|
.jpg)
Kitabın Adı: Balık İzlerinin Sesi
Yazar: Buket Uzuner
Yayınevi: Everest Yayınları
Sayfa Sayısı: 214

Kitabın Arkasındaki Not:
Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de
Piri Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gurula.
- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak.
- Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım.
- Afife Piri! dedi hayranlı
Canım arkadaşım ve aynı zamanda komşum olan Evoironi tarafından ne
zamandır tavsiye edilen okumak için ancak fırsat yaratılan Buket
Uzuner'in kitabı Balık İzlerinin Sesi. İyi ki okumuşum, harika bir
kitaptı. Daha önce hiç Buket Uzuner okumamıştım. Başlangıç için çok
iyi oldu. Sıradışı bir konu, olağanüstü bir kurgu, imrelenecek bir
aşk. Her yönden farklılığını hissedeceğiniz bir kitap Balık
İzlerinin Sesi. Bu kitapta hayal gücünün sınırlarının nereye kadar
gider sorusuyla bir kez daha karşılaştım. Sanıyorum ki bu hayal
gücünün sınırları yok. Kitabı okurken elimde kalem satırların altına
çizemeden edemedim. Öyle güzel cümleler yaratmış ki yazar...
Dünyanın dört bir yanından gelen toplumda sıradışı kabul edilen 80
öğrenciyi bir yurda yerleştiriler ve olaylar böylece gelişir.
Türkiye'yi ise 21 yaşındaki Afife Piri isimli biri temsil ediyor.
Gerçek ile düş arasında kalmış bir kitap bu. Çevresinden kendisini
farklı ve yalnız hisseden, eminim bu kitabı daha çok seveceksiniz.
Ütopik olan bu kitabı bu tarzdan hoşlananlara tavsiye ediyorum.
Kitapta altını çizdiklerim:
"Sevginin en güzeli, en gereksinildiğinde verilenidir." (s.38)
"-Beni öyle çok seviyor ki, beni onun kadar çok sevecek bir başka
kadına rastlamama engel oluyor." (s.43)
"Tutsaklığımızın adıdır vazgeçilmezlik çoğu kez." (s.46)
"Ey aşk, gücün tartışılamaz bile!..." (s.93)
"Dürüst ve içten olmanın birbiriyle ilişkisi hiç de sanıldığı kadar
yakın değildir. Her dürüst davranışın içten olduğunu, her içtenliğin
de dürüstlüğünü savunmak nereye kadar inandırıcıdır?" (s.152)
"Bir sevgiliye kavuşmaktan daha güzel olan tek şey, sevgiliye
kavuşmayı düşlemektir!" (s.193)
"Mucizeler, ancak onlara inananlarca yaşanır ve aşk bir mucizedir!
Sevinçten çıldıracak, özlemden çıldıracak ve heyecandan çıldıracak
bir aşkı tanımamış olanlar, mucizelere de inanmazlar. Oysa aşk
mucizesini yaşayanlar, aşkın doruk noktasında cinselliği betimlemeye
çalışmanın bir cinayet olduğunu bilirler. O ancak yaşanır! Ve
yaşandıktan sonra, cinselliğin bütün öbür halleri artık renksiz,
tatsız ve yoksul kalacaktır. Çünkü, aslını gören göz, en iyi
öykünmeden bile incinir. Aslını tanıdıktan sonra, ancak onunla
heyecanlanır, mutlanır, onunla doyumlanır. Ancak!" (s.196)
"Cinayet ille de ellerle işlenmez." (s.204)
Haftanın Kitap Sözü:
Bencillik, insanın istediği gibi yaşaması değil, başkalarını kendi
istediği şekilde yaşamaya zorlamasıdır.
Oscar Wilde
Yorumlarınızı
ozlem@bursalianneler.com
adresime bekliyorum.
Bol kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim. :)
19.07.2010

|