|

Eylül
‘
Eylül…
Sonbahar…
Kimine göre yeni bir başlangıç…
Yaz
aşkını sarkıtabilmişsen eylüle; yaprakların hep yeşil kalacaktır.
Eğer gören göz gördüğüne değil de, yüreğinden geçene inanmışsa;
turuncu rengin anlamı yoktur senin yanında.
Toparlanmak yeniden başlamaksa, eskileri rafa kaldırıp hatta
boşaltmaksa dolapları, yerlerine gülümseten anıları bırakmazsa;
sonbaharın mutludur senin için.
Doğanın kahveye boyanmasını görmeden önce, turuncu ve sarı
yaprakları görebilmekse;
Yağmurun sesini dinlemek, mis gibi gelen toprak kokusunu içine
çekebilmekse;
Soğuk havayı özlemek, kahveni yudumlarken balkonda şalını omzuna
atabilmekse;
Senin sonbaharın sevinçlidir işte o zaman.
Kimine göre ise bir son…
Ölümleri ve gidenleri hatırlatıyorsa eylül; acı verir insana.
Yitirilenler eylülde gitmişse hele birde; sonbaharın keyfi nerede?
Güneşin yakıcı sıcağı gitmişse, serin hava üşütmüşse seni; sevmezsin
tabi eylülü.
Ağaçların dalları bile ölüm hazırlığına başlarken nasıl seversin ki
sonbaharı.
Göç
eden kuşlar tependen geçerken senide alıp götürürse; nasıl bakarsın
sevinçle eylüle.
Garip…
Kimine göre hüzünlü bir akşamı hatırlatan eylül, kimine göre ise
mevsimlerin en güzeli.
……
Ben
mi?
Bana göre de hüzünlüdür sonbahar. Benden alıp götürdüklerini hiç
geri getirmedi belki o yüzden.
Yeni bir başlangıç değil benim için. Hüznümün tavan yaptığı,
özlemimin tarifi olmadığı aydır.
Sevmem ben zaten hiç kışı. Sonbaharda kışın habercisi anlaşamayız o
yüzden.
Bir
tanıdığım eylül ayı yıkım ayı derdi.
Benimde yitim ayım eylül…
Dedim ya garip…’
19.09.2007
…………………………
Dönüp eski yazılara bakarım zaman zaman; bu sitede 2007 yılında
yazmışım bu yazıyı…
Eski eskide kalmamış; sonbahar aynı sonbahar; hissettirdikleri aynı
hisler….
Toparlanması güç…
Tebessümü az…
Yorgunluğu çok…
Heyecanı az…
Hasreti ve özlemi çok…
Acısı tarifsiz…
Sızısı derin…
Bilenler bilir…
Senem Aslan
11.09.2009

|