Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

AVM çocukları

 

Alışveriş merkezleri olmasaydı ne yapardık bilmiyorum!!!

Hepimiz, bizde dahil kış mevsimi yaklaştıkça alışveriş merkezlerine mahkum olan insanlarız. Sizlere de olur mu bilmem ama; biz gittiğimiz bu merkezlerden yorgun argın eve geliyoruz. Biyolojik ritmimizi bozan bu alışveriş merkezleri bizi bizden, çocuklarımızı çocukluklarından alıp götürüyor. Oralarda harcadığımız zaman ve para ile yapılabilecek bir sürü etkinlik ve gezi planları varken; neden hepimizi oralara tıkılıp kalıyoruz? İnanın bende bu grubun içinde olmama rağmen, zaman zaman kendimi ve sizi hayretle izliyorum.

Bayramın son gününde eşim ve oğlum bir alışveriş merkezinde sinema keyfi yaparlarken bende kahvemi yudumlayıp kitap okumaya karar verdim. Oturduğum cafede kitabıma dalıp gitmişken yan masadan gelen sesler nedeniyle bütün dikkatim dağıldı. Daha sonrasında da elimde fincanım insanları izlemeye başladım. Ve çok enteresandır ki  yaş ortalaması 14-15 yaşlarında olan gençler bu alışveriş merkezlerine girdiklerinde ilk olarak bu meşhur cafeye gelip ellerine birer kahve alıp; başlıyorlar gezmeye. Hepsi şu son moda deyim ile; tiki. Kızların hepsinin elindeki çantalar şu kol dirseklerine takılanlardan. Saçları genelde boyalı, röfleli ve fönlü. Ayaklarında ince topuklu ayakkabılar. Erkeklerin saçları jöleli, ayaklarında belleri düşük pantolonlar. Hepsi sanki aynı makineden, aynı elden çıkmış gibiler…

Küçük çocukların hepsi anne ve babalarına bir şey anlatma derdindeler. Jeton alınması için yalvaran diller, oyuncak için para biriktirip gelen minikler. Yada  sağlık açısından son derece zararlı olan haşlanmış mısır alınan çocuklar. Ve alışveriş merkezlerinin tam orta yerinde satış yapan şekerlemeciler. Renk renk, çeşit çeşit balonlar.

Fast food yemek tüketimi…

Atladığım bir şey kaldı mı???!!!

……….

Demem o ki; Büyükşehirlerde sayısı hızla çoğalan bu kültür yüzünden, içinde bulunduğumuz yerin tarihi ve kültürel güzelliklerini görmeden yetişen ve yetiştiren bir nesil oluyoruz. Umarım hepimiz üzerimize düşeni yapıp, daha az yozlaşabiliriz.

 

Senem Aslan

25.09.2009