Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Merhaba;

 

Kitabın Adı: Kuyucaklı Yusuf                                                                  

Yazarı: Sabahattin ALİ       

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Sayfa Sayısı: 221

 

 

Kitabın Arkasındaki Not:

Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hiyakesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.

 

 

En sevdiğim yazarlar arasında olan Sabahattin Ali’nin bu romanını dedemin kütüphanesinden alıp da okudum. Yani 1957 basımlı bir kitap. Böyle çok eski kitapları da okumak o kadar keyifli ki benim için. Hemde yıllar önce dedem okumuş, yıllar sonra da ben. Belki de içimdeki bu kitap tutkusu bana dedemden bir miras. Önce anneme sonra da bana geçen bir tutku. Babama ve diğer dedeme de haksızlık etmeyeyim. Onlar da bir kitap kurdudur benim gibi. Yani kitap kurdu olmam ailemden geçmiş bana.

 

Oldukça hüzünlü olan bu romanı yazar 1937 yılında haksız yere düştüğü hapishanede yazmaya başlar. Anne babası küçük yaşta öldürülen Yusuf’un hüzünlü ve acıklı hikâyesidir bu roman. Muazzez adında bir kızı olan kaymakam Yusuf’u evlatlık alır. Yıllar geçtikçe Yusuf ve Muazzez birbirlerini sevmeye başlar. Aynı zamanda köyün en zengini olan kişi de Muazzez’e âşıktır ve onunla evlenmek ister. Ama Muazzez karanını verir ve Yusuf ile evlenir. Romanda Anadolu insanının yaşayışını, hayata karşı duruşlarını, mücadelelerini ayrıca, iyi-kötü ve zengin-fakir arasındaki uçurumu çok güzel ifade etmiştir. Yazarın dilinin akıcı olması kitabın bir solukta okunmasına sebep oluyor. Ben bu romandan çok etkilendim. Yaptığı tahlillerle, karakterleri anlatım tarzıyla sizi o dünyaya çok kolay sokabiliyor. Her kitapseverin bu romanı okuması ve kütüphanesinde bulunması gerekir bence. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

 

Haftanın Kitap Sözü:

 

Şeref sarp kayalıklı, kumsalsız bir adaya benzer; dışına çıktıktan sonra bir daha içeri girilmez.


BOİLEAU

 

 

Yorumlarınızı ozlem@bursalianneler.com adresime bekliyorum.

 

Bol kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim. J

 

04.05.2009