşe çeviren insan, gölge görmez.
                                                        Helen Keller

 

Yorumlarınızı ozlem@bursalianneler.com adresime bekliyorum.

 

Bol kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim. J

 

10.05.2010