Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

 

Dora’mın Kokusu köşemin bu hafta bir konuğu var. İzmir’imden gelen dostum; 2 yaşındaki  küçük Dora’nın annesi Gülden Tan’a gönlümü fetheden bu harika yazısı ve desteği için çok teşekkür ederim.

Can Dostuma

 

Sıcak bir yaz günü…

Bahçedeki ıslanmış çimlere çarpıp esen rüzgarın serinliği vuruyor. En yeni ve en eski dostum olan canımla kahvemizi yudumluyoruz pencerenin önünde.

İkimizde de yılların yorgunluğu; ikimizde de yılların mutluluğu.

Ne çok şey biriktirmişiz yaşanılası yalan dünyanın en küçük gerçeğinde…

Gerçek olan  bizmiyiz yoksa yaşanılan tecrübelerimiz mi sorguluyoruz durmadan; uyumadan…

Kim bilir böyle kaç gece kaç gündüz geçirdik ayrı şehirlerde, ayrı iklimlerde…

Seneler sonra buluştuğumuz ortak zaman, ortak iklimde şimdi sıra…

Hadi anlat bana can dostum; neler yaşadın oca zaman, neler biriktirdi içinde haykırmak istediğin. Dinlerim, paylaşırım, yaşarım senin her anını. Kendi başıma gelmiş gibi gülerim mutluluklarına; ağlarım kaybolmuş hüzün anlarına. Ve bilirim ki seninde benim için aynı hisleri paylaştığını. Emin olmak belki de dostlukta bulur sözlük anlamını ve yine şuna inanırım kendinden nasıl eminsen öyle olmalısın ‘DOSTUM’ diyebileceğin insana…

Bu konuda şanslı insanlardan biriyim bende. Kendim kadar emin olduğum dostum var ne mutlu bana. Derdimi, hüznümü, sevincimi paylaştığım. Ona bakınca gözbebeklerinde görebildiğim kendimi. Dokunduğumda ise hissettiğim yaşam rengini. Bazen sözcüklere sığmayan hisler, yazılara dökülemeyen sözcükler. Dostluklar adı anlatılamayan sadece yaşanabilen değerler. Herkesin hayatında olmasını dilediğim şaheserdir bu çizilemeyen eser…

Bu yazıyı okuduğunuzda yüzünüzde bir tebessümle hatırladığınız insana ’dostunuza’ hitaf edin. Ve bilin ki bunu yapabiliyorsanız yalnız değilsiniz, bir yerlerde mutlaka yaşanılıyorsunuz. İçinizdeki sevgi çiçeklerinin hiç solmaması dileğiyle...

 

Dostlukla kalın…

 

Gülden TAN

26.06.2009