|
|
       |
|
|
.jpg)
Merhaba;
Kitabın Adı: Aşk
Yazarı: Elif Şafak
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı:415

Kitabın Arkasındaki Not:
Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır,
hasretinde.. Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik
burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi,
düzenli ve görünüşte “sorunsuz” bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da
büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur;
görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini
konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. Ancak hayatının kritik
bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde
Ella’yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve
tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. Hayatlarımızın
durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz
sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz
zorlu yollar, ödediğimiz bedeller…
Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk
macerası…
Aşk…
Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman. "
İlk olarak “Mahrem” isimli kitabını okuyup da âşık olmuştum Elif
Şafak’ın kalemine. Yıllar önce okumuş olduğum bu “Mahrem” kitabı
beni alıp götürmüştü başka diyarlara. Diğer kitapları kütüphanemde
okunmayı beklerken “Siyah Süt” çıktı piyasaya. Çok satanlar rafından
normal raflara geçmesini bekledim okumak için. Çünkü herkesin
ağzında ve elinde bu kitap vardı. Öyle de bir takıntım vardır,
herkesin okuduğu piyasa da çok konuşulan kitapları okumak hiçbir
zaman içimden gelmez, ilgimi de çekmez zaten, benim yazarlarımdan
biri değilse o yazar. Aradan bir yıl geçince artık vakti geldi dedim
ve okudum “Siyah Süt”ü. Çok etkilendim, çok beğendim. Kurgusuna
hayran kaldım. Sonra ne olduysa uzaklaştım Elif Şafak’tan.
Düşünceleri düşüncelerime ters gelmeye başladı. Bir kaç yazısından
sonra iyice soğudum. Bu duygular içindeyken yazar bir kitap daha
çıkardı piyasaya. Adı AŞK. Kitabı bir gazetenin kitap dergisinde
gördüğümde yok, okumayacağım dedim içimden. Küsmüştüm yazar
J
Tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok misali. Çok sevdiğim kitapsever
bir arkadaşım okuyup bitirdikten sonra “mutlaka okumalısın,
muhteşem” dedi. Okuma zevklerimiz bir olduğu için güvendim ve o
arkadaşımdan kitabı ödünç alarak ki hiç sevemem başkasının kitabını
okumayı hem de kitap piyasaya çıkalı henüz bir hafta olmuştu. Ama
dedim ya küstüm yazara para kazandırmak istemiyorum diye. Kitabı
elime aldım, başladım okumaya ve 2 günde, bir solukta bitti. Öyle
çok sevdim ki, öyle çok içime işledi ki bu AŞK, keşke önyargılı
olmasaydım. Mükemmel bir aşk, hem dünyevi hem de ilahi bir aşk.
Roman roman içinde. Mevlana ile
Şems-i Tebrizi arasındaki aşk-dostluk, Ella ile Aziz arasındaki
dünyevi aşk-heyecan. Bu kitabı okuyalı çok oldu ama kitap hakkında
yazmak ise bugüne düştü. Kitapla ilgili yorumları her yerde
bulabilirsiniz, ben sadece bende yarattığı dünyayı paylaşmak
istedim. Yaşamımı ve aşkımı düşündüm, doğrularımı yanlışlarımı
hatırlattı bana. Yaralarımı nasıl saracağıma ışık tuttu. İnsanlarla
iletişim konusunda da yardımcı oldu bu kitap bana.
Ayrıca
kitap da yer alan 40 kural da kesinlikle okunup, içinize işlenmesi
gereken kurallar. Beni çok etkiledi bu kitap. Hatta daha sonra satın
alıp kütüphaneme bile koydum. Aşkın yanında tasavvuf temasını da
işleyen bu harika romanı herkese kesinlikle tavsiye ederim.
Haftanın Kitap Sözü:
Tenini besleyip geliştirmeye bakma, çünkü o sonunda toprağa verilecek bir
kurbandır. Sen gönlünü beslemeye bak! Yücelere gidecek,
şereflenecek odur.
MEVLANA
Yorumlarınızı
ozlem@bursalianneler.com adresime bekliyorum.
Bol
kitaplı günler, keyifli okumalar dilerim.
J
03.08.2009

|